TR EN AR
← Tüm İsimler

Hüseyn

Ashab-ı Kiram — kg_varlik (run_id=3)

12 pasaj · sahabe
Bu isimler geçer

Hüseyn · Huseyn · Hz. Hüseyn

Abdullah b. Büreyde babası (Büreyde)'nin şöyle dediğini nakletmiştir: Resûlullah (s.a.v.) bize hutbe irad ederken, Hasan ve Huseyn (r.a.) üzerlerinde kırmızı birer gömlek olduğu halde düşekalka (mescide) geliverdiler. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) hemen inib onları aldı ve onlarla birlikte minbere geri çıktı. Sonra da: "Allah doğru söyledi: "Mallarınız ve çocuklarınız ancak imtihan vesilesidir.[ Teğâbun 15; Enfâl 28] Bunları gördüm, sabredemedim" buyurdu ve hutbeye başladı

Ebu Davud ·Namaz (Salat) ·Hadis 1109

· · ·

Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Bişr Zekeriyya'dan, o da Mus'ab b. Şeybe'den, o da Safıyye binti Şeybe'den naklen rivayet etti. (Demişki): Âişe şunları söyledi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), üzerinde siyah yünden ma'mul nakışlı bir örtü olduğu halde sabahlayın (evden) çıktı. Derken Hasan b. Ali geldi. Onu örtünün içine aldı, sonra Hüseyn geldi, o da beraberinde girdi. Sonra Fâtime geldi. Onula içeri aldı. Sonra Ali geldi. Onu da içeri aldı. Sonra : «Ey Ehl-i Beyt! Allah ancak ve ancak sizden ricsi gidermek ve sizi tertemiz paklamak istiyor.» [Ahzab 33] âyetini okudu

Sahih Müslim ·Sahabe Faziletleri ·Hadis 6261

· · ·



Ebî Şeybe de rivyet etti. (dediki): Bize îbni'l -Mübarek ile Yezid b. Hârûn rivayet ettiler. H. Bana Alîyyü'bnü Hucr dahî rivayet etti. (dediki): Bize İbni'I-Mübârek ile Fadl b. Mûsâ haber verdiler. Bu râvllerin hepsi Huseyn'den bu isnâdla rivayette bulunmuş fakat Ümmü Kâ'b'ı zikretmemişlerdir

Sahih Müslim ·Cenaze Namazı ·Hadis 2236

· · ·

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyn, Davud b. Ebî Hind'den, o da Ebû Osman'dan, o da Sa'd b. Ebî Vakkâs'dan naklen haber verdi. Sa'd şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Garb ehli kıyamet kopuncaya kadar Hakk üzere yardımcı olmakta devam edeceklerdir» buyurdular. izah: Bu rivayetlerin bazılarını Buhari Menakıb bahsinde tahri etmişir. Hadisi Şerifin izahı Kitabu-l-İman'ın sonlarında geçmişti. Buradaki kokudan murad kıyamete yakın Yemen taraflarından çıkarak kadın erkek her mu'minin ruhunu kabzedecek olan rüzgârdır. Bahsedilen taife veys cemaata gelince: Buhârî bunlardan murad ulemâ olduğunu söylemiş; imam Ahmed b. Hanbel ise: -«Bunlar ehli Hadîs değilseler kimler olacağını bende bilemiyorum» demiştir. Kadı iyâd imam Ahmed in bu sözüyle Ehl-i Sünnet vel-Cemaati, hadîs ulemasının mezhebinde olanları kasdettiğini söylemektedir. Nevevî diyor ki: «ihtimalki bu taife muhtelif mu'minler arasına dağılmıştır. Bazıları cengâver yiğitler, bir takımları fukaha ve hadîs uleması kimisi zâhıd kimisi Emri bil ma'rufu yapan zevattır. Hepsinin bir yerde toplu bulunmaları lâzım gelmez. Bilâkis muhtelif yerlerde bulunurlar.» Hadisin son rivayetinde zikri geçen «Garb ehlî»'nden murad Ali b. Medînî'ye göre araplardır. Garb: Büyük kova manasına gelir. Bunu ekseriyetle arablar kullandıkları için onlara «Garb Ehli» denilmiştir. Diğer ulemaya göre Garbdan murad batıdır. Muaz bunların Şamlılar olduğunu söylemiştir. Kudüslüler olduğunu bildiren hadisde vardır. Bazıları «Garb Ehlinden murad: Hiddet ve şiddet sahibi insanlardır. Hasılı yer yüzü kıyamete kadar cihaddan hâli kalmayacaktır. Bir yerde harb ve cidal bitse başka yerde yenisi patlayacak kıyamet yaklaşıncaya kadar bu böyle gidecek ve Hak yolunda mücahede eden halis müslümanlar bulunacaktır. Hadîsin bir rivayeti Allah'ın çok hayır vermek istediği kulunu fakih yaptığı bildirilmektedir.Yani o kimseye Şeriat sahibinin emirleriyle nehiylerinin sırrını ilâhi bir nûr ile anlatır. Bu rivâyet ilmin ve ulemanın faziletine, din âlimi olmanın imanı kurtarmaya bir alâmet sayıldığına delildir. Hadisi Şerifin bütün rivayetleri bir mucizeyi ispat etmektedir. Bu mucize Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in haber verdiği cemaatlerin bugüne kadar her devirde zuhur edip hak din uğuruna mücadele etmeleridir Hadisi Şerif ayrıca icmaın hüccet olduğuna da delildir. Nevevî: ««Bu hadîs kendileriyle istidlal edilen en sahih hadislerdendir.» diyor

