TR EN AR
← Tüm İsimler

Vasile bin el-Eska

Ashab-ı Kiram — kg_varlik (run_id=3)

23 pasaj · sahabe
Bu isimler geçer

Vasile bin el-Eska · Vasile b. Eskâ · Vasile · Vâsıla b. el-Eska · Vasile b. Eska · Vâsile · Vâsile b. Eskâ

Tirmîzî: Bu konuda Abdullah b. Mes’ud, İbn Abbas ve Vasile, İbn’ül Eska’dan da hadis rivayet edilmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Bir kısım ilim adamları bu hadise göre uygulama yapagelmişlerdir. Ahmed ve İshak gibi Yunus bu hadisi Zührî’den Ubeydullah b. Abdullah’tan ve Ebu Hureyre’den rivayet etmektedir

Tirmizi ·Taharet (Temizlik) ·Hadis 148

· · ·

Vasile bin el-Eska' (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Kadın (şu) üç (çeşit) mirası toplar (alır); Âzadlısı, yolda (terk edilmiş olarak) bulup yetiştirdiği bebek ve üzerine, kocasıyla liânlaştığı çocuğu (onun mirasları).» Muhammed bin Yezîd dedi ki: Bu hadisi Hişâm'dan başkası rivayet etmemiştir

İbn Mace ·Feraiz (Miras Hukuku) ·Hadis 2742

· · ·

Vasile bin el-Eska' (r.a. )'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Bir A'rabi, Nebi (Sallallahu aleyhi ve sellem)'e gelerek: Allah'ım! Bana ve Muhammed'e rahmet et ve bize olan rahmetinden hiç kimseyi ortak etme, dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem): «Sana yazıklar olsun. Veya veyl olsun. Sen, hakikaten çok geniş olan bir şeyi daralttın.» buyurdu. Ravi dedi ki, A'rabi, ayaklarını açıp işemeye başladı. Nebi (Sallallahu aleyhi ve sellem)'in ashabı (A'rabi'ye) hey dediler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem): «Onu bırakınız.» buyurdu. Sonra, su dolu bir kova isteyip, o bevlin üzerine döktü. Not: Ravi Ubeydullah EI-Huzeli'nin zayıf olduğunda alimler ittifak ettikleri için Vasile bin EI-Eska'nın hadisine ait isnadın zayıf olduğu Zevaid'de bildiril miştir. El-Hakim: Anılan Ubyedullah'ın Ebü'I•Melih'ten acaip şeyler rivayet ettiğini söylemiş, Buhari de: Ubeydullah EI-Huzeli'nin hadisleri münkerdir, demiştir

İbn Mace ·Taharet ve Sünneti ·Hadis 530

· · ·

Vasile bin el-Eska (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Her müslüman ölü üzerinde namaz kılınız ve her emirle beraber cihad ediniz.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan Utbe bin Yekzan zayıftır. Haris bin Nebhan'in zayıflığı üzerinde ittifak vardır. Ebu Said el-Matlub kezzabtır

İbn Mace ·Cenazeler ·Hadis 1525

· · ·

Vasile bin el-Eska' (r.a.j'den; Şöyle demiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim, buyurdular ki: «Kusurunu açıklamadığı bir malı satan bir kimse, dâima Allah'ın gazabı altındadır ve melekler devamlı ona la'net ederler.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan Bakiyye bin el-Velid tedlisçidir. Şeyhi de zayıftır

İbn Mace ·Alışveriş (Büyu') ·Hadis 2247

· · ·

Ebû Musa el Eşârî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “İpek elbise giymek ve altın kullanmak ümmetimin erkeklerine haram, kadınlarına helal kılınmıştır.” Diğer tahric: Müslim, Libas; Nesâî, Ziyne Tirmizî: Bu konuda Ömer, Ali, Ukbe b. Amîr, Enes, Huzeyfe, Ümmü Hanî, Abdullah b. Amr, Imrân b. Husayn, Abdullah b. Zübeyr, Câbir, Ebû Reyhan, İbn Ömer, Vasile b. Eskâ’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Ebû Musa hadisi hasen sahihtir

Tirmizi ·Libas (Giyim) ·Hadis 1720

· · ·

Vasile b. Eskâ (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Allah, İbrahim oğullarından İsmail’i seçti. İsmail oğullarından kinaneoğullarını seçti. Kinaneoğullarından da Kureyş’i seçti. Kureyş’den de Benî Haşim’i seçti. Beni de Benî Haşim’den seçti” Diğer tahric: Müslim, Fedail Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir

