Bize Kuteybe b. Said tahdis etti. Bize Hammad -ki b. Zeyd'dir Sabit'ten tahdis etti. Enes'ten rivayet ettiğine göre bir bedevi mescitte küçük abdest bozdu. Oradakilerden bazıları ona doğru kalkınca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ona ilişmeyiniz ve onu yanda kesmeyiniz" buyurdu. (Enes) dedi ki: Adam işini bitirince (Allah Resulü) bir kova su getirilmesini istedi ve onu üzerine döktü. Diğer tahric: Buhari, 6025; Nesai, 53; İbn Mace, 528; Tuhfetu'l-Eşraf
Sahih Müslim
·Taharet (Temizlik)
·Hadis 659
· · ·
Katade'den rivayete göre Enes r.a. kendilerine şunu söylemiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem istiska (yağmur duası) dışında yaptığı hiçbir duada ellerini kaldırmazdı. İstiskada da koltuk altlarının beyazı görününceye kadar ellerini kaldırırdı." Ebu Musa da şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dua etti ve ellerini kaldırdı
Sahih Buhari
·Peygamber ve Sahabenin Fazileti
·Hadis 3565
· · ·
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Muhammed b. Ebî Bekr-i Sekafî'den dinlediğim şu hadisi okudum: Muhammed, Enes b. Mâlik ile beraber Mina'dan Arafat'a giderken ona: Bu günde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile (beraber bulunduğunuz zamanlar) ne yapardınız? diye sormuş. Enes (Radiyallahu anh) Telbiye getirenlerimiz telbiye getirir, kendisine bir şey denilmez; tekbîr alanlarımız da tekbîr getirir, ona da bir şey denilmezdi! cevabım vermiş
Sahih Müslim
·Hac
·Hadis 3097
· · ·
Bize Muhammedü'bnu'l-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül'a'lâ rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm, Muhammed'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cemre-i Akabede taş attıktan sonra develerin yanına giderek onları boğazlamış. Haccâm oturuyormuş, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eliyle başıa işaret buyurmuş, o da sağ tarafını traş etmiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu, yanındakilere taksim etmiş. Sonra: Öbür tarafı da traş et! buyurmuş. Müteakiben: Ebû Tâlha nerede? diyerek, bunu da ona vermiş
Sahih Müslim
·Hac
·Hadis 3154
· · ·
Katade'den dedi ki: "Enes'e: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabı arasında musafaha var mıydı ,diye sordum. O: Evet, dedi
Sahih Buhari
·İzin İsteme
·Hadis 6263
· · ·
Bana Muhammed b. el-Ala da tahdis etti. Bize Mu'temir babasından tahdis etti. O Enes'ten, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyurduğunu nakletti diyerek, Katade'nin Enes'ten diye rivayet ettiği hadise yakın olarak hadisi zikretti. Diğer tahric: Buhari, 6305; Tuhfetu'I-Eşraf, 880 AÇIKLAMALAR 201.sayfada
Sahih Müslim
·İman
·Hadis 497
· · ·
Bize Ubeydullah b. Muâz EI-Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize Babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şube rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu't-Teyyâh, Enes'den naklen rivayet etti ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescid yapılmazdan önce koyun ağıllarında namaz kılarmış
Sahih Müslim
·Mescitler ve Namaz Yerleri
·Hadis 1174
· · ·
Enes (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.) insanların en cesuru en cömerdi ve şecaatlisi idi.” Enes diyor ki: Bir gece Medîneliler bir ses işittiler ve korktular. Rasûlullah (s.a.v.), Ebû Talha’ya ait çıplak bir atın üzerinde kılıcını kuşanmış vaziyette insanların karşısına çıkarak şöyle dedi: Hiç korkmayın, hiç korkmayın buyurdu ve bindiği atı kastederek, onu çok seri, ve hızlı buldum dedi. Diğer tahric: Müslim, Fedail
Tirmizi
·Cihad
·Hadis 1687
· · ·
Enes b. Malik'den Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Vallahi siz Medine'de öyle bir cemaat bıraktınız ki onlar sizin yürüdüğünüz (bütün) yol(lar)da ve sarfettiğiniz (her) malda, geçtiğiniz (her) vadide sizinle beraberdirler." (Bunun üzerine ashab-ı kiram); Ey Allah'ın Rasûlü! Onlar Medine'de oldukları halde nasıl bizimle olurlar dediler. (Hz. Peygamber de); "Onları mazeret(leri) alıkoydu." diye karşılık verdi
