TR EN AR
← Tüm İsimler

Abdullah b. Dinar

Tabiîn Nesli — kg_varlik (run_id=3)

77 pasaj · tabiin
Bu isimler geçer

Abdullah b. Dinar · Abdullah b. Dînâr · Abdullah b. Dînar · Abdûllah b. Dînâr

Bize Ebû Zür'a Ubeydullah b. Abdi'l-Kerim rivayet etti. (Dedikî): Bize İbni Bükeyr rivayet etti. (Dedikî): Bana Ya'kub b. Abdirrahman Musa b. Ukbe'den, o da Abdullah b. Dinar'dan, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayet etti. (Demişki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bir duası da şuydu : «Allahım! Ben nimetinin zevalinden, afiyetinin değişmesinden intikamınla bütün hısımının anîden gelmesinden sana sığınırım.»

Sahih Müslim ·Kalp Yumuşatıcı Hadisler (Rikak) ·Hadis 6944

· · ·

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e Nâfi' ile Abdullah b. Dinar ve Zeyd b. Eslem'den dinlediğim, onların da her birinin İbni Ömer'den naklen haber verdiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Elbisesini büyüklenerek sürüyen kimseye Aliah bakmaz.» buyurmuşlar

Sahih Müslim ·Libas ve Süslenme ·Hadis 5453

· · ·

Bana îsâ b. Hammâd El-Mısrî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Leys haber verdi. (Dediki): Bana İbnü'I-Hâd, Abdullah b. Dinar'dan, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayet ettiki, İbni Ömer: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vitir namazını hayvanının üzerinde kılardı.» demiş

Sahih Müslim ·Sefer Namazı ·Hadis 1617

· · ·

İbn Ömer (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v.), bir askerî kuvvet gönderdi ve bunların başına Usâme b. Zeyd’i komutan tayin etti. Müslümanlar onun komutanlığından pek hoşlanmadılar. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Siz onun komutanlığından hoşlanmıyorsunuz daha önce babasının komutanlığına da dil uzatmıştınız. Allah’a yemin olsun ki komutanlığa gerçekten layık idi ve bana insanların en sevimlilerindendi. Kendisinden sonra bu oğlu da bana insanların en sevimlilerindendir.” Diğer tahric: Buhârî, Menakib; Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Ali b. Hucr, İsmail b. Cafer vasıtasıyla Abdullah b. Dinar’dan ve İbn Ömer’den, Enes’in hadisinin bir benzerini bize aktarmıştır

Tirmizi ·Faziletler ·Hadis 3816

· · ·

Bana Züheyr b. Harb rivâyet etti. (dediki); Bize Süfyân bin Uyeyne, Abdullah b. Dinar'dan naklen rivayet ettiki, İbni Ömer her Cumartesi Kuba'ya geîir ve: «Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i her Cumartesi buraya gelirken gördüm» dermiş

Sahih Müslim ·Hac ·Hadis 3395

· · ·

Abdullah b. Dinar şöyle rivayet eder: Abdullah b. Ömer (r.a.) Abdülmelik b. Mervan'a bey'at ettiğini bildiren mektubunda şöyle yazdı: « Rahman ve rallim olan Allah'ın adıyla! İmdi, Allah'ın kulu, mu'minlerin emin Abdülmelik'e: Sana selam olsun. Ben senin için kendisinden başka ilah olmayan Allah'a hamd ederim. Allah ve Resulünün emirleri üzerine gücüm yettiği kadar seni dinleyip itaat edeceğime söz veriyorum.»

Muvatta-i Malik ·Biat ·Hadis 1810

· · ·

Bize Yahya b. Yahya ile Yahya b. Eyyûb, Kuteybe ve İbni Hucr rivayet ettiler. Yahya (Bize haber verdi), diğerleri (Bize rivayet etti) tabirlerini kullandılar. (Dediler ki) : Bize İsmail b. Ca'fer, Abdullah b. Dinar'dan naklen rivayet etti. O da Abdullah b. Ömer (Radiyallahû anhüma)'yı şöyle derken işitmiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Beş nevi hayvan vardır ki, bir kimse ihrâmlı olduğu halde bunları öldürürse kendisine onlardan dolayı hiç bir günah yoktur, (bu hayvanlar): akreb, fare, kuduz köpek, karga ve çaylacıktır.» buyurdular. Hadîsin lâfzı Yahya b. Yahya'ya âid'dir