Tirmizi ·Faziletler ·Hadis 3605

· · ·

Kuteybe (r.a.), Ebû Avâne vasıtasıyla Abdul A’lâ’dan, Ebû Abdurrahman es Sülemî’den ve Ali’den bu (2281) hadisin bir benzerini bize aktarmıştır. Tirmizî: Bu hadis hasendir. Tirmizî: Bu konuda İbn Abbâs, Ebû Hureyre, Ebû Şüreyh ve Vasile’den hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu rivâyet önceki hadisten daha sağlamdır

Tirmizi ·Rüyalar ·Hadis 2282

· · ·

Osman b. Affân (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.)’ den şöyle söylediğini işitmiştir: “Her kim Allah’ın rızasını kazanmak için bir mescid yaptırırsa Allah’ta onun için Cennet’te ona bir ev yapar.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Salat; Dârimî, Salat Bu konuda Ebû Bekir, Ömer, Ali, Abdullah b. Amr, Enes, İbn Abbâs, Âişe, Ümmü Habibe, Ebû Zerr, Amr b. Abese, Vâsile b. Eskâ, Ebû Hureyre, ve Câbir’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Osman’ın bu hadisi hasen sahihtir. Mahmûd b. Lebîd, Peygamber (s.a.v.)’i görmüş kimselerdendir. Mahmûd b. Rabi’ ise Rasûlullah (s.a.v.)’e yetişmiş kimselerden olup her ikisi de Medîneli küçük gençlerdendir

Tirmizi ·Namaz (Salat) ·Hadis 318

· · ·

Esmâ b. Hakem el Fezarî (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: Ali (r.a.)’den şöyle dediğini işittim: “Ben Rasûlullah (s.a.v.)’den bir hadis işittiğimde Allah o hadisten beni dilediği şekilde faydalandırırdı. Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından bir kişi bana hadis aktarınca ona yemin verdirirdim. Şayet yemin ederse o hadisi kabul ederdim. Bir seferinde Ebû Bekir bana bir hadis aktardı Ebû Bekir doğru insandı, şöyle demişti. Rasûlullah (s.a.v.)’den işittim şöyle buyurmuştur. Bir kimse bir günah işler sonra kalkar abdest alır namaz kılar sonra Allah’tan bağışlanmasını isterse Allah onu mutlaka affeder sonra Rasûlullah (s.a.v.), Âl-i İmrân 135. ayetini sonuna kadar okudu şöyle ki: “

Ve onlar utanç verici bir iş yaptıklarında veya varlık sebeplerine aykırı bir davranışta bulunduklarında Allah’ı hatırlar ve günahlarının affı için yalvarırlar. Zaten Allah’tan başka kim günahları affedebilir. Onlar işledikleri günah ve hatalı işlerde de bilerek ısrar etmezler.” Diğer tahric: İbn Mâce, İkame Tirmîzî: Bu konuda İbn Mes’ûd, Ebû’d Derdâ, Enes, Ebû Ümâme, Muâz, Vâsile, Ka’b b. Amr ismi verilen Ebûl Yeser’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ali hadisi hasen sahihtir. Bu hadisi bu şekliyle sadece Osman b. Muğîre’nin rivâyetiyle bilmekteyiz. Şu’be ve diğerleri bu hadisi Ebû Avâne yoluyla benzer şekilde rivâyet etmişlerdir. Sûfyân es Sevrî ve Mıs’ar da bu hadisi mevkuf olarak rivâyet etmişlerdir. Yine Mıs’ar’dan merfu olarak bir rivâyet şekli de vardır. Esmâ b. Hakem’in bu hadisten başka merfu olarak rivâyet ettiği bir hadis bilmiyoruz

Tirmizi ·Namaz (Salat) ·Hadis 406

· · ·

Bana Alîyyü'bnü Hucr Es-Sa'dî rivayet etti. (dediki): Bize Velîd b. Müslim İbni Câbir'den, o da Büsur b. Ubeydillâh' dan, o da Vasile'den, o da Ebû Mersed-i Ganevî'den naklen rivayet etti. Ebû Mersed şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seîlem)i «Kabirlerin üzerine oturmayın; onlara doğru namaz da kılmayın.» buyurdular

