Meymune'den rivayete göre, "Bir fare yağın içine düşüp ölmüştü. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e durumu hakkında soru sorulunca: Onu ve etrafında bulunan yağı atınız ve kalanı yiyiniz, diye buyurdu
Sahih Buhari ·Av ve Kesim ·Hadis 5538
Ashab-ı Kiram — kg_varlik (run_id=3)
Meymune · Meymûne · Hz. Meymune · Meymune binti Haris · Meymüne · Hz. Meymûne · Meymûne bint el-Hâris · Meymûne binti'l-Hâris · Meymûne bintİ'l-Hârîs · Meymune (r.anha)
Meymune'den rivayete göre, "Bir fare yağın içine düşüp ölmüştü. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e durumu hakkında soru sorulunca: Onu ve etrafında bulunan yağı atınız ve kalanı yiyiniz, diye buyurdu
Sahih Buhari ·Av ve Kesim ·Hadis 5538
Bana Ali b. Hucr es-Sa'dî rivayet etti. (Dediki): Bana İsa b. Yunus rivayet etti. (Dediki): O Bize A'meş Salim bin Ebi'l- Ca'd'dan o da Kureyb'den, o da İbni Abbas'tan naklen rivayet etti. Demiş ki: Bana teyzem Meymune rivayet etti. Dedikİ: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e cünüplükten dolayı gusletmesi için suyunu getirdim. Ellerini iki ya da üç defa yıkadıktan sonra elini kab'a soktu sonra onunla fercine su döküp sol eliyle de onu yıkadı. Sonra sol elini yere vurdu onu iyice ovaladı sonra namaz abdesti gibi abdest aldı, sonra avuçlarını doldurarak başına üç avuç su boşalttı sonra vücudunun geri kalan kısmını yıkadı sonra o durduğu yerden çekilerek ayaklarını yıkadı sonra ona (kurulanması için) mendil (havlu) getirdim, ama onu istemedi. Diğer tahric: Buhari, 260, 249, 257 -buna yakın muhtasar olarak-, 259 -buna yakın-, 265 -buna yakın muhtasar olarak-, 266 -buna yakın-, 274 -buna yakın-, 276, 281 -muhtasar olarak buna yakın-; Müs!im, 765 -muhtasar olarak-; Ebu Davud, 245 -uzunca-; Tırmizi, 103 -buna yakın muhtasar olarak-; Nesai, 253, 416 -buna yakın muhtasar olarak-, 417, 406 -muhtasar olarak-; İbn Mace, 467 -muhtasar olarak
Sahih Müslim ·Hayız ·Hadis 722
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr b. Hâzim rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Fezâre, Yezid b. Esam'dan naklen rivayet eyledi. (Demiş ki) ; Bana Meymune binti Haris anlattı ki, Resulullah {Sallallahu Aleyhi re Sellem) kendisi ihrâmsızken onunla evlenmiş. Yezîd: «Meymune benim ve ibnî Abbâs'ın teyzemizdi.» demiş. İzah için buraya tıklayın
Sahih Müslim ·Nikah (Evlilik) ·Hadis 3453
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in mevlası Meymune (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Oruçluyken oruçlu eşini öpen adamın durumu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e soruldu. Buyurdu ki : «İkisinin orucu bozulmuş olur.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Hadisin isnadı zayıftır. Çünkü Zeyd bin Cübeyr'in ve Şeyhi Ebu Yezid ed-Dinni'nin zayıflığı üzerinde alimlerin ittifakı vardır. Et-Takrib'de de Ebu Yezid ed-Dinni'nin meçhul olduğu nakledilmiştir. Ez-Zübeyri de : Bu hadis münke•rdir ve Ebu Yezid meçhuldür, demiştir
İbn Mace ·Oruç (Sıyam) ·Hadis 1686
Abdullah İbn Şeddâd'dan şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in hanımı teyzem Meymûne (r.anha)'dan kendisinin hayız olduğunu, bu yüzden namaz kılmadığını, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in secdeye gittiği yerin kenarında yattığını ve seccade üzerinde namaz kılan Allah Resûlü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in elbisesinin bir tarafının kendisine değdiğini işittim. Tekrar;
Sahih Buhari ·Hayız ·Hadis 333
