TR EN AR

Risale'de Tarih

Osmanlı, İslam Tarihi ve Bediüzzaman'ın Çağı

Osmanlı Devleti - Düşüş ve Mana 28 pasaj

Bu bölümde şu isimlerle geçer

Yavuz Sultan Selim · Sultan Selim

Harb-i Umumi - Savaş ve Esaret 19 pasaj

Bu bölümde şu isimlerle geçer

Mustafa Kemal · Namık Kemal

Abbasi, Endülüs ve İslam Medeniyetleri 10 pasaj

Yedinci Kısım Afyon hayatı Üstad Bediüzzaman Hazretleri Afyon Mahkeme koridorunda beklerken

Tarihçe-i Hayat ·Afyon Hayati 0.85

· · ·

Yedinci Kısım Afyon hayatı Üstad Bediüzzaman Hazretleri Afyon Mahkeme koridorunda beklerken

Tarihçe-i Hayat ·Afyon Hayati 0.85

· · ·

Yedinci Kısım Afyon hayatı Üstad Bediüzzaman Hazretleri Afyon Mahkeme koridorunda beklerken

Tarihçe-i Hayat ·Afyon Hayatı 0.85

· · ·

Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin Van’daki Horhor Medresesinin bahçesinden Van Kalesi ve mağaralarının görünüşü

Tarihçe-i Hayat ·Ilk Hayati 0.84

· · ·

Kalben rahatsızlığım dolayısıyla, Kurban Bayramına kadar Süleyman Efendi, Şamlı Hafız Tevfik, Abdullah Çavuş ve Mustafa Çavuş’tan başka kimseyi kabul etmiyorum. Affedersiniz, gücenmeyiniz. Said Nursî • • •

Barla Lâhikası ·Mektup 279 0.84

· · ·

Kalben rahatsızlığım dolayısıyla, Kurban Bayramına kadar Süleyman Efendi, Şamlı Hafız Tevfik, Abdullah Çavuş ve Mustafa Çavuş’tan başka kimseyi kabul etmiyorum. Affedersiniz, gücenmeyiniz. Said Nursî • • •

Barla Lâhikası ·( 279 ) 0.84

· · ·

لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْمُحْيِى الْعَلِيمُ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْمُغْنِى الْكَرِيمُ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْمُدَبِّرُ الْحَكِيمُ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْمُرَبِّى الرَّحِيمُ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْعَلِىُّ الْقَوِىُّ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْوَلِىُّ الْغَنِىُّ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الشَّهِيدُ الرَّقِيبُ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْقَرِيبُ الْمُجِيبُ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الفَتاحُ العلِيمُ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْخَلاَّقُ الْحَكيمُ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ AÇIKLAMA Allah’tan başka ilâh yok; Odur cansız varlıklara can veren, ölüleri dirilten ve bütün canlılara doğrudan doğruya kudretiyle hayat veren Muhyî ve gizli açık, küçük büyük herşeyi hakkıyla bilen ve ilmi, ezelden ebede herşeyi kuşatan Alîm. Allah’tan başka ilâh yok; Odur varlıkların ihtiyaçları ve her varlığın zenginliği Kendisinin tükenmez hazinesinden çıkan ve sayısız rahmet meyvelerini ve nimetlerini bütün canlıların önlerine seren ve iyiliği bol olan Muğnî-yi Kerîm. Allah’tan başka ilâh yok; Odur bütün varlıkları gayet intizam ve nizam içinde idare eden ve hayatlarını devam ettirebilmeleri için her varlığın her türlü tedbirini alan ve herşeyi hikmetle yaratan, nizam ve intizamla donatan ve faydalı hedeflere yönelten Müdebbir-i Hakîm. Allah’tan başka ilâh yok; Odur varlıkları yaratılış gayelerine ulaşıncaya kadar her ihtiyacını karşılayan ve her bir varlığa hususî ihsan ve şefkatte bulunan Mürebbî-yi Rahîm. Allah’tan başka ilâh yok; Odur kudreti herşeye galip olan Aziz ve herşeyi hikmetle yaratan, nizam ve intizamla donatan ve faydalı hedeflere yönelten Hakîm. Allah’tan başka ilâh yok; Odur herşeyden ve insanın düşünebildiği bütün mertebelerden daha yüce olan Alî ve kuvveti bütün kâinatı kaplamış ve bütün varlıkları zaptederek hükmü altına almış olan Kavî. Allah’tan başka ilâh yok; Odur bütün varlıkların ihtiyaçlarını karşılayan ve Kendisine imanla bağlananların yegâne dostu ve koruyucusu olan Velî ve hiçbir varlığa ve hiç birşeye muhtaç olmayan ve servet ve zenginliğinin sınırı bulunmayan Ganî. Allah’tan başka ilâh yok; Odur ezelden ebede kadar bütün varlıkların tamamını birden görüp gözeten; varlığına, birliğine, elçilerinin ve kitaplarının doğruluğuna bizzat şehadet eden Şehîd ve herşeyi, her an, her hâliyle gözetim altında bulunduran ve Kendisine hiçbir gaflet ve uyuklama hâli gelmeyen Rakîb. Allah’tan başka ilâh yok; Odur sonsuz yüceliğiyle beraber herşeye herşeyden daha yakın olan Karîb ve bütün dua ve isteklere cevap veren Mücîb. Allah’tan başka ilâh yok; Odur herşeyi lâyık olduğu şekil ve suretlerde açan, fetihler ve açılımlar müyesser eden, rahmet ve rızık kapılarını açan ve gizli açık, küçük büyük herşeyi hakkıyla bilen ve ilmi, ezelden ebede herşeyi kuşatan Fettâh-ı Alîm. Allah’tan başka ilâh yok; Odur herşeyi hikmetle yaratan, nizam ve intizamla donatan ve faydalı hedeflere yönelten Hallâk-ı Hakîm. Allah’tan başka ilâh yok; Odur kuvvetine hiçbir engel bulunmayan ve bütün varlıkları emrine tam bir itaatle boyun eğdiren Metîn ve bütün varlıkların her türlü rızkını veren mutlak kuvvet sahibi Rezzâk.