Sahih Müslim ·Cenaze Namazı ·Hadis 2250

· · ·

İbn Abbas (r.a) demiştirki: Saç ekleyen ve ekleten, yüzünün kılını alan ve aldıran, hastalıktan dolayı olmadan döğme yapan ve yaptıran kadınlara lanet edildiler. Ebû Davûd şöyle dedi: Vasile: Saçı kadınların saçına ekleyen kadın. Müstevsile, kendisine saç eklenen kadın, Namisa; inceltinceye kadar kaşı yolan kadına Müte-nemmisa kaşı yolunan kadın, Vasime: Yüzünü sürme veya mürekkeple ben yapan kadın, Müstevşime de, kendisine ben yapan kadın demektir

Ebu Davud ·Saç Tarama ·Hadis 4170

· · ·

Bize Muhammed b. Mihran Er-Râzî ile Muhammed b. Abdirrahman b. Sehm hep birden Velid'den rivayet ettiler. İbni Mihran dediki: Bize Velid b. Müslim rivayet etti. (Dediki): Bize Evzâî Ebû Ammar Şeddat'tan rivayet ettiki: Ebû Ammar Vasile b. Eska'yı şöyle derken işitmiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Şüphesiz ki Allah Kinane'yi İsmail oğullarından seçmiştir. Kureyş'i Kinane'den seçmiş; Kureyş'den de Benî Hâşim'i seçmiştir. Beni de Benî Hâşim'den seçmiştir.» buyururken işittim. İzah Nevevî diyor ki: «Ulemâmız bu hadîsle Kureyş'den olmayan Arabların Kureyş kabilesine küfü' olmadıklarına, Benî Haşim'den olmayan Kureyşliler'in de; Benî Hâşim'e küfü' sayılamıyacaklarına, yalnız Benî Muttalib ile Benî Hâşim'in bir kabile olduklarına istidlal etmişlerdir. Nitekim bu cihet sahîh bir hadîste sarahaten bildirilmiştir

Sahih Müslim ·Faziletler ·Hadis 5938

· · ·

Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’den dinlemiştim şöyle buyuruyordu: “Her kim mü’min bir köleyi hürriyetine kavuşturursa o kölenin her bir organı karşılığında onun bir organını hatta o kölenin tenasül uzvu karşılığında o kimsenin tenasül uzvunu ateşten kurtarır.” Diğer tahric: Buhârî, Itk; Müslim, Itk Tirmizî: Bu konuda Âişe, Amr b. Abese, İbn Abbâs, Vasile b. Eskâ, Ebû Umâme, Ukbe b. Âmir ve Ka’b b. Mürre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Ebû Hüreyre hadisi bu şekilde hasen sahih garibtir. İbn’ül Hâd’ın adı: Yezîd b. Abdullah b. Üsâme b. Hâd olup Medîneli güvenilir bir kimsedir. Kendisinden Mâlik b. Enes ve pek çok ilim adamı hadis rivâyet etmiştir