Sahih Müslim ·Hac ·Hadis 2876

· · ·

İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: sallallahü aleyhi ve sellem), yolculuğunda biniti üzerinde -biniti ne tarafa dönerse dönsün- nafile namazlarını kılardı. Mâlik, Abdullah b. Dinar’dan naklederek şöyle der: İbn Ömer de aynı şekilde nafile namazları binit üzerinde kılardı.) (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 127; Buhârî, Vitr:)

Nesai ·The Book of Salah ·Hadis 492

· · ·

Bana Ebû't-Tahîr Ahmed b. Amr b. Şerh rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehh haber verdi. (Dediki): Bana Saîd b. Ebî Eyyûb, Velid b. Ebi'l-Velid'den, o da Abdullah b. Dinar'dan, o da Abdullah b. Ömer'den naklen haber verdikî, Bedevilerden bir adam, kendisine Mekke yolunda rastlamış. Abdullah ona selam vermiş ve kendisini binmekte olduğu bir eşeğe bindirmiş. Başında bulunan bir sarığı da ona vermiş, İbnü Dinar demiş ki: Biz kendisine : Allah hayrını versin! Bunlar bedevilerdir; bunlar aza da razı olurlar, dedik. Bunun üzerine Abdullah şunu söyledi: __ Bunun babası Ömer b. Hattab'ın dostu idi. Hakikaten ben Resûlullah (Sallalluhu Aleyhi ve Sellem)'i : «Şüphesiz ki, iyiliğin en iyisi, evlâdın baba dostlarını sılada bulunmasıdır.» buyururken işittim

Sahih Müslim ·Fazilет, İyilik ve Sıla-i Rahim ·Hadis 6513

· · ·

Abdullah b. Dinar'ın İbn Ömer r.a.'den nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Yahudiler herhangi birinize selam verdikleri zaman ancak 'sam aleyke' derler. Bunun üzerine siz de 'aleyke = (senin üzerine de)' deyiniz!" Fethu'l-Bari Açıklaması: "Bir zimmı veya bir başkası" yani muahid veya Müslüman görünen birisi, "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e üstü kapalı bir biçimde dil uzatırsa" yani onun derecesini eksiltmeye kalkışacak olursa, "c. r-!J= bunu açıkça söylemezse ... " Bu cümle tekid içindir. Zira üstü kapalı söylemek, açıkça söylemenin aksinedir. "es-Samu aleyke gibi. .. " İbnü'l-Münzir, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem' e açıkça dil uzatan kimsenin katledilmesinin vacip olduğu noktasında bilginlerin ittifakı olduğunu söylemiştir. Şafii imamlarından biri olan Ebu Bekir el-Farisı icma bölümünde Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem' e açıkça iftira sözcüklerinden biriyle dil uzatan bir kimsenin alimlerin ittifakı ile kafir olduğunu nakletmiştir. Böyle bir kimse tövbe etse bile katl cezası düşmez. Çünkü onun attığı iftiranın cezası öldürülmektir. İftiranın cezası tövbe etmekle düşmez. el-Kaffal ise Ebu Bekir el-Farisl'ye itiraz ederek şöyle demiştir: Bir kimse Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e dil uzatmakla kafir olur. Müslüman olmasıyla öldürülme cezası düşer. Saydalanı ise katl cezası ortadan kalkar ve iftira cezasını uygulamak gerekir demiştir. Ancak imam, bu görüşün zayıf olduğunu belirtmiştir. Hattabı "Üstü kapalı bir ifadeyle Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem' e dil uzatan kimsenin Müslüman olduğu takdirde öldürülmesinin vacip olduğu noktasında ihtilaf olduğunu ben bilmiyorum" demiştir. İbn Battal ise şu bilgiyi verir: Bilginler Nebi s.a.v.'e dil uzatan kimse hakkında ihtilaf etmişlerdir. "Muahid ve zimmlYahudi gibidir." İbnü'l-Kasım'ın nakline göre İmam Malik "Böyle bir kimse Müslüman olmadıkça katledilir. Müslümana gelince, o kendisine tövbe teklif edilmeksizin katledilir" demiştir. İbnü'l-Münzir, Leys, Şafii, Ahmed b. Hanbel ve İshak'ın gerek Yahudi, gerekse başkaları hakkında bu hükmü verdiklerini nakletmiştir. el-Velid b. Müslim'in nakline göre Evzaı ve İmam Malik Müslüman hakkında "Bu bir irtidaddır. Müslümana bundan dolayı tövbe teklif edilir" demişlerdir. KCıfe bilginlerinden nakledilen bir görüşe göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem' e dil uzatan kişi, zimmı ise ta'zir edilir, Müslüman ise bu dinden dönmektir. 5. YA RABBİ KAVMİMİ BAĞIŞLA (DİKKAT BU BAB BUHARİ DE YOK)

