Bir kimsenin çok acı çektiğini, çok şeyi denediğini duymuşsunundur.
Sana bunu anlatayım, ya sen anlatırsın ya da karşılık verirsin.
Suriye diyarında bir ada var, eğer duymuşsan,
Ortygia'nın ötesinde, güneşin döndüğü yerde;
Orası öylesine dar değil, ama öylesine güzel,
Verimli topraklı, meyveli, şaraplı, ateşli.
Orada halk açlık bilmez, orada başka bir
Çaresiz hastalık, korkunç bir şey, cesur olmayanlar için yaklaşmaz;
Ama zamanla, bir kentte insanlar yaşlandıkça,
Gümüş oklu Apollon, Artemis'in yanına gelir,
Onunla birlikte, korkunç oklarıyla, halkı öldürüp gider.
Orada iki kent var, her şey onlar arasında bölünmüş;
İkisine de babam Ktēsios Ormenides,
Ölümsüzler kadar adil bir hükümdar oldu.
Oraya Fenike adamları, gemilerle geldiler,
Çok sayıda, kara gemilerle yüklü.
Babamın evinde bir Fenike kadını yaşıyordu,
Güzeli, büyükleri, parlak işler yapan;
Onu da Fenike adamları, çok çığlık çatarken öldürdüler.
Birisi önce, gemiye yakın bir kuyuya girmiş.
Odysseia
·Kitap 15
·401-420
·makine çevirisi (qwen3-32b-sre)
Hiçbir zaman bir toplulukta, öylesine övünür gibi değilim,
öylesine övünür gibi değilim, ki erkeklerin övünç verici sözlerini anlatayım.
Bunun için beni, bu hikâyeleri öğrenmeye,
öykülerin anlatıcısı ve işlerin bilgini olarak tuttular.
Ne de sevdiğim dost oğlunu bırakmak isterdim,
ne de bir tanrı, yaşımı silip, genç ve güzelliği dolu biri gibi
beni bırakırsa, onu.
Gibi o zaman, ilk defa Heladası'ndan ayrıldım,
kızıl saçlılara sahip güzel kadınlar diyarından,
babam Ormenides'in oğlu Amynntor'un
kızımın, güzelliği dolu olan,
onu sevdiğini, onu onur vermeden,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona ait olmayan biri gibi,
onu, annemi, ona a
İlyada
·Kitap 9
·441-464
·makine çevirisi (qwen3-32b-sre)