Tirmizi ·Yeminler ve Nezirler ·Hadis 1541

· · ·

Vasile bin el-Eska (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Çocuklarınızı, delilerinizi, satın almanızı, satışınızı, münakaşalarınızı, seslerinizi yükseltmeyi, had cezalarınızın infazını mescidlerinizden uzak tutun. Mescidlerinizin kapılarının yakınında abdest alma yerleri ittihaz ediniz. Ve Cum'a günlerinde mescidlerinizi buhurla tütsüleyiniz.» Not: Zevaid'de ravi el-Haris bin Nebha'nın zayıflığı üzerinde ittifak edildiği için isnadının zayıflığı bildirilmiştir. AÇIKLAMA : Hadis, küçük çocukları ve delileri mescidlere sokmanın yasaklığına delalet eder. MezhebIerin bu husustaki görüşleri şöyledir: 1- Hanefi mezhebine göre bunların, mescidi necis etmeleri kuvvetle zannedildiği zaman mescide sokulmaları tahrimen mekruhtur. Aksi takdirde tenzihen mekruhtur. 2- Şafiiler'e göre henüz mümeyyizlik çağına ermemiş olan küçük yaştaki çocukların ve delilerin mescidi kirletmelerinden, içindekilere zarar vermelerinden ve avret yerlerini açmalarından emin olunduğu takdirde mescide sokulmaları caizdir. Mümeyyiz olan çocuğun, mescidi oyuncak haline getirmemesi şartıyla mescide alınması caizdir. Aksi takdirde haramdır. 3- Malikiler'e göre çocuk ve deli'nin mescide alınması, mescidin necis edilmesine sebebiyet verdiği takdirde haramdır. Keza mescidi pislememekle beraber yaramazlık ederlerse, mescide alınmaları haramdır. Mescidi pislemiyecek ve haylazlık etmiyecek veya edince uyarıldığı zaman uslu duracak çocuğun mescide götürülmesi caizdir. 4- Hanbeliler'e göre okutmak gibi bir ihtiyaç için mümeyyiz olmayan çocuğu mescide sokmak mekruh değildir. İhtiyaç olmadan mescide girmesi mekruhtur. Deli'nin hükmü de böyledir. Mescidlerde alış veriş etmenin şer'i hükmü, bundan önceki hadiste açıklandı. Mescidlerde sesleri yükseltmenin yasaklığı bu hadisten anlaşılıyor. Bu da mekruhtur. MezhebIerin konu hakkındaki görüşleri şöyledir: 1- Hanefi mezhebine göre mescidde namaz'a duranları şaşırtacak veya orada uyuyanları uyandıracak şekilde yüksek sesle zikretmek mekruhtur. Böyle bir durum söz konusu değilse kerahet yoktur. Bilakis zikredenin; ibadete karşı hevesinin artması uykuyu defetmesi ve kalbini uyarması gibi bir fayda elde edildiği zaman yüksek sesle zikretmesi daha efdaldır. Zikrin dışındaki sözlere gelince; mübah olmayan sözleri yüksek sesle söylemek tahrimen mekruhtur. Mübah olan sözleri yüksek sesle söylemek, namaz kılan'ın şaşırmasına sebeb olursa mekruhtur. Aksi takdirde keraheti yoktur. Tabii kişi ibadet maksadıyla mescide girmiş ise kerahet yoktur. şayet sırf konuşmak için mescide gırmiş olursa mutlaka mekruhtur. 2- Şafiiler'e göre mescidde yüksek sesle zikretmek, eğer namaz kılan, ders veren, kıraatla meşgul olan veya mütalaa eden birisini şaşırtırsa mekruhtur. Keza uyandırılması sünnet olmayan bir uyuyanı uyandırırsa yine mekruhtur. Aksi takdirde mekruh değildir. Yüksek sesle konuşmaya gelince, hadis diye uydurulduğu hadis alimlerince belirlenmiş sözleri okumak gibi helal olmayan konuşma türünden ise, anılan kişilerden birisini şaşırtsın, şaşırtmasın mutlaka haramdır. Mübah konuşma cinsinden ise bahsi geçen şahısları şaşırtır'sa mekruhtur. Şaşırtmazsa mekruh değildir. 3- Malikiler'e göre zikir ve ihmle bile olsa mescidde sesi yükseltmek mekruhtur. Ancak dört halde hüküm değişir: --- (a)- Müderrisin öğrencilere sesini duyurmak için ihtiyaç duyduğu takdirde sesini yükseltmesinde kerahet yoktur. (b)- Namaz kılanı şaşırtırsa haramdır. (c)- Mekke veya Mina mescidinde yüksek sesle ''Lebbeyk'' duasını okumak mekruh değildir. (d)- Nöbet bekleyenin sesini yükseltmesi mekruh degildir. 4- Hanbeliler'e göre namazdakilerin şaşırmasına sebebiyet verilmemesi halinde mescidde yuksek sesle zikretmek mübahtır. Mübah türünden olan konuşmalar da böyledir. Bunlar namaz kılanları şaşırtırsa mekruhtur. Mübah olmayan sözlerle ses yükseltmek, kimseyi şaşırtsın, şaşırtmasın mutlaka mekruhtur. Had cezalarını mescidlerde infaz etmek ve kılıçları çekip çıkarmak da, gerek bu hadiste ve gerekse 748 nolu İbn-i Ömer (r.a.)'in hadisiyle yasaklanmıştır

İbn Mace ·Mescitler ve Cemaat ·Hadis 750

· · ·

Vâsıla b. el-Eska'nın kızından (rivayet edildiğine göre) Kendisi babasını şöyle derken işitmiş: (Ben Hz. Nebi'e): Ey Allah'ın Resulü asabiyet nedir? diye sordum da: Zulümde (haksızlıkta) kavmine yardım etmendir, buyurdu

