Numân b. Beşîr (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Ramazan ve Kurban bayramlarıyla Cuma’da A’la sûresi ile Gaşiye sûresini okurdu. Bazen Cuma ile Bayram günleri aynı güne tesadüf ederdi de yine aynı sûreleri okurdu.” (Nesâî, Iydeyn: 12) Bu konuda Ebû Vakîd el Leysî, Semure b. Cündüp ve İbn Abbâs’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Numân b. Beşîr hadisi hasen sahihtir. es Sevrî ve Misâr, İbrahim b. Muhammed b. el Münteşir’den bu şekilde, Ebû Avâne’nin rivâyeti gibi rivâyet ettiler. b. Uyeyne rivâyeti ihtilaflıdır. Bir rivâyet şekli şöyledir; İbrahim b. Muhammed b. el Münteşir babasından, Habib b. Sâlim ve babasından ve Numân b. Beşîr’den gelmiştir. Halbuki Habib b. Sâlim’in babasından rivâyeti bilinmiyor. Habîb b. Salim, Numân b. Beşîr azâdlı kölesidir. b. Beşîr’den bir çok hadis rivâyet etmiştir. İbn Uyeyne yoluyla İbrahim b. Muhammed b. el Münteşir’den onların rivâyetine benzer bir rivâyet edilmiştir ki şöyledir: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Ramazan ve Kurban bayramlarında Kaf sûresi ve Kamer sûresini okurdu. Şâfii de aynı görüştedir
Tirmizi
·İki Bayram (Iydayn)
·Hadis 533
· · ·
Bazıları ise aynı hadisi Abdullah b. İdris’ten, Ubeydullah’tan, Nafi’den ve İbn Ömer’den rivâyet ederek: “Ebû Bekir’de değnekledi ve sürgün etti. Ömer’de yine değnekledi ve sürgün etti” demişlerdir. Aynı şekilde Ebû Said el Eşec’te bu hadisi rivâyet etmiştir. Abdullah b. İdris’te bize aktarmıştır. Bu hadis benzeri şekilde değişik bir rivâyetle İbn İdris’ten, Ubeydullah b. Ömer’den de rivâyet edilmiştir. Aynı şekilde Muhammed b. İshak’ta, Nafi’den, İbn Ömer’den rivâyet ederek: “Ebû Bekir’de değnekledi ve sürgün etti. Ömer’de yine değnekledi ve sürgün etti” demişler; Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’de değnekledi ve sürgün etti dememişlerdir. (sallallahü aleyhi ve sellem)’den sürgün ettiğine dair sahih haberler, Ebû Hüreyre, Zeyd b. Halid, Ubade b. Sabit ve başkalarından bize ulaşmıştır. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından ilim adamlarının uygulaması bu hadise göre olup, Ebû Bekir, Ömer, Ali, Übey b. Ka’b, Abdullah b. Mes’ud, Ebû Zer ve başkaları bunlardandır. Pek çok tabiin dönemi fıkıhçılarından da böylece rivâyet edilmiştir. es Sevri, Mâlik b. Enes, Abdullah b. Mübarek, Şafii, Ahmed ve İshak’ta bu görüşü benimseyenler arasındadır
Tirmizi
·Had Cezaları (Hudud)
·Hadis 1438
· · ·
Hemmâm b. Harîs (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Âişe (radıyallahü anha)’ya bir misafir gelmişti; uyuması için sarı renkli bir yorgan verilmişti. Yorganı örtünerek uyuyan misafir gece ihtilam oldu yorgan üzerinde ihtilam olduğunun izi olduğu halde bırakmaktan utandı ve su ile yıkayarak iade etti. Bunun üzerine Âişe (radıyallahü anha) şöyle dedi. “Yorganımızı yıkamak suretiyle neden bozdu? parmaklarıyla ovuşturması yeterli idi. Bu gibi durumlarda Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in elbisesini bazen ovuşturduğum olmuştur.” (Nesâî, Tahara: 188; İbn Mâce, Tahara: 82) Bu hadis hasen sahihtir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından, tabiinden ve sonraki gelen alimlerden pek çoğunun görüşü: “Ovuşturmak yeterlidir, yıkanması gerekmez” şeklindedir. es Sevrî, Şâfii, Ahmed, İshâk bunlardandır. Mansur, İbrahim, Hemmâm b. el Hâris’den, Âişe’nin bu hadisi A’meşin rivâyeti gibi rivâyet edilmiştir. Ma’şer bu hadisi İbrahim’den, el Esved’den ve Âişe’den rivâyet etmektedir ki A’meş’in rivâyeti daha sahihtir
Tirmizi
·Taharet (Temizlik)