Meymune (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre: sallallahü aleyhi ve sellem), humre denilen bir çeşit sergi üzerinde namaz kılardı.) (Müslim, Mesacid: 48; Dârimi, Salat:)
Nesai ·The Book of the Masjids ·Hadis 738
Bize Ahmed b. Osman en-Nevfeli rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Âsim rivayet etti. (Dediki): Bize îbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Amr b. Dinar haber verdi. (Dediki): Bana hayli zaman önce Ata haber verdi. Dediki Bana İbni Abbas haber verdi. ona da Meymune haber vermiş ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zevcelerinden birinin bir koyunu varmış; koyun ölmüşde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Onun derisini alsanız da ondan istifade etsenizdi ya!» buyurmuşlar. İzah için buraya tıklayın
Sahih Müslim ·Hayız ·Hadis 810
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Benim şu mescidimde kılınan namaz Mescid’i Haram dışındaki diğer mescidlerde kılınan bin namazdan daha hayırlıdır.” Diğer tahric: Müslim, Hac; Nesâî, Mesacid Tirmîzî: Kuteybe bu hadisi “Ubeydullah’ı” atlayarak Zeyd b. Rebah ve Ebû Abdullah el Eğar diyerek hadisi aktarıyor. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Abdullah el Eğar’ın ismi Selman’dır. Bu hadis Ebû Hureyre yoluyla değişik şekillerde de rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu konuda; Ali, Meymûne, Ebû Saîd, Cübeyr b. Mut’ım, İbn Ömer, Abdullah b. Zübeyr ve Ebû Zerr’den de hadis rivâyet edilmiştir
Tirmizi ·Namaz (Salat) ·Hadis 325
İbn Abbâs (r.a.)'dan; demiştir ki: Teyzem Meymûne'nin nezdinde gecelemiştim. Nebi (s.a.v.) geceleyin kalktı, sabah namazının iki rekatlık sünnetiyle birlikte onüç rekat (namaz) kıldı. Ben her rekatteki kıyamının (suresini ---- okuyacak) kadar, (sürdüğünü) tahmin ettim. (Bu hadisi Ebû Dâvûd'â rivayet eden diğer ravi) Nûh b. Habîb sabah namazının iki rekatlık sünnetinin de bu onüç rekatten (sayılmış) olduğunu söylemedi. Diğer tahric: Nesai, kıyâmu'l-leyl
Ebu Davud ·Nafile Namazlar ·Hadis 1365
Ümmü Hanî (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre: sallallahü aleyhi ve sellem) ile Meymune hamur izleri bulunan bir leğenden su alarak birlikte yıkandılar.) (Müslim, Hayz: 10; Tirmizî, Tahara:)
Nesai ·The Book of Purification ·Hadis 240
Meymune (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: sallallahü aleyhi ve sellem), hanımları ile hayızlı olduğu hallerde bile, baldırları ve dizlerine kadar hayız elbiselerini giydikleri durumda onlarla mübaşeret ederdi.) (Müslim, Hayz: 2; Buhârî, Hayz:)
Nesai ·The Book of Purification ·Hadis 287
Meymune (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: sallallahü aleyhi ve sellem)’e gusledeceği suyu hazırladım ve bir perde çektim. -Meymune, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in guslünü anlattı- Sonra silinmek için kendisine bir hırka getirdim, kabul etmedi.) (İbn Mâce, Tahara: 113; Buhârî, Gusül:)
Nesai ·The Book of Ghusl and Tayammum ·Hadis 408
Abdullah b. Abbas'ın azatlısı Kureyb'den nakledilmiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in eşi Meymune, cariyesini azad etmişti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona "Onu dayılarından birine verseydin mükafatın daha çok olurdu" buyurdu
Sahih Buhari ·Hediyeler ·Hadis 2594