Sahih Müslim ·İdare (Imamet) ·Hadis 4958

· · ·

Bize Vehb b. Bakıyye Halid'ten, Amr b. Avn'de Hüseyn'den aynı manâ ile haber verdiler. Halid ile Hüseyn İsmail'den, o da Kays'tan nakletti, Kays şöyle demiştir: Ebu Bekr (r.a) Alah'a hamd ve sena ettikten sonra şunları söyledi: "Ey insanlar şüphesiz siz şu, "Siz kendinize bakınız, siz hidayet yolunda olduğunuzda sapıtan size zarar vermez" (Maide 105). âyetini yanlış anlıyorsunuz." Vehb b. Bakıyye Halid'den: Ebu Bekir'in şöyle dediğini nakletti: Biz Rasûlullah (s.a.v.)'i şöyle derken işittik: "Şüphesiz insanlar zulmü gördükleri zaman, güçleri yettiği halde ona mani olmazlarsa, Allah'ın azabının hepsi üzerine inmesi pek yakındır." Amr'da Hüseyin'den Ebû Bekr'in şunları söylediğini nakletti: Ben RasûMIah'i şöyle derken işittim: "Bir millet ki aralarında kötülük işlenir, sonra onlar o kötülüğü değiştirmeye güçleri yettiği halde değiştirmezlerse, Allah yakın bir zamanda mutlaka onlara genel bir azab verir." Ebû Davûd şöyle demiştir: Bu hadisi, Halid'in dediği şekilde Ebû Usâme ve bir cemaat rivayet et­ti. O rivayette Şu'be böyle dedi: "Bir kavim ki aralarında kötülükler işlenir, sayılan onu işleyenlerden çok olduğu halde ona mani olmazlarsa.....”

Ebu Davud ·Savaşlar ve Melhame ·Hadis 4338

· · ·

Bize Süreye b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyn rivayet etti. (Dediki): Bize Humeyd, Bekir'den, o da Enes (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet eyledi. Enes (Radiyallahu anh) şöyle demiş: «Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i hacc ile umrenin her ikisi için telbiye getirirken işittim." Bekir demiş ki: «Ben, bunu İbni Ömer'e anlattım da : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yalnız hacc için telbiye getirdi, dedi. Müteakiben Enes'e rastlıyarak, İbni Ömer'in sözünü ona anlattım, Enes: Siz, bizi gâlibâ çocuk sayıyorsunuz? Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'i: (Umre ve hacc için Lebbeyk!) buyururken işittim; dedi.»