Ebu Davud ·Edep ve Ahlak ·Hadis 5119

· · ·

Vasile b. Eskâ (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bazı durumlarda kadın üç mirası birden alabilir. Azâd ettiği kölenin mirasını, sokakta bularak büyüttüğü öksüz yetim çocuğun mirasını ve doğurduğu çocuğun babası tarafından kabul edilmemesi üzerine lanetleşerek kendi üzerinde kalan çocuğun mirasını.” Diğer tahric: İbn Mâce, Feraiz; Dârimî Feraiz Bu hadis hasen garibtir. Sadece Muhammed b. Harbi’in rivâyetiyle bilmekteyiz

Tirmizi ·Feraiz (Miras Hukuku) ·Hadis 2115

· · ·

Vâsıla b. el-Eska'dan demiştir ki: Nebi (s.a.v.) (şöyle) buyurmuştur: "Kadın üç miras'a varis olur: Hürriyetine kavuşturduğu kölesinin mirasına) yol üstüne atılmış olarak bulup da büyüttüğü kimse (nin mirasına) üzerinde (kocasıyla) lanetleştiği çocuğu(nun mirasın)a

Ebu Davud ·Feraiz (Miras Hukuku) ·Hadis 2906

· · ·

Tirmizi: Bu hadis Zeyd b. Halid, Ebu Seleme, Muhammed b. İbrahim, Muhammed b. İshak yoluyla rivayet edilmiştir. Ebu Seleme’nin, Ebu Hureyre ve Zeyd b. Halid, ikilisinden rivayeti yanımda daha sahihtir. Bu hadis başka yollarla da Ebu Hureyre'den rivayet edilmiştir. Pek çok yönden rivayeti bu hadisi sahih hale getirmiştir. İmam-ı Buhari ise; Ebu Seleme’nin, Zeyd b. Halid’den rivayetini daha sahih kabul eder. Tirmizi: Bu konuda Ebu Bekir, Ali, Aişe, İbn Abbas, Huzeyfe, Zeyd b. Halid, Enes, Abdullah b. Amr, İbn Ömer, Ümmü Habibe, Ebu Ümame, Ebu Eyyub, Temam, İbn Abbas, Abdullah b. Hanzale, Ümmü Seleme, Vasile ve Ebu Musa’dan da rivayet edilmiştir

Tirmizi ·Taharet (Temizlik) ·Hadis 22

· · ·

Ebû Mersed el Ganevî (r.a.)’den (1050) benzeri şekilde yine hadis rivâyet edilmiş olup “Ebû İdris’den” denmemiştir ve sahih olan rivâyette budur. Tirmîzî: Muhammed diyor ki: İbn’ül Mübarek’in rivâyeti yanlış olup İbn’ül Mübarek bu rivâyetinde yanılarak “Ebû İdris el Havlanî’den” diye bir ilavede bulunmuştur. Doğru olan rivâyet Büsr b. Ubeydullah’ın Vasile’den yaptığı rivâyetidir. Pek çok kimse Abdurrahman b. Yezîd b. Câbir’den rivâyet ettiler ve “Ebû İdris el Havlanî” den demediler, Büsr b. Ubeydullah, Vasile b. Eskâ’dan hadis işitmiştir

