Misver b. Mahreme'den: Sübey'a el-Eslemiyye kocası öldükten bir kaç gece sonra doğurdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: «İddetin bitti evlenmen helal, istediğinle evlen.» buyurdu. Diğer tahric: Buhari, Talak
Muvatta-i Malik
·Talak (Boşanma)
·Hadis 1245
· · ·
Ebu Seleme'nin kızı Zeyneb'in annesi ve Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Ümmü Seleme'den rivayet ettiğine göre "Subey'a adında Eslem'li bir kadının kocası, kendisi hamile iken vefat etmişti. Ebu's-Senabil İbn Ba'kek adındaki zat ona talip oldu. Onunla nikahlanmayı kabul etmedi. Bunun üzerine Ebu's-Senabil: Allah'a yemin ederim, senin onunla nikahIanman iki iddetin en uzun süreli alanını beklemediğin sürece uygun olamaz, dedi. Subey'a yaklaşık on gün bekledikten sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e geldi. (Durumunu anlatınca) Allah Rasulü ona: Nikahlanabilirsin, diye buyurdu
Sahih Buhari
·Talak (Boşanma)
·Hadis 5318
· · ·
Süleyman b. Yesar'dan: Abdullah b. Abbas ve Abdurrahman b. Avf'ın oğlu Ebu Seleme, kocasının ölümünden bir kaç gece sonra doğuran kadının iddeti hakkında ihtilaf ettiler. Ebu Seleme «doğurunca iddeti biter» dedi. tbn Abbas da: «îki iddetin sonraya kalanı kadar iddet bekler» dedi. Ebu Hureyre geldi ve Ebu Sele-me'yi kasdederek «Ben amcamın oğlu ile aynı görüşteyim» dedi. Bunun üzerine Abdullah b.Abbas'ın kölesi Kureyb'i, bu meseleyi serması için Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ın hanımı Ümmü Seleme'ye gönderdiler. Kureyb, dönünce onlara Ümmü Seleme'nin şöyle dediğini bildirdi: Sübey'a el-Eslemiyye, kocasının ölümünden bir kaç gece sonra doğurunca konuyu Resulullah'a söyledi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem da: «İddetin bitmiştir. İstediğinle evlen» buyurdu. Diğer tahric: Nesaî, Talak -- Yahya b. Said rivayeti için bkz. Müslim, Talak Buhari ve Müslim ile Sünen kitaplarında başka rivayetleri de vardır. İmam Malik der ki: tlim erbabı bizde halen bu görüştedirler
Muvatta-i Malik
·Talak (Boşanma)
·Hadis 1246
· · ·
Süleyman b. Yesâr (r.a.)’den rivâyete göre, Ebû Hureyre, İbn Abbâs ve Ebû Seleme b. Abdurrahman; Kocası vefat eden ve vefatından sonra doğum yapan kadının iddeti konusunu aralarında müzakere ettiler. İbn Abbâs dedi ki: O kadının bekleme süresi iki süreden birinin bitmesine kadardır. Ebû Seleme ise: Doğumunu yaptığı an evlenmesi helaldir. Der. Ebû Hüreyre ise: Ben Ebû Seleme’nin görüşünden yanayım dedi. Sonra Peygamber (s.a.v.)’in hanımlarından Ümmü Seleme’ye bu konudaki görüşünü öğrenmek için haber gönderdiler. Ümmü Seleme dedi ki: Sübey’a el Eslemiyye kocasının vefatından kısa bir süre sonra doğum yaptı bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.)’den bu işin fetvasını sordu Rasûlullah (s.a.v.)’de O’na evlenmesini emretti. Diğer tahric: İbn Mâce, Talak; Müslim, Talak Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir
Tirmizi
·Talak ve Lian
·Hadis 1194
· · ·
Misver bin Mahrama (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (kocası ölen) Sübey'a (r.anha)'ya, lohusalığından çıkınca evlenmesini emretti. BUHARİ HADİSLERİ VE İZAH İÇİN TIKLA
İbn Mace
·Talak (Boşanma)
·Hadis 2029
· · ·