Lem'alar ·Yirmi Dokuzuncu Lema 0.84

· · ·

لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْمَوْجُودُ لِكُلِّ الطَّالِبِينَ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْمَوْصُوفُ لِكُلِّ الْمُوَحِّدِينَ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُُ هُوَ الْمَحْبُوبُ الْحَقُّ لِكُلِّ الْمُحِبِّينَ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْمَرْغُوبُ لِكُلِّ الْمُرِيدِينَ HAŞİYE لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُُ هُوَ الْمَقْصُودُ لِكُلِّ الْمُنِيبِينَ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْمَقصُودُ لِكُلِّ الْجِنَانِ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْمُوجِدُ لِكُلِّ اْلأَنَامِ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْمَوْجُودُ فِى كُلِّ زَمَانٍ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُُ هُوَ الْمَعْبُودُ فِى كُلِّ مَكَانٍ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْمَذْكُورُ بِكُلِّ لِسَانٍ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْمَشْكُورُ بِكُلِّ إِحْسَانٍ لآ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ هُوَ الْمُنْعِمُ بِلاَ إِمْتِنَانٍ AÇIKLAMA Allah’tan başka ilâh yok; Odur her tâlibin Kendisini istediği her anda yanında hazır olan Mevcud. Allah’tan başka ilâh yok; Odur her muvahhidin sözleri Kendisinin kudsî varlığını ve sıfatlarını tarif eden Mevsuf. Allah’tan başka ilâh yok; Odur her muhibbin sevgilisi olan Mahbûb. Allah’tan başka ilâh yok; Odur her mürîdin, rızasına kavuşup Kendisini görme iştiyakı, dünya ve ahirette rağbet edilen bütün iştiyaklardan daha hayırlı olan Merğub. Allah’tan başka ilâh yok; Odur her münîbin, HAŞİYE rızasına kavuşup Kendisini görmekten başka daha hayırlı bir gaye bulunmayan Maksudu. Allah’tan başka ilâh yok; Odur her kalbin, rızasına kavuşup Kendisini görmekten başka daha hayırlı bir gayesi bulunmayan Maksudu. Allah’tan başka ilâh yok; Odur her mahlûkun icad eden Mûcidi. Allah’tan başka ilâh yok; Odur her zamanda, Kendisini isteyenlerin yanında her an hazır olan Mevcud. Allah’tan başka ilâh yok; Odur her mekânda, bütün varlıkların Kendisine itaat ve ibadet ettiği Mâbud. Allah’tan başka ilâh yok; Odur her lisanda zikredenlerin bütün zikirleri yalnız Kendisine ait olan ve varlıklardan yükselen sayısız zikirler Kendisinin yüce varlığına şehadet eden Mezkûr. Allah’tan başka ilâh yok; Odur her ihsan için sayısız nimetlere karşı bütün varlıklar tarafından Kendisine şükredilen, her şükredildiğinde nimetleri arttıran Meşkûr. Allah’tan başka ilâh yok; Odur minnetsiz nimet veren.