Bize Yahya b. Yahya Et-Temimi rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Abdillâh haber verdi. H. Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe dahî rivâyt etti. Dediki: Bize Abbâd b. Avvâm rivayet etti. Bunların ikisi de Şeybânî'den, o da Abdullah b. Şeddâd'dan naklen rivayet etmişler. Abdullah şöyle demiş: Bana Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Meymûne rivayet etti ve: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kılar; ben de onun hizasında bulunurdum. Bazen secde ettiğinde elbisesi bana dokunurdu. Küçük bir seccade üzerinde namaz kılardı.» dedi. İzah 661 de
Sahih Müslim ·Mescitler ve Namaz Yerleri ·Hadis 1504
Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyn b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): Bize Şeybân, Yahya'dan yâni îbnî Ebî Kesîr'den, rivayet etti. (Demiş ki) : Bana Ebû Seleme haber verdi. Ona da Dahhâk b. Kays'ın kız kardeşi Fâtime binti Kays haber vermiş ki: Ebû Hafs b. Muğîrete'l-Mahzumî kendisini üç talâkla boşamış. Sonra Yemen'e gitmiş. Ailesi efradı Fâtime'ye : Senin bizde nafaka hakkın yoktur; demişler. Bunun üzerine Hâlid b. Velîd birkaç kişi ile kalkarak Meymûne'nin evinde bulunan Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelmişler ve: Gerçekten Ebû Hafs, karısını üç talâkla boşamıştır. Acaba bu kadına nafaka var mıdır? diye sormuşlar. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem). «Ona nafaka yoktur ama iddet vardır.» buyurmuş. Fâtıme'ye de: «Nefsin hakkında benden önce bir iş yapma!» diye haber göndermiş; ve Ümmü Şerîk'in evine taşınmasını emir buyurmuş. Sonra tekrar haber göndererek: «Umrnü Şerîk'e ilk muhacirler ziyarete gelirler; sen â'mâ ibni Ummi Mektûm'un yanına git! Çünkü baş örtünü attığın vakit seni görmez.» buyurmuşlar. Bunun üzerine Fâtime onun yanına gitmiş. îddetî geçince Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisini Usâme b. Zeyd b. Hârise'ye nikâh etmiş
Sahih Müslim ·The Book of Divorce ·Hadis 3700
Bana Abdullah b. Hâşim b. Hayyân EI-Abdî rivayet etti. (Dediki); Bize, Abdurrahmân yâni Ibni Mehdî rivayet etti. (Dediki): Bize, Süfyân, Selemetü'bnü Küheyl'den, o da Kureyb'den, o da İbnİ Abbâs'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs şöyle demiş «Bir gece teyzem Meymûne'nin yanında kaldım. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin kalkarak hacetine gitti. Sonra yüzünü ve ellerini yıkadı. Sonra uyudu, sonra kalkarak su tulumuna gitti. Ve onun ağız ipini çözdü; sonra iki abdest arası (yâni haddinden fazla, lüzumundan az dökmemek şartı ile) bir abdest aldı. Suyu çok dökmedi fakat her yere ulaştırdı. Sonra kalkarak namaz kıldı. Ben de kalktım ve onun için uyandığımı zannetmesin diye şöyle bîr gerindim ve abdest aldım. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kıldı. Ben de sol tarafına durdum. O, elimden tutarak beni sağ tarafına çevirdi. Bu şekilde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in tam onüç rek'ât namazı tamam oldu. Sonra uzanıp yattı ve uyudu, hattâ horladi. Zâten uyuduğu vakit horlardı. Müteakiben Bilâl gelerek kendisine sabah namazını haber verdi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hemen kalktı ve namaz kıldı; ama abdest almadı. Duasında şu cümleler vardı : «Allah'ım! Benim kalbime nur, gözüme nûr, kulağıma nur, sağıma nur, soluma nûr, üstüme nûr, altıma nûr. Önüme nûr ve arkama nûr ver! benim nurumu büyült!» Kureyb; «Tâbûtda yedi kelime daha vardı, (onları unuttum.) dedi. Sonra Abbas oğullarından birine rastladım da onları bana söyledi ve: sinirimi, etimi, kanımı, saçımı ve tenimi diye anlattı. İki haslet daha söyledi.»