Ebu Seleme'nin şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Ebu Hureyre yanında oturuyorken bir adam İbn Abbas'a gelip "kocası öldükten kırk gün sonra doğum yapan kadının [beklemesi gereken iddet] hakkında bana fetva ver" dedi. İbn Abbas da "O, iki iddetten süresinin sonunu bekler," şeklinde cevap verdi. Ebu Seleme ise şöyle demiştir: Ben, "Hamile olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları (doğum yapmaları)dır," ayetini okudum. Ebu Hureyre Ebu Seleme'yi kastederek şöyle demiştir: Yeğenim ile birlikteyim. Derken İbn Abbas kölesi Kureyb'i soru sormak üzere Ümmü Seleme'ye gönderdi. O da şöyle cevap verdi: Eslem kabilesinden SUbey'a'nın eşi öldürülmüştü. O esnada SUbey'a hamile idi, kocasının ölümünden kırk gün sonra doğum yaptı. Sonra onu istemeye başladılar. En sonunda Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem onu kendisine nikahladı. Ebu's-Senabil de onu isteyenler arasında idi. Hadisin geçtiği yer:
Sahih Buhari
·Tefsir
·Hadis 4909
· · ·
Muhammed [İbn Sirinl'den rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Abdurrahman İbn Ebi Leyla'nın da bulunduğu bir ilim meclisinde idim. Onun etrafındaki insanlar kendisine son derece saygı gösteriyoriardı. [Mecliste kocası ölen kadının iddetini tartışıyorlardı.] Bu esnada onun etrafındakiler kendisine görüşlerini söylediler. O da iki iddet süresinin sonuna kadar beklenmesini gerektiğini ifade etti. Ben de SUbey'a İbnu'I-Haris hadisini Abdullah İbn Utbe'den tahdis etmeye başladım. Bunun üzerine etrafındaki insanlardan biri dudaklarını ısırarak bana susmamı işaret etti. Onun bu görüşü inkar ettiğini fark ettim ve "Kufe'nin bir bucağında bulunan Abdullah İbn Utbe'ye yalan söz nispet ettiğim takdirde ben, gerçekten sınırı aşmış kimseyim," dedim. Bana işaret eden adam utandı. Bunun üzerine İbn Ebi Leyla şöyle dedi: Fakat onun amcası böyle bir şey demedi. Ebu Atiyye Malik İbn Amir ile karşılaştım ve bu meseleyi ona sordum. O da Subey'a hadisini nakletmeye başladı. Bunun üzerine ona; "Bu konuda Abdullah [İbn Mes'udl'dan bir rivayet işittin mi?" diye sordum. Biz Abdullah [İbn Mes'udl'un yanında idik. O şöyle söyledi: "Siz kadınlar için ruhsatı bırakıp ağır olan hükmü mü kabul ediyorsunuz? Allah'a yemin ederim ki, kadınlar hakkındaki kısa suref[alak Suresi uzun olan sureden/Bakara Suresinden daha sonra inmiştir. [Bu surede Allah Teala şöyle buyurmuştur:] Hamile olanlann bekleme süresi ise, yüklerini bırakmalan (doğum yapmalan)dır." (Talak 4) Fethu'l-Bari Açıklaması: أولات الأحمال Ulatu'l-ahmal ifadesinin tekili ........zatu hamlin şeklinde gelir. Bu yorum Ebu Ubeyde'ye aittir. İddeti dolmadan önce doğum yapan kadın dört ay on gün iddet bekler. İddet süresi sona erdiği halde doğum yapmayan kadın çocuğunu doğuruncaya kadar bekler. İbn Abbas'ın bu görüşünü Muhammed İbn Abdirrahman İbn Ebi Leyla da benimsemiştir. Bu görüş, Sahn6.n'dan da nakledilmiştir. İsmaili rivayetinde şöyle geçmektedir: "İbn Abbas'a 'Kocası vefat ettikten yirmi gün sonra doğum yapan kadının evlenip evlenemeyeceği' meselesi soruldu. O da şu cevabı verdi: Hayır, iki iddet süresinin sonu dolmadan evlenemez. Ebu Seleme şöyle demiştir: "Allah Teala 'Hamile o/an/ann bekleme süresi ise, yük/erini bırakma/an (doğum yapma/an)dır. '(Talak 4) buyuruyor" dedim. Bunun uzerine o şöyle dedi: Bu ayet, Talak suresindedir. Bu rivayetin akışı bab başlığının gayesine daha uygundur. Ancak İmam Buhari adeti gereği kapalı olanı açık olana tercih eder. Taberi ve İbn Ebi Hatim çeşitli yollarla Ubey İbn Ka'b'ın Hz. Nebi'e; "Hamile o/an/ann bekleme süresi ise, yük/erini bırakma/an (doğum yapma/an)dır, "(Talak 4) ayeti üç talak ile boşanan kadınlar hakkında mı, eşi vefat eden kadınlar hakkında mı geçerlidir? diye sorduğunu, Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in de: - "Bu ayetteki hüküm, hem üç ta/ak ile boşanan, hem de eşi uefat eden