·Hadis 116
· · ·
Ümeyme binti Rukayka (radıyallahü anh)’ın kızından rivâyete göre, şöyle diyor: Bir kısım kadınlarla birlikte Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e biat ettim, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize gücünüz yettiği ve becerebildiğiniz şekilde biatınızı kabul ettim buyurdu. Ben de; Allah ve Rasûlü bize bizden daha merhametlidir dedim. Sonra bizim bu biatımızı kabul et dedim. Sûfyân: Bizimle tek tek Mûsâfaha et demek istiyor dedi. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), şöyle buyurdu. “Benim yüz kadına birlikte konuşmam tek bir kadına konuşmam gibidir.” (Müslim, Imara: 21; Nesâî, Biat: 18) Yezîd bu konuda Âişe, Abdullah b. Ömer ve Esma binti Yezîd’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir. Bu hadisi sadece Muhammed b. Münkedir’in rivâyetiyle bilmekteyiz. es Sevrî, Mâlik b. Enes ve pek çok kimse bu hadisi Muhammed b. Münkedir’den benzeri şekilde rivâyet etmişlerdir. Muhammed’e bu hadis hakkında sordum şöyle dedi: Ümeyme binti Rukayka’yı bu hadisin dışında tanımıyorum Ümeyme isimli başka bir kadın râvî daha vardır ki Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den bazı hadisler rivâyet etmiştir
Tirmizi
·Seferler (Siyer)
·Hadis 1597
· · ·
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Cuma’dan sonra namaz kılmak isteyen dört rek’at kılsın.” (Ebû Dâvûd, Salat: 236; Nesâî, Cuma: 44) Bu hadis hasen sahihtir. b. Ali, Ali b. el Medinî ve Sûfyân b. Uyeyne’den naklederek şöyle demişlerdir: Süheyl b. ebî Salih’i hadis konusunda sabit ve sağlam bir kimse olarak kabul ederdik. Bazı ilim adamları da bu hadisle amel etmişlerdir. b. Mes’ûd (radıyallahü anh)’den, Cuma’dan önce dört, Cuma’dan sonra dört rek’at kıldığı rivâyet edilmiştir. b. ebî Tâlib’in Cuma’dan sonra iki rek’at ve dört rek’at kılınmasını emrettiği de rivâyet edilmiştir. es Sevrî ve İbn’ül Mübarek, İbn Mes’ûd’un görüşündedirler. Cuma’dan önce dört rek’at sonra dört rek’at sünnet kılarlar. diyor ki: Bir kimse Cuma’dan sonraki sünneti evinde kılarsa iki, mescidde kılarsa dört kılmalıdır, demekte ve bunu şu iki hadise dayandırmaktadır; “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Cuma’dan sonra evinde iki rek’at sünnet kılardı.” “Kim Cuma’dan sonra namaz kılacaksa dört rek’at kılsın.”
Tirmizi
·Cuma
·Hadis 523
· · ·
Ebû’d Derdâ (radıyallahü anh)’den rivâyet edildiğine göre: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kustu, orucunu bozdu ve abdest aldı.” Râvî diyor ki: “Şam mescidinde Sevbân ile karşılaştım ve o’na bu hadisi anlattım.” Dedi ki: “Doğrudur ben de abdest suyunu dökmüştüm.” (Dârimî, Savm: 24; Ebû Dâvûd, Sıyam: 32) İshâk b. Mansur: Ma’dan b. Talha diyor. Halbuki: “İbn ebî Talha” ismi daha doğrudur. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabı ve tabiinden pek çok kimselerin görüşü: “Kusma, balgam ve burun kanamasından dolayı abdest gerekir” demişlerdir. es Sevrî, İbn’ül Mübarek, Ahmed ve İshâk da bu görüştedirler. Bazı ilim adamları şöyle diyor: “Kusma, balgam ve burun kanamasından dolayı abdest gerekmez.” Mâlik ve Şâfii’nin görüşü de budur. Hüseyin el Muallim bu hadisin ceyyid olduğunu söylemiştir. Bu konuda Hüseyin’in hadisi en sahih olanıdır. bu hadisi Yahya b. Kesir’den rivâyet etmekte ve senedinde yanılarak şöyle demektedir: Yeîş b. Velid’den, Hâlid b. Ma’dan’dan ve Ebû’d Derdâ’dan bir yönden senedinde el Evzaî’yi söylemiyor diğer yönden de Hâlid b. Ma’dan demektedir. Halbuki bu “Ma’dan b. ebî Talha’dır.”
Tirmizi
·Taharet (Temizlik)
·Hadis 87