Sahih Müslim ·Sefer Namazı ·Hadis 1788
Meymune validemizden şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cenabetten dolayı abdest almak için abdest suyunu hazırladı. Sonra sağ eli ile sol eline iki ya da üç kez su döktü. Sonra avret mahallini yıkadı, daha sonra iki ya da üç kez elini yere veya duvara sildi. Sonra ağzını çalkaladı, burnuna su verdi, yüzünü ve kollarını yıkadı. Sonra başından aşağı su döküp bütün vücudunu yıkadı. Daha sonra bulunduğu yerden biraz kenara çekilerek ayaklarını yıkadı. Ona (kurulanması için) bir bez getirdim. Fakat, almadı. Eliyle suyu silkelemeye başladı
Sahih Buhari ·Gusül ·Hadis 274
Meymune validemizden şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) için gusül suyu hazırladım. Bir örtü ile onu perdeledim. Ellerine su döküp onları yıkadı. Sonra sağ eli ile sol eline su döküp avret mahallini yıkadı. Sonra ellerini yere değdirip sildi. Sonra yıkadı. Daha sonra ağzını çalkalayıp burnuna su verdi. Yüzünü ve kollarını yıkadı. Sonra başına su döktü ve suyu vücuduna akıttı. En sonunda bulunduğu yerden biraz kenara çekilerek ayaklarını yıkadı. Ona bir bez getirdim, ama almadı. Elleriyle suyu silkeleyerek bulunduğu kenara çekildi
Sahih Buhari ·Gusül ·Hadis 276
Âliye binti Sübey'den rivayet olunmuştur; dedi ki: Uhud'da bana ait bir koyun (sürüsü) vardı. Onlara kıran girdi(de pek çoğu öldü). Bunun üzerine Hz. Paygamber'in hanımı Meymûne'ye varıp bu durumu kendisine anlattım. Meymûne de bana: Onların derilerini alıp onlardan yararlanmalıydın, dedi. (Kendisine): Bu helâl inidir? dedi(m). Evet. Bir defasında Kureyş'ten bazı kimseler kendilerine ait bir koyunu eşek (sürür) gibi sürüyerek Rasûlullah (s.a.v.)'in yanına geldiler. Rasûlullah (s.a.v.) onlara; "Derisini almalı (ve tabakladıktan sonra ondan yararlanmalı) idiniz" buyurdu. (Onlar bu sözü işitince;) O bir leştir, {onun derisinden nasıl yararlanabiliriz)? dediler. Rasûlullah (s.a.v.): “O deriyi su ve mazı temizler" karşılığını verdi
Ebu Davud ·Libas (Giyim) ·Hadis 4126
(Mu'minlerin annelerinden olan) Meymune r.a.’dan: Şöyle söylemiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve ben bir kab'dan ğuslederdik
İbn Mace ·Taharet ve Sünneti ·Hadis 377
Süleyman b. Yesar'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Ebu Rafi' ile ensardan bir zatı gönderdi, Meymune binti Haris'i onları vekil kılarak kendisine nikahlattı. Kendisi ise henüz daha Medine'den çıkmamıştı
Muvatta-i Malik ·Hac ·Hadis 771