Lem'alar ·Yirmi Dokuzuncu Lema 0.84

· · ·

Ahmed Galib’in Sözler hakkındaki Arabî fıkrasıdır. مُقِيمُ السُّنَّةِ بِاْلاِجْتِهَادِ - قِوَامُ الدِّينِ فِى يَوْمِ الْفَسَادِ سَلَلْتَ السَّيْفَ عَلَى الَّذِينَ ضَلُّوا - عَنِ الْحَقِّ وَهُمْ اَهْلُ الْعِنَادِ بَيَانُكَ كَانَ صَمْصَامًا شَدِيدًا - عَلٰى اَهْلِ الضَّلاَلةِ وَ اْلاِرْتِدَادِ وَنَادَيْتَ اْلجَوَانِبَ هَلْ اَجَابُوا - اِلٰى نَهْجِ الْحَقِيقَةِ وَالسَّدَادِ اَجَابَ اَهْلُ قَلْبٍ طَاۤئِعِينَ - وَتَهْتَزُّ الْقُلُوبُ بِالْوَدَادِ َلاَنْتَ دَعَوْتُهُمْ سِرّاً وَجَهْراً - لَقَدْ جَاؤُوكَ مِنْ اَقْصَى الْبِلاَدِ فَمَا اسْتَغْنَوْا عَنِ اْلاٰياَتِ طُرّاً - ِلاَنَّهُمْ اَتَوْكَ بِاِعْتِمَادِ رَأَوْا فِى نُطْقِكُمْ نُورًا جَلِيًّا - فَيَوْمًا بَعْدَ يَوْمٍ مُسْتَزَادٌ فَتَحْتَ عَلَيْهِمْ اَبوَابًا كَثِيرًا - مِنْ اَقْسَامِ الْعُلُومِ بِالرَّشَادِ جَزَاكَ اللّٰهُ مِنْ خَيْرٍ كَثِيرٍ - وَاَعْطَاكَ الصَّفَا فِى كُلِّ وَادٍ وَيَحْفَظُ قَلْبَكُمْ مِنْ كُلِّ هَمٍّ - وَاٰثَارَكَ مِنْ طَوْرِ الْكَسَادِ يُرَوِّجُ نُطْقَكُمْ فِى سُوقِ حِكْمَةٍ - بِاَنْوَارِ اِلٰى يَوْمِ التَّنَادِ اَلاَ لاَتَرْتَعِبْ عَنْ دَعْوَةِ النَّاسِ - فَبَشِّرْ قَلْبَهُمْ وَاللّٰهُ هَادِى AÇIKLAMA Sen ki içtihad ve mücahedeyle, sünneti ihya edip, ikame ettin, Şu asrın fesad gününde dini kuvvetlendirip, yücelttin. Mânevî kılıç çektin hak yoldan sapanlara, Ehl-i inad olup sapıtanlara Dalâlet ehline karşı sözlerin sanki şimşekten bir kılıçtı, Dinden dönenlerin önüne hem de ek şedîd çıktı. Her tarafa nida ettin, Hakka gelin! Cevap verin! Nura gelin! Hakikat yoluna girip, sıdk ve ihlâs ile her an sağlam durun! Hakta nurla giden ehl-i kalb, sana itaatle cevap verdiler, Muhabbetle dolan kalbler, aşk ve heyecanla coşup titrediler. Evet sen onları gerek gizli, gerek açık Hakka davet ettin, En uzak beldelerden sana şevkle gelenleri nurlara bend ettin. Hak yolunda gördüler seni, istemediler delillerle isbat, Çünkü inanmışlar doğruluğuna, sana etmişlerdi itimad. Sözlerinizde gördüler, kalbler aydınlatan zahir parlak bir nur, Gün be-gün artıyordu, kalblerde nur, yüzlere aksetmişti sürür. Açmıştın Hakka giden çok kapıları, avamdan havassa kadar, Esma ve sıfattan akseden, muhtelif ilimler tâ arşa kadar. Mücahedenize mükâfaten, Allah size versin hayr-ı kesir, Ağlayan gönlünüze, her yerde insin sürür ve safa-yı kebir. Korusun kalbinizi Allah, her türlü sıkıntı gam ve kederden, Korusun Mevlâ eserlerinizi, her türlü zıya’ ve hederden. Hakîm ismine mazhar Sözler, bulsun hikmet çarşısında itibar, Asrın karanlığını tard ile, nurlandırsın kıyamete kadar. Ey Üstad çekinme, Kur’ân’a çağır, insanları Hakka et davet, Mükâfatı müjdele, kalbleri sevindir, Allah’tandır hidayet. Ahmed Galib • • •

Barla Lâhikası ·Mektup 102 0.84

· · ·

Aziz kardeşim; Beni merak etme. Cenâb-ı Hak kın inayet i devam ediyor. Hem de dünya madem geçer, meraka değmiyor. Sen her günde belki yirmi defa duada tahattur edilirsin. S.A. • • •

Barla Lâhikası ·( 292 ) 0.84

Asr-ı Saadet - Sahabenin Çağı 25 pasaj

Bu bölümde şu isimlerle geçer

Hz. Ebu Bekir · Ebu Bekir · Hz. Sıddık · Sıddık

İstibdat, Meşrutiyet, Cumhuriyet - Said Nursî'nin Çağı 22 pasaj

Bu bölümde şu isimlerle geçer

Bediüzzaman Said Nursî · Said Nursî · Üstad · Bediüzzaman · Bediuzzaman Said Nursi · Hazret-i Üstad · üstad · Hz. Üstad · Hazret-i Said Nursî