Sahih Buhari ·Mürtetlerin Hükmü ·Hadis 6928

· · ·

Bize bu hadîsi İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Abdullah b. Dinar'dan, o da Abdullah b. Ömer'den, naklen rivayet ettiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Kuba'ya gelirmiş. Yâni her Cumartesi kimi binek, kimi yaya olarak gelirmiş. İbni Dînâr: «Buru İbni Ömer de yapardı» demiş

Sahih Müslim ·Hac ·Hadis 3396

· · ·

Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve ibni Hucr da ismâîl b. Ca'fer'den, o da Abdullah b. Dinar'dan naklen rivayet ettiler ki, îbni Dinar, Abdullah b. Ömer'i şöyle derken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki vefasız için kıyamet gününde Allah bir sancak dikecek ve: Dikkati.. Bu fülânın vefasızlığıdır! denilecektir.» buyurdular

Sahih Müslim ·Cihad ve Seferler ·Hadis 4531

· · ·

Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe b. Saîd ve Alİ b. Hucr, toptan ismail'den rivayet ettiler. ibnİ Eyyub (Dediki): Bize ismail b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bana Abdullah b. Dinar haber verdi. Ki, Abdullah b. Ömer'i şöyle derken işitmiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hicr'liler hakkında ; «Şu azab gören kavmin üzerine girmeyin. Ancak ağlayarak girerseniz o başka! Eğer ağlar halde değilseniz, onların başına gelen sizin başınıza da gelmemesi için yanlarına girmeyin!» buyurdular

Sahih Müslim ·The Book of Zuhd and Softening of Hearts ·Hadis 7464

· · ·

Bize Şeybân b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülâziz b. Müslim rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Dinar, İbni Ömer'den rivayet etti. H. Bize Kuteybetü'bnü Saîd de rivayet etti. Lâfız onundur. Kuteybe, Mâlik b. Enes'den, o da Abdullah b. Dinar'dan, o da ibni Ömer'den naklen rivayet etti. ibni Ömer şöyle demiş: Cemâat Kuba'da sabah namazını kılarken anîden kendilerine biri gelerek: Gerçekden bu gece Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Kur'ân indirildi ve Kabe'ye doğru dönmesi emrolundu. Binâenaleyh siz de Ka'be'ye dönün! dedi. Kubalıların yüzleri Şam'a doğru bulunuyordu. Hemen Kabe'ye döndüler

Sahih Müslim ·Mescitler ve Namaz Yerleri ·Hadis 1178

· · ·

Abdullah b. Dinar der ki: Bir adam büyüğün emmesinin hükmünü sormak üzere Abdullah b. Ömer'e geldi. (Medine'deki) Dar'ul-Kaza'da ben de onun yanında idim. Abdullah soruyu dinleyince şu fetvayı nakletti: «Bir adam babam Ömer b. Hattab'a gelerek: Benim bir cariyem vardı. Onunla cima' da bulunuyordum. Karım (buna mani olmak için gitti), onu emzirdi. Daha sonra cariyenin yanına girmek istediğimde karım: Sakın ona yaklaşma, ben o cariyeyi emzirdim, dedi. (Şimdi benim ne yapmam gerekir?)» deyince Hz. Ömer: «Karını tedip et, cariyene de yaklaş. Çünkü nikahı haram kılan emme küçüğün emmesidir.» diye fetva verdi

Muvatta-i Malik ·Süt Emzirme (Rıda) ·Hadis 1285

· · ·

Abdullah b. Dinar'dan: Abdullah b. Ömer'i gördüm, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kabri başında durmuş ona salavat getiriyor, Ebu Bekir ve Ömer'e de dua ediyordu