Ebu Davud
·Cihad
·Hadis 2508
· · ·
Enes b. Malik (r.a.)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Ömer b. Hattab halife iken onu Medine'de gördüm, elbisesinin iki omuz arasındaki yırtığına birbirine tutturulmuş üç yama koymuştu." Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir
Muvatta-i Malik
·Libas (Giyim)
·Hadis 1670
· · ·
…
Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Yâkûb b. îbrâhim rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Şihâb'm kardeşi oğlu, Amıcasından naklen rivayet etti; «Bana Enes b. Mâlik haber verdi» diyerek hadîsi yukarki gibi rivayet etmiş. Ancak o da; «Enes (Dediki): Ensâr: sabrederiz, dediler.» cümlesini Yûnus'un Zührî'den rivayet ettiği gibi nakleylemiş
Sahih Müslim
·Zekat
·Hadis 2438
· · ·
Enes b. Mâlik (r.a)'den rivayet olunmuştur; dedi ki: Nebi (s.a.v.)'e (geçen seneden kalma) ekşimiş bir hurma getirildi de (içinde bulunan kurtları) çıkar(ip at)mak üzere bu hurmayı iyice bir gözden geçirmeye başladı. Ayrıca İbn Mâce, et'ime de de tahric etti
Ebu Davud
·Yemekler
·Hadis 3832
· · ·
Ebû Gâlib (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Enes b. Mâlik ile beraber bir erkeğe cenaze namazı kılmıştım. Enes cenazenin başının hizasına durmuştu. Sonra Kureyş’den bir kadının cenazesini getirdiler ve Ey Ebû Hamza bu cenazenin de namazını kıldırıver dediler oda cenazenin tam ortasına durdu ve namazı kıldırdı. Bunun üzerine Alâ b. Ziyâd dedi ki: Ben de: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i erkek ve kadın cenazelerini aynı şekilde kıldırdığını görmüştüm.” Bunu duyan Enes ise “Evet” dedi. Cenaze işi bitince Enes dedi ki: “Bunları iyi öğrenin.” (Ebû Dâvûd, Cenaiz: 51; Müslim, Cenaiz: 27) konuda Semure’den de hadis rivâyet edilmiştir. Enes hadisi hasen sahihtir. Pek çok kişi bu hadisi Hemmâm’dan aynı şekilde rivâyet etmiş vehme kapılarak “Gâlib’den ve Enes’den” demiştir. Sahih olan “Ebû Gâlib” rivâyetidir. Abdulvaris b. Saîd ve pek çok kişi bu hadisi Ebû Gâlib’den, Hemmâm’ın rivâyeti gibi rivâyet ettiler. Hadisçiler Ebû Gâlib’in ismi üzerinde ayrı görüşlere sahiptirler. Bir kısmı ismi Nafi’dir derken bazıları da Rafi’ demektedirler. Bazı ilim adamları uygulamalarını bu hadise göre yaparlar. Ahmed ve İshâk bunlardandır
Tirmizi
·Cenazeler
·Hadis 1034
· · ·
Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. H. Bana Amr b. Zürâra da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Vahhab (yâni; İbni Atâ') haber verdi. Her iki râvi Saîd b. Ebî Arûbe'den, o da Katâde'den, o da Enes'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etmiştir. Yalnız o: «Kendisine: Yalan söyledin, senden bundan daha kolayı istenmişti, buyurulacaktır...» demiştir. izah: Bu hadîsi Buhârî Kitâbu'l-Enbiya ile Kitabu sıfetü Nâr'da tahric etmiştir. İftida: Kişinin düştüğü vartadan kurtulmak için mal vermesidir. Bu hadîsdeki «diledim» tâbirinden murad; emrettim, demektir. Nitekim rivayetin birinde, senden istenildi, buyurulması bu mânâyı te'yid etmektedir. Çünkü ehl-i hakka göre Allah Teâlâ bir şeyi dilediği vakit olmaması imkânsızdır. Ehl-i Hakkın mezhebine göre Allah Teâlâ var olan şeylerin hepsini hayrıyle, şerriyle dileyerek yaratır. Bunlar da imanla küfürde dâhildir. Mü'minin imanını, kâfirin de küfrünü murad eder. Bu bâb da Mu'tezile fırkası muhalefet etmiş: «Allah kâfirin imânını murad etmiş; küfrünü dilememiştir.» demişlerdir. Bu söz bâtıldır. Çünkü Allah Teâlâ hakkında âciz isbatını istilzam eder. Bundan Allah Teâlâ'nın mülkünde dilemediği şeylerin vuku bulması lâzım gelir. Ki, Teâlâ Hazretleri bundan münezzehdir. Hadisin mânâsı şudur: Kıyamet gününde dünya bütün varlıklarıyla