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir : Fatime binti Ebi Hubeyş, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Ya Resulallah! Ben müstehaza bir kadınım. Kan'dan temizlenemiyorum. Namazı terk edeyim mi? diye sordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: «Hayır! O ancak bir damar kanıdır, hayz değildir. Hayz geldiği zaman namazı bırak ve hayz gittiği zaman kanını yıka ve namaz kıl.» Bu Veki' (rahimehumullah)'in hadisidir." Tahric: Bu hadisi Kütüb-i Sitte sahibIerinin hepsi rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA : EI-Menhel yazarı, bu hadisin açıklaması bahsinde şöyle der: ''Fatime binti Ebi Hubeyş (r.anha)'nın Ümmü Seleme (r.anha) aracılığıyla bu soruyu Nebi (s.a.v.)'e intikal ettirdiği bazı rivayetlerde belirtilmiştir. Başka bir rivayete göre Meymune (r.anha)'nın kardeşi olan Esma (r.anha), bu soruda aracılıketmiştir. Buradaki hadisin zahirine göre Fatime (r.anha) şahsen Nebi (s.a.v.)'e sormuştur. Rivayetler arasında bir ihtila! yoktur. Çünkü sorunun tekerrür etmesi muhtemeldir. Şöyle de denilebilir: Fatime (r.anha), sordurmuştur. Ravi, aracıyı zikretmemiştir. Hadisin: ''Hayız geldiği zaman ... " ve: ''Hayız gittiği zaman.... " ifadeleri iki şekilde yorumlanabilir: 1- 'Senin hayız günlerin geldiği ... ve gittiği zaman...' buna göre eski adete göre hayız günleri hesaplanacaktır. Hanefi alimlerinin ve Ahmed bin Hanbel'in meşhur görüşü budur. 2 - 'Hayzın belirtisi olan koyu renkli kan geldiği ... ve bu kan bitip hayzın bitim belirtisi olan açık renkli kan gelmeye başladığı.. . Bu takdirde hayız günlerinin hesaplanması, kanın kuvvet ve zaafına dayanır. 'Şafii alimleri ile Malik'in görüşü budur. Yukarıda belirtildiği gibi hayız adetinin başlangıç ve bitimi, eski adete göre hesaplanabildiği gibi, kanın kuvvet ve zaaf vasfına göre de hesaplanabilir. Bu nedenle hadis, mu'tade kadının hayız hesaplaması, adete göredir, diyen alimlerin, veya; adete göre değil de temyize (kanın rengini ayırabilmek) göredir, diyen alimlerin görüşüne müsaittir. (İki taraftan birisinin görüşünü te'yid eder durumda görülmemektedir.) Hadisin: ''Hayız gittiği zaman kanını yıka... '' fıkrası ile kadının ğusletmesi ve kanlı yerini yıkaması kasdedilmiştir. Nitekim Buhari'nin bir rivayetinde: ''Sonra ğuslet ve namaz kı!.'' buyurulmuş, kanlı yerin yıkanması zikredilmemiştir. Bu ihtilaf Hişam'ın arkadaşları arasındadır. Onların bir kısmı, kanı yıkamayı zikretmiş, ğusletmeyi zikretmemiştir. Diğer bir kısmı ğusletmeyi anlatmış, kanı yıkamayı zikretmemiştir. Hepsi sikadır. Hadisleri Buhari ve Müslim' de bulunur. Bu nedenle gerek kanı yıkama ve gerekse ğusletme gereği açık olduğu için, iki gurup rivayetlerinde kısaltma yapmıştır, diye yorum yapılır. HAYIZIN KESİLMESİNİN ALAMETİ : İmam Ebu Hanife ve arkadaşlarının görüşüne göre müstahaza kadının hayız süresinin bitimine alamet, onun eski adeti ve zamanıdır. Adetini unuttuğu takdirde, araştırma yapacak, kuvvetli sanısına göre hareket edecektir. Şayet, kuvvetli bir kanaati yoksa bildiği günlerin en azıyla amel eder. İmam Şafii ve arkadaşlarına göre hayızın bitimi eski adete göre değil, kanının renk değişikliğine göre tesbit edilir. Siyah kan kırmızıdan kuvvetlidir. Kırmızı kan, sarı kandan; sarı kan da bulanık kandan kuvvetlidir. Müstahaza kadının kuvvetli kanı, hayız sayılır. Zayıfı da istihaza kabul edilir. Kanını kuvvetli ve zayıf gören kadına mümeyyize denir. Temyizin geçerliliği için üç şart vardır: 1 - Kuvvetli kan onbeş günden fazla devam etmiyecek. 