Muvatta-i Malik ·Namazı Kısaltma (Kasr) ·Hadis 399

· · ·

Malik'in Abdullah b. Dinar'dan rivayetine göre, Abdullah b. Ömer şöyle demiştir: "Ömer b. Hattab'a çekirgenin yenip yenmeyeceği soruldu. O da şöyle cevap verdi: "Keşke ondan yanımda bir küfe dolusu olsa da yesem

Muvatta-i Malik ·Peygamberin Vasıfları ·Hadis 1701

· · ·

Abdullah b. Dinar şöyle anlatmıştır: İnsanlar Abdulmelik b. Mervan'a bey'at ettikleri zaman Abdullah b. Ömer de Allah'ın kulu, mu'minlerin emiri olan Abdulmelik'e bir mektup gönderip şöyle yazdı: "Allah'ın sünneti ve Resulünün sünneti üzere Allah'ın kulu, mu'minlerin emiri olan Abdulmelik b. Mervan'a emir ve yasaklarını dinleyip, itaat etmeyi ikrar edip söz veriyorum. Oğullarım da bunları ikrar edip söz vermişlerdir

Sahih Buhari ·Yargı Hükümleri (Ahkam) ·Hadis 7205

· · ·

İbnÖmer (r.a.)'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) cumadan sonra evinde iki rekat namaz kılardı. Ebû Davud dediki: Abdullah b. Dinar İbn Ömer'den aynen bu­nun gibi rivayet etti. Diğer tahric: Müslim, cuma; Tirmizî, cuma; Nesâî, cuma; İbn Mâce, ikâme

Ebu Davud ·Namaz (Salat) ·Hadis 1132

· · ·

Abdullah b. Dinar'dan: Ben dua ederken ellerimin parmaklarıyla da işaret ediyordum, Abdullah b. Ömer beni böyle görünce parmaklarımla işaret etmeme engel oldu. Ebu Hureyre'den merfu' olarak gelmiştir. (Tirmizî, Da'avat; Nesaî, Sehv)

Muvatta-i Malik ·Kur'an ·Hadis 506

· · ·

Abdullah b. Dinar'ın nakline göre Abdullah b. Ömer, Abdulmelik b. Mervan'a mektup yazarak bey'atta bulunmuş ve şöyle demiştir: "Gücümün yettiği kadar Allah'ın sünneti ve Resulünün sünneti üzere sana boyun eğip, itaat etmeye söz veriyorum." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Kitaba ve Sünnete Sarılma." Başlıkta yer alan "el-i'tisam", "el-ısme" kökünden türemiş iftial babından bir kelimedir. Bundan maksat Yüce Allah'ın "Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı yapışın" (AI-i İmran 103) emrine yapışma ve sarılma anlamındadır. Kirmanı şöyle demiştir: Bu başlık Yüce Allah'ın "Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı yapışzn"(AI-i İmran 103) ayet-i kerimesinden alınmıştır. Zira "el-habl" kelimesinden maksat, istiare yoluyla Kitap ve Sünnettir. Bunların ikisinin ortak noktası, hedefe ulaştıran araç olmalarıdır. Hedef sevap ve azaptan kurtuluştur. Ayrıca "elhabl=ip" sulama ve başka amaçları elde etmeye de sebeptir. "el-Kitab" kelimesinden maksat, okunarak ibadet edilen Kur'an'dır, "sünnet" kelimesi ile kastedilen ise Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sözleri, fiilleri, takriri ve yapmaya önem verdiği şeylerdir. "Sünnet" Arapçada "yol" anlamına gelir. UsOVmetodoloji bilginleri ile muhaddisierin teriminde ne anlama geldiği geçmişti. Bazı fıkıh bilginleri bunu müstehapla eş anla!TIlı olarak kullanmışlardır. İbn Battal şöyle demiştir: Allah'ın kitabı veya Nebiinin sünneti ya da bu iki kaynaktaki bir nitelik üzerine alimlerin icmaı olmaksızın hiç kimse için korunmuşluk yoktur. Bundan sonra İbn Battal Nebiden nakledilen (söz, fiil ve takrir) itibarıyla sünnetten söz etmiştir. Yüce Allah'ın "Bugün size dininizi ikmal ettim" ifadesinin zahiri, dinle ilgili şeylerin bu ayetle birlikte kemale erdiğini göstermektedir. Bu ayet Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in vefatından yaklaşık seksen gün önce inmişti. Buna göre bu ayetten sonra ahkamla ilgili olarak hiçbir şey inmemiştir. Ancak bu düşünce tartışılır. Bir grup bilgin ayette geçen "ikmal" kelimesinden maksadın hükümlerin dayanağı olan ana esaslarla ilgili olduğunu, yoksa bunlardan kaynaklanan detay (fürO) hükümler olmadığını söylemişlerdir. Buradan hareketle ayette kıyası inkar edenlere destek olacak herhangi bir durum yoktur. Onların delillerini birinci görüşü kabul ederek reddetmek de mümkündür. Şöyle ki olayların hükme bağlanmasında kullanılan kıyas, Allah'ın kitabından alınmıştır. Ortada hiçbir şey olmasa ve sadece "Nebi size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının"(Haşr 7) ayetinin genelliği olsa bu bile yeterdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kıyası emrettiği ve kabul ettiği haberlerde yer almaktadır. Dolayısıyla kıyas "ikmal" niteliğinin genelliği kapsamına girmiş olur. "Enes b. Malik Müslümanların Ebu Bekir' e bey'at1arının ertesi güne Ömer' in Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in minberine çıkarak şöyle dediğini işitti." Bunun açıklaması Ahkam Bölümünün sonlarında el-İstihlaf başlığı altında geçmişti. Haberin devamı orada daha mükemmel ve tamdır. İmam Buhari bu rivayette "Allah, Resulü için kendi katındaki sevap ve şerefi, sizin katınızdaki makam ve mansıblara tercih etmiştir" ifadesine yer vermiştir. Bu şu demektir: Allah, Resulü için kendi katındaki sevap ve onuru, sizin katınızdaki makamlara tercih etmiştir. Üçüncü hadis olan İbn Abbas hadisinin açıklaması İlim Bölümünde geçmişti