kâfirlerin elinde olsa ve azabdan kurtulmak için bunu fidye olarak vermek ellerinden gelse, hiç tereddüd etmeden verirlerdi. Hadîsdeki, yalan söyledin, tâbiri: Dünyaya dönmüş olsan bunu yapmazdın, yalan söylerdin, manasınadır. Yoksa âhirette mülk'e kadir olsalar onu gerçekten fidye olarak verirler. Hadîs-i şerif Allah buyuruyor. Allah diyor, gibi sözlerin caiz olduğu da delildir. Selefden bazıları bunu kerih görmüş: «Allah buyurdu...» denilmesi lâzım geldiğini söylemişlerdir. Bunun doğru olmadığını evvelce görmüş, bilûmum ulemânın cevaza kail olduklarını bildirmiştik
Sahih Müslim
·Kıyamet, Cennet ve Cehennem
·Hadis 7086
· · ·
Bana Amru'n-Nakıd rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Ahmed Ez-Zübeyı-î rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ahdi'l-Aziz Ubeydullah b. Ebî Bekr b. Enes'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir kimse iki kız'a bulûğa erinceye kadar bakarsa, kıyamet günündo benimle beraber (şöyle) gelir.» buyurdu. Ve parmaklarını bir araya getirdi
Sahih Müslim
·Fazilет, İyilik ve Sıla-i Rahim
·Hadis 6695
· · ·
…
Ferrûh dahî rivayet etti. (Dediki): Bize, Abdülvâris, Abdülâzız'den, o da Enes'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etti
Sahih Müslim
·Sefer Namazı
·Hadis 1832
· · ·
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Affân rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit, Enes'den naklen haber verdiki, Enes Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Yeryüzünde Allah Allah diyen kalmayıncaya kadar kıyamet kopmayacaktır. " Yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf
Sahih Müslim
·İman
·Hadis 375
· · ·
Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v.) bir hurma ağacı gövdesine dayanarak hutbe okurdu sonradan minber yaptılar da minber üzerinde hutbe vermişti ki o kütük devenin inlemesi gibi inledi. Nebi (s.a.v), minberden inerek o kütüğü okşadı da sesi kesildi.” Diğer tahric: Müsned: 12884 Tirmizî: Bu konuda Ubey, Câbir, İbn Ömer, Sehl b. Sa’d, İbn Abbâs, Ümmü Seleme’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Enes hadisi hasen sahihtir
Tirmizi
·Faziletler
·Hadis 3627
· · ·
Enes r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem pazarda iken bir adam: Ey Ebe'l-Kasım dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dönüp baktı ve şöyle buyurdu: Benim adımı veriniz, fakat benim künyem ile künyelenmeyiniz
Sahih Buhari
·Peygamber ve Sahabenin Fazileti
·Hadis 3537
· · ·
Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Akşam yemeği konulup namaz için kamet getirilirse akşam yemeğini yemekle başlayınız
Sahih Buhari
·Yemekler
·Hadis 5463
· · ·
Abdulaziz'den, dedi ki: "Enes'e: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den sarımsak hakkında ne söylediğini dinledin, diye soruldu. O şöyle dedi: Kim (bundan) yerse asla mescidimize yaklaşmasın, diye buyurdu
Sahih Buhari
·Yemekler
·Hadis 5451
· · ·
Abdullah b. Büreyde (r.a.)’in babasından rivâyete göre, şöyle demiştir: “Peygamber (s.a.v.), Ramazan bayramı günü bir şey yemeden namaza çıkmaz, Kurban bayramında ise namaz kılıncaya kadar bir şey yemezdi.” Diğer tahric: Buhârî, Iydeyn; Muvatta, Iydeyn Tirmîzî: Bu konuda Ali ve Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Büreyde b. Husayb el Eslemî hadisi garib hadistir. Muhammed diyor ki: Sevap b. Utbe’nin bundan başka bir hadis rivâyet ettiğini bilmiyoruz. Bazı ilim adamları Ramazan bayramı namazına çıkmadan bir miktar hurma yemeyi, Kurban bayramı namazında ise namazdan çıkıncaya kadar bir şey yememeyi müstehab görürler
Tirmizi
·İki Bayram (Iydayn)
·Hadis 542
· · ·