kadın/ar hakkındadır," buyurarak cevap verdiğini nakletmiştir. Bu merf6.' hadisin senedierinin tamamı eleştirilse de, birçok senetle nakledilmiş olması bir aslının bulunduğunu göstermektedir. Yukarıda zikredilen SUbey'a kıssası da bunu desteklemektedir. Hadiste geçen "K6.fe'nin bir bucağında bulunan Abdullah İbn Utbe'ye yalan söz nispet ettiğim takdirde ben, gerçekten sınırı aşmış kimseyim," ifadesi bu olay yaşandığı zaman Abdullah İbn Utbe'nin hayatta olduğunu gösterir. Abdullah İbn Utbe'nin amcası, Abdullah İbn Mes'6.d'dur. İbn Mes'6.d'dan•• nakledilen meşhur görüşe göre o, İbn Ebi Leyla'nın naklettiği görüşün tersini söylemiştir. Muhtemelen o bu görüşü dile getirmiş, sonra bundan vazgeçmiş ya da kendisinden nakilde bulunan kimse hata etmiştir. Ebu Nuaym, Haris İbn Umeyr ve Eyyub kanalıyla Ebu Atiyye'nin şöyle söylediğini nakletmiştir: O, bu görüşünü İbn Mes'o.d'un yanında dile getirdi. Bunun• üzerine İbn Mes'ud: "Siz, dört ay on günlük iddetini tamamlayan, ancak doğum yapmayan bir kadının iddetinin dolduğunu mu düşünüyorsunuz?" diye sordu. Oradakiler "Hayır" diye cevap verince de şöyle dedi: "O halde siz kadınlar için ağır olan hükmü kabul ediyorsunuz." Kadınlar hakkındaki kısa surerralak Suresi uzun olan sureden/Bakara Suresinden daha sonra inmiştir. Burada surelerin tamamı zikredilip bir bölümü kastediimiştir. Şöyle ki; Bakara Suresi ile "Sizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler,"(Bakara 234) ayeti; Talak Suresi ile "Hamile olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları (doğum yapma/arı) dır, "(Talak 4) ayeti kastedilmiştir. İbn Mes'o.d bu sözüyle şunu hedeflemiştir: Eğer bu ayetler arasında bir nesh varsa, sonra inen ayetin nasih olması lazımdır. Ancak kesin olan şu ki, burada nesh yoktur. Umo.m ifade taşıyan Bakara Suresi'ndeki ayet, Talak Suresi'ndeki ayet ile tahsis edilmiştir. Ebu Davı1d ve İbn Ebi Hatim Mesruk'un şöyle söylediğini nakletmişlerdir: "İbn Mes'o.d'a, Hz. Ali'nin kadının iki iddet süresinin sonuna kadar beklemesi gerektiğine dair görüşü ulaştı. Bunun üzerine o: "Kadınlar hakkındaki kısa suredeki ayetin Bakara Suresi'ndeki ayetten daha sonra indiği konusunda herkes ile mülaaneye hazırım" dedi ve şu ayeti okudu: "Hamile o/an/arın bekleme süresi ise, yüklerini bırakma/arı (doğum yapma/arı)dır."(Talak 4) Böylece Hz. Ali'nin "kadınlar hakkındaki kısa sure" ile neyi kastettiği anlaşılmıştır. Bu rivayete göre, Talak Suresi'nden bu şekilde bahsetmek caizdir
Sahih Buhari
·Tefsir
·Hadis 4910
· · ·
Ebu's-Senâbil (bin Ba'kek) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Sübey'a el-Eslemiyye bint-i el-Hârîs (r.anha), kocasının vefatından yirmi küsur gece sonra doğum yaptı. Sonra lohusalık hâlinden çıkınca evlenme tekliflerini almaya hazırlandı. Onun bu durumu kınandı ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e de anlatıldı. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: «Eğer (evlenme işini) işlerse (bunu yapabilir) çünkü iddet süresi bitmiştir.» Diğer tahric. Tirmizi, Nesai BU KONUDAKİ MÜSLİM HADİSLERİ VE İZAH: 1484
İbn Mace
·Talak (Boşanma)
·Hadis 2027
· · ·
Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe'den rivayete göre (babası) Ömer b. Abdullah b. eI-Erkam Zührl'ye mektup yazarak ona EsIemli Haris kızı Subey'a'nın yanına gitmesini ve ona kendisi ile ilgili hadisi ve ResuIullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den fetva istemesi üzerine kendisine neIer söyIediğini sormasını emretti. Bunun üzerine Ömer b, Abdullah b. eI-Erkam, Abdullah b. Utbe'ye mektup yazarak şunu haber verdi: eI-Haris'in kızı Subey'a'nın kendisine haber verdiğine göre o Sad b. HavIe'nin nikahı aItında idi. -O da Amir b. Luey oğullarından oIup Bedir'e katıIanIardandı.- Veda Haccında kendisi hamile iken kocası vefat etmişti. Vefatının akabinde fazIa zaman geçmeden doğum yaptı. LoğusaIığı bitince kendisine talip oIacakIar için süsIenmeye başIadı. Abdu'd-Dar oğullarından bir adam oIan Ebli's-Senabil b. Ba'kek de onun yanına gitti ve ona: Bu halin ne oIuyor, nikahIanmayı ümit ederek sana talip oIanIara süsIendiğini görüyorum. Şüphesiz sen Allah'a yemin ederim ki üzerinden dört ay on gün geçmedikçe nikahIanamazsın. Subey'a dedi ki: O bana bunIarı söyIeyince, akşam oIur oImaz eIbiseIerimi giyindim, ResliIullah sallallahu aleyhi ve sellern'e gidip ona durumu sordum. O da bana doğum yapınca (evlenmemin) helal olduğunu bana fetva verdi ve uygun gördüğüm takdirde evlenebileceğimi söyledi." Bu Hadis 5319 numara ile gelecektir. Fethu'l-Bari Açıklaması: Bu başlıktaki beşinci (3989.) Ebu Hureyre'nin rivayet ettiği Bi'ri Maune'de şehit edilenlerin kıssası ile ilgili hadisin tamamının açıklaması ileride er-Red' gazvesinde gelecektir. Burada bu hadisin zikredilmesinden maksat hadiste geçen: "Onların büyüklerinden birisini öldürmüştü" ifadesinin yer almasıdır. İleride bunun Bedir günü olduğuna dair açık ifadeler gelecektir
Sahih Buhari
·Gazalar (Megazî)
·Hadis 3991
· · ·
Abdullah b. Abbas ve Ebu Hureyre'ye kocası ölen hamile kadının iddeti soruldu. İbn Abbas: «îki iddetin sonraya kalanı kadar başka kocayla evlenmesi helal olur.» dedi. Bunun üzerine Ebu Seleme b. Abdurrahman, Resulüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ın hanımı Ümmü Seleme'nin yanına giderek bu meseleyi ona sordu. Ümmü Seleme dedi ki: Sübey'a el-Eslemiyye kocası öldükten onbeş gün sonra doğurdu. Onunla biri genç, diğeri yaşlı iki kişi evlenmek istedi. Kadının gönlü gence meyletti. İhtiyar: «daha iddetin bitmedi» dedi. ihtiyarın ailesi seyahatte idi. Dönünce başkasından önce davranarak onu kendisine almalarını rica etti. Bunun üzerine kadın Resulüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'a gelip durumu öğrenmek isteyince, Resulüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «İddetin bitti evlenebilirsin. İstediğinle evlen» buyurdu
Muvatta-i Malik
·Talak (Boşanma)
·Hadis 1243
· · ·
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyet edilmiştir: “İbn Ömer’in azâd edip hürriyetine kavuşturduğu kadın yanına gelerek zor günler geçiriyorum bu yüzden Irak’a gitmek arzusundayım.” Bunun üzerine İbn Ömer, şu karşılığı verdi: “Neden toplanma yeri olan Şam’a değil
…
Sabret ahmak kadın
…
Ben Rasûlullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu işittim: Her kim Medîne’nin darlık ve kıtlığına katlanırsa kıyamet günü ben ona şâhid ve şefaatçi olacağım.” Diğer tahric: Müslim, Hac Tirmizî: Bu konuda Ebû Saîd, Sûfyân b. ebî Züheyr ve Sübey’a el Eslemiyye’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis Ubeydullah’ın rivâyeti olarak bu şekliyle hasen sahih garibtir
Tirmizi
·Faziletler
·Hadis 3918
· · ·
Yezid'den rivayete göre İbn Şihab kendisine şunu yazmıştır: Ubeydullah İbn Abdullah'ın kendisine babasından haber verdiğine göre o: 'ibn el-Erkam'a mektup yazarak Subey'a el-Eslemiyye'ye Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in nasıl fetva verdiğini sordu. Subey'a: Bana doğumumu yaptığım takdirde nikahlanabileceğime dair fetva verdi, dedi
Sahih Buhari
·Talak (Boşanma)
·Hadis 5319