Sahih Müslim ·Hac ·Hadis 2995

· · ·

Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Şuca' b. Mahled rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekrindir. (Dedilerki): Bize Hüseyn (bu zât ibni Ali El-Cu'fi'dir) Zâide'den, o da Süddi'den, o da Abdullah El-Behi'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e insanların en hayırlıları kimlerdir? diye sordu : «İçinde benim bulunduğum asırdır. Sonra ikinci, daha sonra üçüncü {asırdır).» buyurdular

Sahih Müslim ·Sahabe Faziletleri ·Hadis 6478

· · ·

Bana Abdullah b. Rûmi El-Yemâmi ile Abbâs b. Abdi'l-Azim El-Anberi rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Nadr b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): Bize İkrime (bu zât ibni Ammâr'dır.) rivayet etti. (Dediki): Bize İyâz babasından rivayet etti. (Şöyle demiş): Ben Hasan ve Hüseyn'le birlikte Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in alaca katırını yettim. Kendilerini ta Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hücresine götürdüm. Biri önünde, biri arkasında idi

Sahih Müslim ·Sahabe Faziletleri ·Hadis 6260

· · ·

Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahim b. Süleyman Asım'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Müverrik rivayet etti. (Dediki): Bana Abdullah b. Ca'fer rivayet etti. (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) seferden geldiği vakit bizim tarafımızdan karşılanırdı. Bir defa benimle Hasan veya Hüseyn tarafından karşılandı da birimizi önüne, öbürümüzü de arkasına bindirdi. Tâ ki Medine'ye dahil olduk. İzah 2429 da

Sahih Müslim ·Sahabe Faziletleri ·Hadis 6269

· · ·

Ali r.a.’in oğlu Hz. Hüseyn r.a.'in oğlu Ali şöyle rivayet eder: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem namazda rüku ve secdeye eğilirken ve secdeden kalkarken tekbir alırdı. Allah'ın rahmetine kavuşuncaya kadar namazı hep böyle kıldı

Muvatta-i Malik ·Namaz (Salat) ·Hadis 163

· · ·

Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize İshâk b. İsâ rivayet etti. (Dediki): Bana Mâlik, Ebu'n-Nadr'dan, o da Âmir Sa'd'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Babamı şunu söylerken işitim: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i yürüyen bir canlı için: »Bu cennettedir» derken işitmedim. Yalnız Abdullah b. Selâm için (soylediği) müstesna! izah: Bu hadisi Buhâri «Menâkıbu'l-Ensar» bahsinde; Nesâi «Kitâbu'l-Fedâil'de tahric etmişlerdir. Ulemâdan bazıları: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hz. Sa'd dahil olmak üzere on zâtı sağlıklarında cennetle müjdelediği halde Sa'd bu sözü nasıl söyleyebilmiştir!» demişlerdir. Hattâbi buna cevâb vermiş: «Sa'd (Radiyallahu anh) kendisini tezkiyeden çekinmiş, din kardeşi için gördüğü hakkı kendinde görememiştir» demiştir. Bu husûsda Nevevi şunları söyler: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in : «Ebû Bekr cennettedir; Ömer cennettedir; Osman cennettedir ve Ali cennettedir...» buyurarak on zâtı sonuna kadar saydığı sübut bulmuştur. Hz. Hasan'ia Hüseyn'in cennet gençlerinin efendileri olduğunu Ukâşe ile Sabit b. Kays ve başkalarının da bunlar arasında bulunduğunu haber verdiği dahi sübût bulmuştur. Fakat bu Sa'd'ın sözüne muhalif değildir. Çünkü Sa'd onun başkalarını cennetle müjdelemesinin aslını inkâr etmemiş, sadece ben işitmedim, demiştir...» Hz. Abdullah b. Selâm cennetle müjdelenen bahtiyarlardan biridir. Cahiiiyyet devrinde ismi Husayn imiş. Bilâhere Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine Abdullah ismini vermiştir

Sahih Müslim ·Sahabe Faziletleri ·Hadis 6380

· · ·

Bana Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki): Bize Huseyn -ki ibnü'l Müsenna'dır- rivayet etti. (Dediki): Bize Leys Ukayl'den rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Abdillah b. Kuhzâz dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Selemetü'bnü Süleyman rivayet etti. (Dediki): Bize Yunus haber verdi. Bunların ikisi de Zührî'den bu îsnadla İbni Cüreyc'in dediği gibi: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaza kalktığı vakit ellerini ta omuzları hizasına kadar kaldırır; sonra tekbir alırdı» şeklinde rivayet etmişlerdir

Sahih Müslim ·The Book of Prayers ·Hadis 863