TR EN AR
← Tüm İsimler

Pontonoos

İlyada ve Odysseia'da kişiler — kg_varlik (run_id=6)

3 pasaj · insan
Bu isimler geçer

Ποντόνοος

Hediye ve dostluk, bu benim göklerdeki tanrılarımın beni mutlu edecek; evime döndüğümde, yaralı olmayan, yatakta bir yuva bulurum dostlarım ile birlikte. Siz de burada kalıp, kadınları, çocukları mutlu edersiniz. Tanrılar da her türden birer erdemle beni ödüllendirir, hiçbir kötülük, halk arasında kalmaz. Böyle dedi. Onlar da hepsi övdü ve göndermeleri için onu istediler, çünkü adaletli söz söylemişti. O zaman Alkinoos’un cesareti, kahramanı, sesini açtı: Ponton, krateriyle şarapı doldur, herkes için, büyük salonlara, ki tanrılar babaya dua ettiğimizde, misafiri, vatanına gönderebeyim. Böyle dedi. Ponton da tatlı zihnini olan şarabı döktü, ve herkes için birer kadeh doldurdu. Onlar da tanrılar için, mutlu olanlara, gökyüzü geniş olanlara, oturdukları yerden yaklaştılar. Oysa ışıklı Odysseus, elinde Arhete’ye birer kadeh doldurdu, onu çağırarak kanatlı sözlerle şöyle dedi: Seni selamlayayım, ey padişah, sonsuz, ki yaşlılık ve ölüm gelene kadar, insanlar üzerindeki her şeyi taşıyan.

Odysseia ·Kitap 13 ·41-60 ·makine çevirisi (qwen3-32b-sre)

· · ·

İçelim, çünkü onunla birlikte dua ve dua etkinliği yapmış oluruz. Böyle dedi, Pontonos ise balzeme zerafetli şarabı döktü, Sonra da herkes için yeterli miktarda yemek dağıttı. Ardından, içip yiyip doyumlar olunca, Alkinoos ayağa kalktı ve şöyle dedi: Dinleyin, Faiyeklerin efendileri, yaşlılar ve gençler, Çünkü kalbimdeki düşünceleri size anlatmak istiyorum. Şimdi, yemek bitince eve dönüp dinlenin, Ama daha sonra yaşlıları gemilere çağıracağız, Misafirimizi evlerimizde ağırlayacağız, tanrılar için Güzel kurbanlar sunacağız. Sonra da onun için Gönderme töreni düzenleyeceğiz, ki o, Zorluk ve yorgunluk olmadan, Bizim göndermemizle memnun bir şekilde, Eğer çok uzaktan gelmişse bile, Yorulmadan, herhangi bir kötülük ya da bela yaşamadan, Onun hangi toprağa varacağını görene kadar, O toprakta, annesi tarafından doğurulduğundan beri Ona ağır aylarla örülmüş kaderin onu neye yönlendirdiğini görene kadar. Eğer bir tanrıysa, gökyüzünden inmişse, O zaman da tanrılar onunla ilgilenir.

Odysseia ·Kitap 7 ·181-200 ·makine çevirisi (qwen3-32b-sre)

· · ·

Onları da etraflarına toplayıp, güzel bir yemek hazırladılar. Yakınlarından biri, bir eriheron çalgısı getiren bir sesçi geldi. Bu çalgıcıyı övdü, iyi ve kötü hikâyeler anlattı; Gözlerini açtı, hoş bir şiir okudu. Pontonos’un ona gümüş halka bir kürsü koydu, Yemek yapanların ortasına, uzun bir sütuna dayayarak; Çalgıcı, bir ağaçtan yapılmış, ince bir lira asmıştı Başının üstüne, elleriyle tutabilmek için. Sesçi, yanında güzel bir çan ve masaya konmuş Şarap şişesini de getirmişti, içmek isteyen herkese. Onlar da, ellerini yemeklerin üzerine uzatıp, Yemek yiyip içmeye başladılar. Yemek bitince, yemek yapanlar masadan kalktılar, Sesçi, övünmek için bir şiir söylemeye başladı, Kahramanların öykülerini anlatarak. O zamanlardan korkunç bir gürültü gökyüzüne ulaştı, Odysseus ile Peleides Akhilleus’un anlaşmazlığı, Yemeklerinde, Tanrılarla birlikte, Korkunç sözlerle, Agamemnon, Akhai kahramanlarının lideri, mutluluk duyardı. Çünkü ona, Pütheia'da, Föbos Apollon, Bir zamanlar, bir kutsal otların ötesine geçtiğinde, Anlatmıştı.

Odysseia ·Kitap 8 ·61-80 ·makine çevirisi (qwen3-32b-sre)