TR EN AR
← Tüm İsimler

Esma binti Ebi Bekr

Ashab-ı Kiram — kg_varlik (run_id=3)

11 pasaj · sahabe
Bu isimler geçer

Esma binti Ebi Bekr · Esma binti Ebî Bekr · Hz. Esma binti Ebi Bekr

Yahya dediki: Bana da Ebû Seleme rivayet etti. Ona da Urve b. Zübeyr rivayet etmiş, ona da Esma binti Ebî Bekr rivayet etmiş ki: Kendisi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işitmiş: «Allah (Azze ve Celle)'den daha kıskanç hiç bir şey yoktur.»

Sahih Müslim ·Tevbe ·Hadis 6996

· · ·

Bize Ebu Kureyb de rivayet etti (Dedi ki) : Bize İbni Nümeyr rivayet etti. H. Bana Ebu't-Tahir'de rivayet etti. (Dediki): Bana İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yahya b. Abdillah b. Salim ile Malik b. Enes ve Amr b. Haris hep birden Hişam b. Urve'den bu isnadla Yahya b. Said hadisinin mislini haber verdiler. DAVUDOĞLU AÇIKLAMA: «Tehuttü» ovalar demektir «tekrusu» dahî ovalamak manasına gelirsede bazılarına göre aralarında fark vardır. «Tehuttu» elle ovmak «tekrusu» ise parmakların uçları ile oğuşturmaktır. Binaenaleyh «tekrusu» kelimesinde ötekinden daha ince bir dikkat manası vardır. «Tendahu» Hattabiye göre yıkar demektir. Kurtubî ise «Bundan murad: «üzerine su serpmektir.» demiştir. Hadis-i Şerifte evvela kan bulaşan elbisenin elle ovulacağı sonra su dökerek parmakların uçları ile ovalanarak yıkanacağı bildirildiğine göre ondan sonra zikredilen «tendahu» kelimesinin manası her halde su dökmek olacaktır. Onun için de bu kelimeye Kurtubî'nin verdiği mana daha makbul görülmüştür. Çünkü Hattabî'nin kavline göre yıkama.emri lüzumsuz olarak iki defa tekrar edilmiş olsun. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)e gelen kadının Hz. Esma binti Ebi Bekr olduğu İmam-ı Şafiî 'nin Süfyan b. Uyeyne tarikiyle Hişamdan rivayet ettiği hadiste tasrih edilmiştir Nevevî bunu kabul etmemiş ve o rivayeti zayıf bulmuşsada kabul etmemek için sebep yoktur. Çünkü ravi kendi ismini mübhem bırakabilir. Bunun emsali bazı hadislerde görülmüştür. Binaenaleyh Hz. Esma: «Bir kadın geldi» demekle kendini kastetmiş olabilir. Bu hadisin rivayetleri muhteliftir. Bazılarında burada olduğu gibi kan bulaşan elbiseyi elle ve tırnak ucuyle ovuşturarak suyla yıkamak zikredilmiş diğer bazılarında suya sidr yani nebk ağacının yaprağını katarak yıkamak emredilmiş; hatta bir rivayette: «Sana su yeter, kanın eseri zarar etmez.» buyurulmuştur. NEVEVİ ŞERHİ: Bu babta "Esma (radıyallahu an ha) , nın ... dedi, sonra o elbisesinde namaz kılar" hadisi yer almaktadır. "Hayda" hayız (ay hali) demektir. (673) "Onu ovalar yani onu kazır ve onu oradan giderir. Onu su ile yıkar. " Yani parmak uçları ile temizlenmesi için su ile toplayıp, bir araya getirerek su ile yıkar. (3/199) Hadisten Çıkan Hükümler 1- Necasetin su ile yıkanması kap eder. 2- Necaseti sirke ya da benzeri başka bir sıvı ile yıkamak yeterli değildir çünkü böyle yapan kişi emrolunanı terk etmiş olur. 3- Kan necistir. Bu hususta Müslümanlar icma halindedir. 4- Necasetin izale edilmesi için belli bir sayı şartı yoktur. Aksine temizlenmesi yeterlidir. 5- Bunun dışında daha başka hükümler de vardır. Şunu bilmek gerekir ki, necasetin giderilmesinde vacip olan ayıklanıp temizlenmesidir. Şayet necaset ise -sidik ve benzeri gözle görülmeyen necaset türünden olan- hükmı bir necaset ise onun bir defa yıkanması kap eder, fazlası vacip değildir ama ikinci ve üçüncü defa yıkanması da müstehaptır. Çünkü Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: "Biriniz uykusundan uyanacak olursa elini üç defa yıkamadan kaba daldırmasın." Açıklaması daha önceden geçmiş idi. Şayet necaset kan ve buna benzer aynı(maddi) bir necaset ise aynının giderilmesi zorunludur. Aynının giderilmesinden sonra ikinci ve üçüncü defa yıkanması ise müstehaptır. Elbiseyi yıkadıktan sonra sıkmak şart mıdır? Bu hususta iki görüş vardır: Daha sahih olan görüşe göre şart olmadığıdır. Aynı necaseti yıkadıktan sonra renginin kalmasının ona bir zararı olmaz. Hatta temizlik hasıl olur. Şayet necasetin tadı kalmış ise elbise de necis demektir, tadının mutlaka izale edilmesi gerekir. Eğer kokusu kalmışsa Şafil'nin bu hususta iki görüşü vardır. Daha sahih olan görüşü temiz olacağıdır, ikinci görüşü ise temiz olmaz. Allah en iyi bilendir