2 - Kuvvetli kan yirmidört saatten az olmayacak ki, hayız sayılabilsin. 3 - Zayıf kan, onbeş günden az olmayacak. Ta ki, iki hayız arasında bir temizlik süresi sayılabilsin. Malik ve Ahmed'in de bununla hükmettikleri El-Ayni tarafından ifade edilmiştir. El-Ayni daha sonra: 'Bu şartlara uygun olarak görülen kuvvetli kan kesilip, zayıf kan gelmeye başlayınca ve böylece hayız zamanı bitince kadının derhal ğuslünü yapıp namaza başlaması vacibtir. Bundan sonra, namaz veya orucu terketmesi caiz değildir. Müstahaza olan bu kadının hükmü temiz olan kadının hükmü gibidir. İstithare (hayız bitiminden itibaren, üç güne kadar ğusletmek) lüzum yoktur. Şafii'nin hükmü budur. Malik'ten üç rivayet vardır: 1 - Hayız bitiminden itibaren üç gün istithal' yapacak, ondan sonra istihaza başlamış olur. 2 - Kuvvetli kan kesilip, yerine zayıf kan gelmeye başlasa bile kadın, onbeş güne kadar namaz kılmayacak, çünkü hayızın en çok süresi onbeş gündür. 3 - Mezhebimizde olduğu gibidir; demiştir. El-Ayni'nin dediğine göre hayızın en az müddeti, İmam-ı Malik'in mezhebinde yirmidört saattir. Halbuki meşhur mezhebine göre, hayızın en az süresi ibadet bakımından bir lahzadır. İddet bakımından bir gün veya günün bir parçasıdır. HADİSİN FIKIH YÖNÜ : 1. Cahil adam, bilmediği şeyleri alimlere sormalıdır. 2. Gerektiğinde, kadın erkeklerle konuşabilir. (İslami örtünmeye riayet etmek şartıyla) 3. Utanılan hususları sormak caizdir. 4. İhtiyaç zamanı namahrem kadının sesini dinlemek caizdir. 5. Sorulan zat, büyük de olsa sorana cevap vermelidir. 6. Hayız halinde kadın, namazı bırakır. Sonra da kaza etmez. Hariciler müstesna, kimse bu hükme muhalefet etmemiştir. 7. Müstahaza kadın, hayız zamanında namaz kılmaktan men edilmiştir. Bu yasaklama haram kılmak içindir. Yani namaz kılması haram olup, kılsa bile fasittir. Yasaklık bakımından farz namaz ile nafile namaz eşittir. Ka'be'yi tavaf etmek, cenaze namazı, tilavet ve şükür secdeleri, Kur'an'a dokunmak ve camiye gitmek de namaz gibidir. 8. Hayız kanı necistir. Pislikleri gidermek gerekir. 9. Hayız kanı kesilir kesilmez, istithar yapmadan namaz kılmak caizdir.'' İİSTİTHAR: Kadının hayz süresi bittikten sonra, üç gün kadar her gün yıkanmasıdır
İbn Mace ·Taharet ve Sünneti ·Hadis 621
Ümmü Hani r.a.’den şöyle demiştir: Şüphesiz Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve (hanımı) Meymune r.a., içinde hamur eseri bulunan bir çanaktan ğuslettiler
İbn Mace ·Taharet ve Sünneti ·Hadis 378
Meymune'nin rivayet ettiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e katı yağ içine fare'nin düşmesi soruldu. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Fareyi ve etrafındaki yağı atın. (Geriye kalan) yağınızı yiyin. Tekrar:
Sahih Buhari ·Abdest ·Hadis 235
Meymûne validemizden şöyle nakledilmiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cünüplükten temizlenmek için gusül abdesti aldığı bir sırada onu perdeledim. Ellerini yıkadı, sağ eli ile sol eline su döktü, avret mahallini ve buraya bulaşan şeyleri yıkadı. Sonra elini duvara veya yere sildi. Sonra namaz için abdest alır gibi abdest aldı. Ancak ayaklarını yıkamadı. Sonra vücuduna su döktü. Nihayet bulunduğu yerden biraz kenara çekildi ve ayaklarını yıkadı
Sahih Buhari ·Gusül ·Hadis 281
…
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir süre yattıktan sonra) kalkıp gece namazını kılmaya başladı. Ben de Onun sol tarafında namaza durdum. Bunun üzerine O benim elimden tutup sağ tarafına (çekerek) durdurdu
İbn Mace ·Namaz ve Sünneti ·Hadis 973
…
Nebi'in hanımı) Meymûne'den rivayet olunmuştur; dedi ki: Bizim azatlı bir cariyemize sadaka (olarak toplanmış koyunlar) dan bir koyun hediye edil(miş)ti, bir süre sonra koyun öldü. Derken Nebi (s.a.v.), (Ölü olarak yol üzerine atılıverilmiş olan) bu koyunun yanından geçti ve: "Bu koyun'un derisini tabaklayıp ondan yararlanmalıydılar" buyurdu. (Bunu işitenler); "Ey Allah'ın Rasûlü, o bir leştir, dediler. (Hz. Nebi de): "Ölü hayvanın ancak yenmesi haramdır" karşılığını verdi. Bu hadis Müslim, hayz; Tirmizî Iibas; Nesâî Fer’ dede var. İzah 4124 te
Ebu Davud ·Libas (Giyim) ·Hadis 4120
İbni Abbas r.a.’den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in hanımlarından biri (Meymune) büyükçe bir çanakta(ki sudan bir miktarla) gusletti.Biraz sonra Resulullah s.a.v. gelerek (o sudan) gusletmek veya abdest almak istedi. Bunun üzerine hanım: Ya Resulullah! Şüphesiz ben cünüp idim. (Bu sudan guslettim) dedi. Resulullah s.a.v. de: '' Su necis olmaz '' buyurdu. AÇIKLAMA : Hadis'i, Tirmizi, Nesei, Ebu Davud, Ahmed ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir. Ebu Davud. Taharet kitabının "SU NECİS OLMAZ'' başlığı ile açtığı babta, hadisi aynı senedie rivayet etmiştir. Yalnız burada son ravi Ebu Bekir bin Şeybe iken orada bunun yerine Müsedded var. EI-Menhel yazarı, hadisi açıklarken şöyle söyler: Hadiste ismi anılmayan hanım Meymune r.anha'dır. Çünkü Darekutni'nin İbn-i Abbas'tan aldığı rivayette bu olay Meymune'nin ağzından anlatılıyor. (İbn-i Maceh'in (372 nolu) hadisi de buna delalet ediyor. (Annemiz) Meymune (r.anha), büyükçe bir çanaktaki sudan bir miktarını avuçlamak suretiyle boy abdestini aldıktan sonra Resul-i Ekrem s.a.v. gelerek çanakta kalan su ile abdest veya boy abdestini almak istiyor. Meymune (r.anha) ise cünüp iken elini soktuğu çanaktan su almakla artan suyun artık abdest ve ğusülde kullanılamıyacağını sandığı için durumu Resul-i Ekrem'e haber veriyor. Resul-i Ekrem ise cünüp bir uzvun necis bir uzuv gibi suyu necis etmediğini bildiriyor. Hadisteki; الَمْاء لاَ يجنب (el