İbn Muaz babası vasıtasıyla Şu'be'den bu (bir önceki (582.)) hadisi(n aynısını) rivayet etmiştir. (Ancak Muaz el-Anberî) bu rivayette (şöyle) demiştir: "İdaresi altındaki yerde bulunan kimseye her hangi bir kimse imam olamaz". Ebu Davud dedi ki; Yahya el-Kattan da (Ebu'l-Velîd'in Şu'be'den) rivayet ettiği gibi "Okumada en kıdemlileri (imam olur)" ziyadesiyle rivayet etmiştir
Ebu Davud
·Namaz (Salat)
·Hadis 583
· · ·
Şu (bir Önceki 4829. hadisin baş tarafında yer alan) ilk cümle (leri) "(kokusu için) ve tadı acı (reyhane gibidir)" sözüne kadar, Nebi (s.a.v.)'den, Hz. Ebu Musa (el Eş'arî) kanalıyla da (rivayet edilmiştir.) İbn Muaz (yukarıdaki hadise ilaveten): "Hz. Enes biz iyi arkadaşın misalinden bahsediyorduk' (cümlesini de) rivayet etti ve (sonra bir Önceki hadisin) geriye kalan kısmını nakletti. Tahric edenler: Buharî, et'ime, Fedâilu'l-Kur'ân. tevhid; Müslim, Müsafirin; Tirmizî, emsal AÇIKLAMA 4831 DE
Ebu Davud
·Edep ve Ahlak
·Hadis 4830
· · ·
Bera b. Azib (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v.) sabah namazında kunut yapardı. (Râvi) İbn Muaz; "Ve akşam namazında" (sözünü) ilâve etti
Ebu Davud
·Vitir Namazı
·Hadis 1441
· · ·
Bize Ubeydullah b. Muk tahdis etti, bize babam tahdis etti. (H) Bize Muhammed b. el-Müsenna da tahdis etti. Bize Abdurrahman -yani b. Mehdi- tahdis edip (Muk ile birlikte) dediler ki: Bize Şu'be b. Abdullah b. Abdullah b. Cebr tahdis edip dedi ki: Enes'i şöyle derken dinledim: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beş mekkuk ile gusleder, bir mekkuk ile abdest alırdı. (Abdullah b. Muk rivayetinde beş mekkuk derken mekkuk'un çoğulunu mekakik olarak zikretmiş olup) İbnu'l-Müsenna ise (bunu) beş mekkuk (anlamında çoğulolmak üzere) mekaki diye (kullanmıştır). Ayrıca İbn Muaz, Abdullah b. Abdullah demiş olup, b. Cebr dememiştir. Diğer tahric: Buhari, 201 -bu anlamda-; Ebu Davud, 95 -bu anlamda- yine 95 -mükerrer- muallak olarak; Tirmizi, 609 -muallak olarak-; Nesai, 73, 229, 344 DAVUDOĞLU AÇIKLAMA: Görülüyor ki rivayetlerin birinde İbnî Cebr lafzı zikredilmiş diğerinde edilmemiştir. Nevevî bunların ikisinin de sahih olduğunu söylüyor. Ulemadan bazıları İbnî Cebr'in yanlışlıkla zikredildiğini, doğrusunun İbnî Cabîr olacağını söylemişsede buradaki hata itiraz edendedir. Çünkü Abdullah b. Abdillah'a hem İbnî Cebr hemde İbnî Cabir denilir. Bu iki vechi İmam Buharî beyan etmiş; ona Mis'ar b. Kidani, Şu'be ve Abdullah b. İsa gibi zevatın İbnî Cebr dediklerini söylemiştir. Mekkukün cem'i Mekakîk ve Mekakiy gelir. Nevevî burada ondan «Müdd» kast edilmiş olmasını muhtemel görüyor. Übbî: «Mekkuk Iraklıların kullandığı bir ölçektir. Medine sa'i ile bir buçuk sa' alır» diyor
Sahih Müslim
·Hayız
·Hadis 736
· · ·
Ebu Hureyre (r.a.) demiştir ki; "Eğer Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in önünde (bulunmuş) olsaydım (kollarını kaldırırken) koltuk altlarını görürdüm." İbn Muaz, Lahîk'ın (şöyle) dediğini ekledi; "Biliyorsun ki, o namazdadır, (Namazda imamı olan) Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in önünde bulunamaz." Musa (b. Mervan da şunu) ilave etti: Bunun manası şudur: "Resulullah tekbir aldığı zaman (koltuk altları görünecek kadar) ellerini kaldırırdı." Ebu Davud rivayet etmiştir
Ebu Davud
·Namaz (Salat)
·Hadis 746