Sahih Müslim ·Taharet (Temizlik) ·Hadis 676

· · ·

Esma binti Ebi Bekr (r.a.)'dan, demiştir ki; "Bir kadının Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e: "Bizden biri temizlendiği zaman (hayızlı iken giydiği) elbisesini ne yapsın, onunla namaz kılsın mı?" diye sorduğunu işittim (Resulullah s.a.v.) şöyle cevap verdi: "Baksın, eğer onda kan görürse, biraz su ile ovalasın (bu suda veya elbisede kan izi) görmeyinceye kadar yıkasın ve namazını kılsın.” Not: Bu son cümleyi, "Kan izi göremediği (fakat şüphe ettiği) yeri yıkasın" şeklinde de anlamak mümkündür. Diğer tahric: Buhari, hayz

Ebu Davud ·Taharet (Temizlik) ·Hadis 360

· · ·

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Abdillah, Abdülmelik'den, o da Esma binti Ebî Bekr'in azatlısı Abdullah'dan naklen haber verdi. Bu Abdullah Atâ'nın oğlunun dayısı idi (Demişki): Beni Esma', Abdullah b. Ömer'e gönderdi de şunları söyledi Duydumki, sen üç şeyi haram kılıyormuşsun: Elbisede alemi, ergovan eğer yastığını ve bütün Receb ayında oruç tutmayı! Abdullah da hnnc-şu cevâbı verdi. Söylediği Receb mes'elesine gelince ebedî onu; tutana ne diyecek! Söylediği elbisede alem mes'elesine gelelim. Ben Ömer b. Hattab'ı şunu söylerken işittim: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i : «İpeği ancak ve ancak nasibi olmayanlar giyer.» buyururken dinledim. Bu sebeple aleminde ipekten ma'dud olmasından korktum. Ergovan eğer yastığına gelince: İşte Abdullah'ın eğer yastığı!.. Bir de baktık yastık erguvandır. Bunun üzerine ben Esmâ'ya dönerek kendisine haber verdim. Esma: İşte Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in cübbesi!.. dedi. Ve bana bir taylasanlar kısralar cübbesi çıkardı, Cübbe'nin ipekten yaması vardı. Kenarları dîba ile geçilmişti. Ve : Bu cübbe vefatına kadar Âişe'nin yanında idi. O vefat edince ben aldım. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu giyerdi. İmdi bizde onu hastalar için yıkıyoruz, onunla şifâ taleb ediliyor, dedi