mai la yucnibu.) cümlesinin lugat manası: "Su cünüp olmaz.'' demek ise de bu cümleyi: "Su necis olmaz'' şeklinde terceme etmek gerekir. Çünkü Nesei'nin rivayetinde bu cümle şöyledir: ............. "Şüphesiz bir şey (yani cünüp uzuv) suyu necis etmez.'' Resul-i Ekrem burada müşakele denilen edebi san'ata uygun olarak yani Meymune'nin kullanmış olduğu cünüplük tabirine uysun diye "La Yucnibu'' tabirini kullanmıştır. İmam Malik, Nehai, Hasan-ı Basri ve Sevri bu hadisi delil göstererek abdest ve ğusülde kullanılmış olan suyun, temizleyici olduğuna yani necasetin giderilmesinde ve abdest ile gusülde kullanılabildiğine hükmetmişlerdir. Fakat abdest ve ğusülde kullanılmış olan ve fıkıh lisanında «Müsta'mel» adını alan suyun temiz olmakla beraber temizleyici olmadığına hükmeden fıkıh alimleri bu hadisin delil gösterilemiyeceğini beyan etmişlerdir. Şöyle ki: Meymune, çanağın içinde ğusletmemiştir. Çanaktan su avuçlayıp çanak dışında yıkanmıştır. Çünkü çanak içinde yıkanması çok zor ve uzak bir ihtimaldir. Muhtemel olan bir şey ise delil olamaz. Kaldı ki Beğavi'nin Şerhu's-Sünne'de ve EI-Mesabih'teki İbn-i Abbas'ın rivayeti (37) açıkca belirtiyor ki Meymune çanaktaki suyun bir miktarını kullanmış ve bir miktar su artmıştır. Resul-i Ekrem de artan su ile ğusletmiştir. Ğusülden artmış olan suyun temizleyici oluşu ğusülde kullanılmış olan suyun temizleyici olduğuna delalet etmez. EI-Menhel yazarı, El-Mirkat' tan naklen yukardaki malümatı verdikten sonra hadisten alınan fıkhi hükmü şöyle beyan ediyor: Kadının abdest veya ğusülde tek başına kullandığı sudan artan kısım ile erkek abdest ve ğuslünü alabilir. Ebu Hanife, Malik, Şafii ve alimlerin cumhuru bu hükme katılmışlardır
İbn Mace ·Taharet ve Sünneti ·Hadis 370
İbn Abbas (r.a.)'den; demiştir ki; Teyzem Meymune'nin evinde gecelemiştim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geceleyin kalktı, su tulumunun ağzını çözüp abdest aldı, sonra da tulumun ağzını bağladı ve namaza durdu. Hemen ardından ben de kalkıp onun aldığı gibi abdest alarak gelip sol tarafına durdum. Beni sağ eliyle tutarak arkasından dolandırıp sağ yanına durdurdu ve namazı onunla beraber kıldım. Diğer tahric: Müslim, salatü'l-müsafirîn; Buharî, davat; Tirmizi, eşribe; daavat; Nesaî, imame; Ahmed b. Hanbel, I
Ebu Davud ·Namaz (Salat) ·Hadis 610
Bize İshâk b. İbrahim El-Hanzalî rivayet etti. (Dediki): Bize Mervân b. Muâviyete'l-Fezârî haber verdi. Dediki: Bize Ubeydullah b. Abdillâh b. El-Esâm, Yezid b. El-Esâm'dan naklen rivayet etti. ona da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Zevcesi Meymune haber vermiş. Demiş ki: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) secde ettiği vakit, kollarını o kadar uzaklaştırır (yâni açar) di ki; arkasından koltuklarının beyazlığı görünürdü. Oturduğu vakit de sol uyluğunun üzerine çökerdi.»
Sahih Müslim ·The Book of Prayers ·Hadis 1108