Sahih Buhari ·Kur'an ve Sünnete Sarılmak ·Hadis 7272

· · ·

Hz. Abdullah b. Ömer'den (rivayet edildiğine göre) Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Yahudilerden birisi, size selâm verdiği zaman sadece essâmu aleyküm (ölüm sizin üzerinize olsun) diyerek selâm verir. Siz de (onun bu sözde selamına karşılık olmak) üzere: ve aleyküm (sizin üzerinize de olsun) deyiniz." Ehu Davud dedi ki: Bu hadisi aynı şekilde Malik, Abdullah b. Di­nar'dan rivayet etti. Aynı şekilde Abdullah b. Dinar'dan Sevri de rivayet etti. Abdullah b. Dinar da bu hadisde (geçen: "ve aleyküm" kelimesini vavlı olarak) "ve aleyküm" diye rivayet etti

Ebu Davud ·Edep ve Ahlak ·Hadis 5206

· · ·

Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Vela hakkının satılması ve bağışlanması yasaktır.” (Müslim, Itk: 2; Nesâî, Kasame: 8) Bu hadis hasen sahihtir. Bu hadisi sadece Abdullah b. Dinar’ın, İbn Ömer’den rivâyetiyle bilmekteyiz bu rivâyette de Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) vela hakkını satma ve hibe etmeyi yasakladı. Sûfyân es Sevrî ve Mâlik b. Enes bu hadisi Abdullah b. Dinar’dan rivâyet etmişlerdir. Şu’be’den şöyle dediği rivâyet ediliyor: “Abdullah b. Dinar bu hadisi rivâyet ederken kalkıp alnından öpmeye izin vermesini candan diledim.” Yahya b. Selîm aynı hadisi Ubeydullah b. Ömer’den Nafi’den, İbn Ömer’den rivâyet etmektedir. Oysa bu rivâyet Vehİm’den ibarettir. Yahya b. Süleym burada yanılmıştır. Sahih olan rivâyet Ubeydullah b. Ömer’den böylece rivâyet etmiştir. Abdullah b. Dinar bu hadiste tek kalmıştır

Tirmizi ·Vela ve Hediyeler ·Hadis 2126

· · ·

Abdullah b. Dinar'dan: Said b. Müseyyeb'e: « Kadanadan (katırlardan) zekat alınır mı?» diye sordum. « Attan alınıyor mu?» diye karşılık verdi