Sahih Müslim ·Libas ve Süslenme ·Hadis 5409

· · ·

Esma bin Ebi Bekr'den (rivayet edildiğine göre) Bir kadın (Hz. Nebi'in huzuruna gelip) kumaşım kasd ederek: Ey Allah'ın Rasulu, benim bir kadın komşum var; kocamın bana vermediği bir şeyle (sanki vermiş de onunla) doymuşum gibi görünmemde bana bir günah var mıdır? diye sormuş da (Hz. Nebi): "Kendisine verilmemiş birşeyle doymuş görünen kimse iki yalan elbîssi giyen kimseye benzer, buyurmuştur

Ebu Davud ·Edep ve Ahlak ·Hadis 4997

· · ·

Bize Ukbe b. Mükrem EI-Ammi rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kub (yâni İbni İshâk El-Hadrami) rivayet etti. (Dediki): Bize Esved b. Şeyban, Ebû Nevfel'den naklen haber verdi. (Demişki): Abdullah b. Zübeyr'i Medine'nin dağ yolunda gördüm. Kureyş ve halk yanından geçmeye başladılar. Nihayet Abdullah b. Ömer da yanına uğradı. Ve başında durarak: Selâm sana Ebâ Hubeyb! Selâm sana Ebâ Hubeyb! Selâm sana Ebâ Hubeyb! Beri bak, vallahi ben seni bu işten men ediyordum! Vallahi ben seni bu işten men ediyordum! Vallahi ben seni bu işten men ediyordum! Vallahi benim bildiğime göre sen hakikaten çok oruç tutan, çok namaz kılan, akrabaya çok yardım eden bir adamdın. Vallahi en kötüsü sen olan bir ümmet en hayırlı bir ümmetdir, dedi. Sonra Abdullah b. Ömer oradan ayrıldı. Abdullah'ın durması ve konuşması Haccâc'ın kulağına varmış. Hemen İbni Zübeyr'e adam gönderdi ve dalından indirilerek yahûdilerin kabristanına konuldu. Sonra annesi Esma binti Ebi Bekr'e haber gönderdi. Fakat o gelmekten imtina etti. Haccâc kendisine tekrar birini göndererek: Ya gelirsin yahut seni saçlarından sürükleyecek birini mutlaka gönderirim, dedi, Esma yine imtina etti. Ve şunları söyledi: __ Vallahi bana saçlarımla beni sürükleyecek bir kimse göndermedikçe, ben senin yanına varmam! Bunun üzerine Haccâc : __ Bana ayakkabılarımı gösterin! dedi. Ve ayakkabılarını aldı. Sonra koşarak yola düştü ve Esmâ'nın yanına girdi. (Ona) : Allah'ın düşmanına ne yaptığımı gördün mü? dedi. Esma : Gördüm ki, ona dünyasını berbad ettin. Ama o da sana âhiretini berbâd etti., Duydum ki ona, ey iki kuşaklının oğlu! dermişsin. Vallahi iki kuşaklı benim. Bunların biri ile hayvanların üzerinden Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yiyeceği ile Ebû Bekr'in yiyeceğini kaldırırdım. Diğeri bir kadına lâzım olan kuşaktır. Dikkat et ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize: «Sakif kabilesinde bir yalancı ve bir can alıcı vardır.» demişti. Yalancıyı gördük. Can alıcıya gelince, bunun ancak sen olacağını zannediyorum, dedi. Bunun üzerine Haccâc onun yanından kalktı, bir daha da kendisine müracaat etmedi