Tirmizi ·Cenazeler ·Hadis 1051

· · ·

Cabir bin Abdillah (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve 5ellem) buyurdular ki: «Her kim Allah için bağırtlak kuşu yuvası gibi veya daha küçük bir mescid yaparsa Allah da onun için Cennet'te bir ev yapar.» Not: Zevaid'de: İsnadı sahih, ricali de sika'dır, denilmiştir. Tahric: Ömer (r.a.l'in hadisini, İbn-i Hibban; Osman (r.a.)'ın hadisini Buhari, Müslim ve Tirmizi; Cabir (r.a.)'in hadisini İbn-i Huzeyme de rivayet etmişlerdir. Ali (r.a.)'in hadisini, müelliften başka rivayet edenin bulunup bulunmadığını bilmiyorum. AÇIKLAMA (735, 736, 737 ve 738) : Tirmizi, Osman (r.a.)'ın hadisini rivayet ettikten sonra: Bu konuda Ebu Bekir, Ömer, Ali, Abdullah bin Amr, Enes, İbn-i Abbas, Aişe, Ümmü Habibe, Ebu Zer, Amr bin Abese, Vasile bin el-Eska' Ebu Hureyre ve Cabir bin Abdillah (r.anhum)'dan da rivayetler vardır. Osman (r.a.)'ın hadisi hasen-sahihtir, demiştir. Bu babta geçen bütün hadisler, Allah için bir mescid yapmanın ne kadar sevab olduğunu ifade ederler. Hadislerde ''Allah için ... " tabirinden maksad, Mescid yapmaktan gayenin Allah rızası olmasıdır. Onun için el-Fetih'te beyan edildiğine göre İbnü'l-Cevzi: Kim yaptığı mescid üzerine ismini yazar veya yazdırırsa ihlastan uzak kalmış olur, demiştir. Ücret mukabilinde mescid inşaatında ça lışan kimse için de bu özel vaad hasıl olmaz. Çünkü ihlas yoktür. Bununla beraber sevabı bulunur. Hadisin; ''Allah onun için bir mislini Cennet'te yapar.'' parçasına gelince; Nevevi: parçadaki; '' ... misli ... '' kelimesi iki manaya muhtemeldir: 1- Yani Allah'ın Cennet'te yapacağı bina ev denilmesi bakımından mescid gibidir. Ama, genişliği ve diğer yönlerden üstünlüğü malumdur. Çünkü Cennet'teki yapılar, hadisle sabit olduğu gibi, hiç bir gözün görmediği hiç bir kulağın işitmediği ve hiç bir beşerin düşünemediği güzelliktedirler. 2- Mescid, dünya evlerinden üstün olduğu gibi Allah'ın o kişiye Cennet'te yapacağı bina, cennet'teki evlerden üstün olacaktır, demiştir. Tuhfetu'l-Ahvezi yazarının beyanına göre, bazıları, parçadaki: " ... misli ... '' kelimesini şöyle yorumlamışlardır: Allah'ın cennette yapacağı bina, büyüklük bakımından kişinin yaptığı mescid gibidit .. Lakin bir çok yönlerden daha güzel olacaktır. Cabir (r.a.)'in hadisinde; ''Bağırtlak kuşu yuvası gibi veya daha 'küçüh: bir mescid ... '' buyuruluyor. Alimlerin ekserisi bu ifadeyi mübalağa üzerine yorumlamışlardır. Çünkü gerçekten bağırtlak kuşu yuvası kadar küçük olan bir yerde bir insanın namaz kılmasının mümkün olmadığı bilinmektedir. Gaye, en ufak bir mescidi bile yapmanın faziletini anlatmaktadır. Bazı alimler bu ifadeyi zahirine göre yorumlayarak: Hadisin manası şudur, demişlerdir; Bir mescidi genişletmek ihtiyacı duyulduğu zaman, yapılacak ilave, bir kuş yuvası kadar bile olsa, anlatılan sevabı kazandırır. Yahut bir cemaat, ortaklaşa bir mescid inşa ederler de, katkıda bulunanların yardım hissesi, bir kuş yuvası tutarında bile olsa, hadiste bildirilen sevabı kazandırır. Bazıları; Mescid ile, bilinen mana kasdedildigi takdirde anlatılan yorumlara ihtiyaç duyulur. Lakin, mescid kelimesi ile secde yeri kasdedilirse, Bahsi geçen yorumlara ihtiyaç duyulmaz, demişlerdir. Tuhfetu'l-Ahvezi yazarı; Mescid ile, secde yeri değil de binanın murad olduğu bazı rivayetlerden açıkça anlaşılıyor. Mesela Ümmü Habibe'nin hadisinde; ''Kim Allah rızası için bir ev yaparsa ... '' buyurulmuştur. Ömer (r.a.)'in (735) nolu) hadisinde: ''Kim, içinde Allah isminin anıldığı bir mescid yaparsa... '' buyurulmuştur, demiştir

İbn Mace ·Mescitler ve Cemaat ·Hadis 738

· · ·

Vasile bin el-Eska' (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müslümanlardan bir adam üzerinde cenaze namazı kıldırdı. Ben onun şöyle dua ettiğini kendisinden işitiyordum : «Allah'ım! Falan oğlu falan senin hıfz-u himayendedir. Senin selametine götürücü kitabına bağlıdır. Artık onu kabir fitnesinden ve ateş azabından koru. Sen (ahde) vefa edicisin ve hakkı gerçekleştiricisin. Ona mağfiret eyle, ona rahmet eyle. Şüphesiz Sensin Ğafur. Sensin Rahim.» Diğer tahric: Bu hadisi Ebu Davud da rivayet etmiştir

İbn Mace ·Cenazeler ·Hadis 1499