Muvatta-i Malik ·Zekat ·Hadis 614

· · ·

Abdullah b. Dinar'dan; dedi ki: Ben Abdullah b. Ömer'le bir (yolculuk yapar)ken güneş battı, (beraberce) yola devam ettik. Akşam olduğunu görünce "namaz (zamanı geldi)" dedik. Yola devam etti. Nihayet şafak kayboldu da yıldızlar (batıya) kaymaya başlayınca (hayvanından) inerek iki namazı birden kıldı. Sonra; "Ben, Resûlullah'ın acele yola çıktığı zaman namazı şu benim kıldığım gibi kıldığını gördüm. Bu iki namazı gece (girdik)den sonra birleştirdi" dedi. Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadisi Âsim b. Muhammed'de kardeşi (Ömer b. Muhammed) vasıtasıyla Salim 'den rivayet etmiştir. îbn Ebî Necîh de bu hadisi İsmail b. Abdurrahman b. Zübeyr'den; "îbn Ömer'in bu iki namazı birleştirmesi şafak kaybolduktan son­ra idi" şeklinde rivayet etti. Diğer tahric: Beyhakî, es-Sünenü'l-kührâ, III

Ebu Davud ·Sefer Namazı ·Hadis 1217

· · ·

Abdullah b. Dinar (r.a.)’den, Şu’be’nin hadisinin benzeri rivâyet edilmiş olup şu ilaveyi yapmıştır: “Usayye ise Allah ve Rasûlüne isyan etmiştir.” Diğer tahric: Buhârî, Menakîb; Müslim, Fedail) Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir

Tirmizi ·Faziletler ·Hadis 3949

· · ·

İmam Malik,.Abdullah b. Dinar'a: « Abdullah b. Ömer'in Kabe'ye göndereceği develer için yaptırıp sonra da Kabe'ye gönderdiği çullar ne oldu?» diye sordu. O da: « Onlar sadaka olurdu» cevabını verdi

Muvatta-i Malik ·Hac ·Hadis 850

· · ·

Abdullah b. Dinar der ki: Ben Abdullah b. Ömer'i «li iddetihinne» kelimesine «kubul» kelimesini ilave ederek ayeti «Ey Nebi, karılarınızı boşadığınızda onları iddet esnasında boşayın»[Talak 1] şeklinde okuduğunu işittim. İmam Malik der ki: Abdullah b. Ömer, bu kıraatıyla kocanın, karısını her temizliğinde bir talak ile boşamasını kasdetmiştir

Muvatta-i Malik ·Talak (Boşanma) ·Hadis 1238

· · ·

Abdullah b. Dinar'dan: Abdullah b. Ömer'in hacda kurbanlıkları ikişer ikişer, umrede ise birer birer gönderdiğini gördüm. Yine Umre'de onun Halid b. Esîd'in evinde duran kurbanlığını kestiğini gördüm. Kendi evi de orada idi. Kurbanlığın boğazına kargıyı öyle bir vurduğunu gördüm ki ucu hayvanın omuzlan altından dışarı çıktı

Muvatta-i Malik ·Hac ·Hadis 841

· · ·

Nafi ve Abdullah b, Dinar rivayet ettiler. Ömer r.a.'in oğlu Abdullah (r.a.) Kufe valisi Sa'd b. Ebi Vakkas'ın yanına gitti, Abdullah, Sa'd'ın mestlerinin üzerine mesh ettiğini görünce bunu hoş görmedi. Bunun üzerine Sa'd, Abdullah'a: «Baban Ömer'in yaına gidince ona sor» dedi. Abdullah, Medine'ye gitti. Fakat mestirin üzerine mesh etmenin hükmünü sormayı unuttu. Bilahare Kufe valisi Sa'd, Medine'ye geldiğinde Abdullah'a: Babana sordun mu? dedi. Abdullah: « Hayır,» dedi. Bunun üzerine Abdullah babasına sorunca, O da: Abdestli iken mestleri ayağına giydikten sonra her abdest alışında onlar üzerine meshet'' dedi. Abdullah: Abdest bozduktan sonra damı? deyince. Ömer: Evet abdest bozduktan sonra da. Bu Hadis Sadece Muvatta'da var

Muvatta-i Malik ·Taharet (Temizlik) ·Hadis 72