Sahih Müslim ·Sahabe Faziletleri ·Hadis 6496

· · ·

Halid b. Velîd'den rivayet olunduğuna göre; Rasûlullah (s.a.v.), atların, katırların ve eşeklerin etlerini yemeyi yasaklamıştır. (Bu hadisi rivayet edenlerden) Hayve, (rivayetine şu sözleri de) ilâve etti: "Köpek dişi olan yırtıcı hayvanların tümünü(n etlerini) de (yasakladı)." Ebû Dâvûd dedi ki: Bu (hadisin ifade ettiği hüküm îmam) Mâlik'in görüşüdür. (Aslında) at etîeri(nin yenmesinde bir sakınca yoktur; ve amel bu hadis üzerinde değildir. (Çünkü) bu (hadis) neshedil-miştir ve Nebi (s.a.v.)'in sahâbîlerinden bir cemaat at etlerini ye­miştir, îbn Zübeyr, Fedâle b. Ubeyd, Enes b. Mâlik, Esma binti Ebi Bekr, Süveyd b. Gafele ve Alkame bunlardandır. Rasûlullah (s.a.v.) zamanında Kureyşliler atları keserlerdi

Ebu Davud ·Yemekler ·Hadis 3790

· · ·



Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Mâhled, Alî b. Müshir'den, o da Hişam b. Urve'den, o da babasından, o da Esma binti Ebî Bekr'den naklen rivayet ettiki, Esma Abdullah b. Zübeyr'e gebe olduğu halde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına hicret etmiş. Râvi, Ebû Usâme'nin hadîsi gibi rivayette bulunmuştur. İzah 2150 de

Sahih Müslim ·Edep ve Ahlak ·Hadis 5618

· · ·

Esma binti Ebi Bekr (r.ahha)'dan, demiştir ki; "Bir kadını Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'a şöyle sorarken duydum: Ya Resulullah, bizden birinin elbisesine hayız kanı bulaşırsa, ne yapsın? Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şu cevabı verdi: " Sizden birinize hayz kanı bulaşırsa onu (pamukla) ovalasın sonra su ile yıkasın ve namazını kılsın." Diğer tahric: Buhari, hayz, vudu; Müslim tahare; Tirmizî, tahare, İbn Mace, tahare; Nesai, hayz; muvatta tahare; Ahmed b. Hanbel, VI

Ebu Davud ·Taharet (Temizlik) ·Hadis 361

· · ·

Bize Muhammed b. Âlâ' ile Ebû Kureyb El-Hemdân rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Usâme, Hişâm'dan rivayet etti (Demişki ; Bana babam, Esma binti Ebi Bekr'den naklen haber verdi Esma şöyle demiş: Zübeyr benimle evlendi. Ama kendisinin yeryüzünde mal ve köle nâmına atından başka hiçbir şeyi yoktu. Ben onun atına alaf veriyor; nafakasına bakıyor, işlerini görüyor, su devesi için çekirdek kırıyor, onun alafını ve suyunu veriyor, kovasını tamir ediyor, hamur yağuruyordum. Ekmek yapmayı beceremiyordum. Benim için ensardan bazı komşu kadınlar ekmek yapıyorlardı. Doğru kadınlardı. Zübeyr*e, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in parsellediği yerden çekirdeği başmın üstünde taşıyordum. Ki bu yer bir fersahın üçte ikisi uzaklıktadır. Bir gün çekirdek başımın üzerinde olduğu halde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e rastladım. Beni çağırdı. Sonra beni arkasına bindirmek için (devesine) : «Ih! Ih!» dedi. Esma, Zübeyr'e: Utandım ama senin kıskançlığını da bilirim, demiş. O da: Vallahi başının üzerinde hurma çekirdeğini taşıman, onunla beraber binmenden daha güçtür, demiş. Esma: Hattâ bundan sonra Ebû Bekr bana bir hizmetçi gönderdi de, o beni at bakıcılığından kurtardı ve sanki beni âzâd etti, demiş

Sahih Müslim ·Selam ·Hadis 5692

· · ·

Bana Ahmed b. Saîd Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Habban haber verdi. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Mansûr, annesinden, o da Esma binti Ebî Bekr'den naklen rivayet etti ki: Bir kadın Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Ben kızımı evlendirdim. Ama başının saçları döküldü. Kocası onu beğeniyor. Saçını ekliyeyim mi? Ya Resûlallah! demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisini nehiy buyurmuş. İzah 2123 te

Sahih Müslim ·Libas ve Süslenme ·Hadis 5567