Enes (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, bir kimse Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e, sabah namazının vakti hakkında soru sormuştu. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Bilal’e ezan okumasını emretti. Bilal’de tan yeri ağarınca ezan okudu. Ertesi gün ise sabah namazını ortalık aydınlayıncaya kadar geciktirdi sonra emretti, kamet getirilip namaz kılındı ve şöyle buyurdu: bu iki vakit arasındaki zaman sabah namazının vaktidir.) (Buhârî, Ezan: 13; Dârimi, Salat:)
Nesai
·The Book of the Adhan (The Call to Prayer)
·Hadis 642
· · ·
Enes r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Benim bilmekte olduğum şeyleri sizler biliyor olsaydınız muhakkak az güler, çok ağlardınzz" buyurmuştur. Diğer tahric: Daha geniş hali; Tirmizi h.no: 2312, İbn-i Mace 4190 Fethu'l-Bari Açıklaması: İmam Buhar! bu konuda Ebu Hureyre'nin yukarıdaki başlığı oluşturan kelimelerle naklettiği hadise ile, Enes hadisini nakletmiştir. Enes'in rivayet ettiği hadis, Maide suresinin tefsirinde daha önce geçen hadisin bir kısmıdır. Bu hadisin açıklaması inşaallah İ'tisam Bölümünde gelecektir. Burada "bilmek"ten maksat, Allah'a karşı gelen kimsenin onun azameti ve intikamına dair bilgisiyle, insanın canı çıkarken ve ölürken, kabirde ve kıyamet günü karşılaşacağı korkunç olaylara dair bilgidir. Bu noktada çok ağlama ve az gülmenin ilişkisi gayet açıktır. Bundan maksat, hadisi duyan ilgili kimselere korku vermektir. Hasan-ı Basrı'nin şöyle dediği nakledilmiştir: "Her kim ölümün varış yeri, kıyametin randevu yeri, Allah'ın huzurunda durmanın bulunma noktası olduğunu bilirse uzun süre dünyada kalması onu üzer
Sahih Buhari
·Kalp Yumuşatıcı Şeyler (Rikak)
·Hadis 6486
· · ·
Ve Uveysî şöyle dedi: Bana Muhammed ibn Ca'fer, Yahya ibn Saîd ile Şerik'ten tahdîs etti. O ikisi de Enes'ten işitmişlerdir. Enes: Peygamber(sallallahü aleyhi ve sellem) iki elini, ben koltuk altlarının beyazını görünceye kadar kaldırdı, demiştir
Sahih Buhari
·Yağmur Duası (İstiska)
·Hadis 1030
· · ·
Hişâm b. Âmir (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Uhud savaşı sonrası şehîdlere kazılacak kabirler konusunda savaştan yaralı çıkan askerler kabir kazmanın zorluğundan dolayı Rasûlullah (s.a.v.)’e şikayette bulundular da; bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), kabri geniş ve güzelce kazın iki veya üç kişiyi bir kabre defnedin Kur’ân’ı en iyi bilenleri defnederken öne geçirin buyurdu. Babam da bu savaşta şehîd olmuştu da bir kabrin içersinde iki kişinin önüne geçirildi. Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Cenaiz; İbn Mâce: Cenaiz Tirmizî: Bu konuda Habbab, Câbir, Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir. Sûfyân es Sevrî ve başkaları bu hadisi Eyyûb’tan, Humeyd b. Hilâl’den, Hişâm b. Âmir’den rivâyet etmişlerdir. Ebû’d Dehma’nın ismi Kırfe b. Büheys veya Beyhes’tir
Tirmizi
·Cihad
·Hadis 1713
· · ·
Enes b. Malik (r.a)'den; şöyle dediği rivayet edilmiştir; Bir adam üzerinde (za'ferân) sarılığı (nın) izi olduğu halde Rasûlullah (s.a.v.)'in yanına girdi. Rasûlllah Efendimiz, yüzünde hoşlanmadığı bir şey bulunan bir adama çok az yönünü dönerdi. Adam çıkınca "keşke ona şunu (boyayı) yıkamayı emretseydiniz." buyurdu
Ebu Davud
·Saç Tarama
·Hadis 4182
· · ·
Enes b. Malik (r.a.)'den demiştir ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): “Bir namazı unutan kimse, o'nu hatırladığı zaman kılsın. O namaz için bundan başka bir keffaret yoktur." Diğer tahric. Buhari, mevakit; Müslim, mesacid; Nesai, mevakit; İbn Mace, salat; ikamet; Tirmizi, salat; Muvatta',vukutu's-salat; Ahmed b. Hanbel
Ebu Davud
·Namaz (Salat)
·Hadis 442
· · ·
Enes'ten: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem erkeğin za'feran kullanmasını nehyetmiştir" dediği rivayet edilmiştir. Diğer tahric edenler: Tirmizi edeb; Müslim, Libas Fethu'l-Bari Açıklaması: "Erkeklerin" vücutlarında "zaferan kullanmalarının nehyedilmesi." Zaferan kullanmanın nehyedilişinin sebebi hususunda görüş ayrılığı vardır. Kadınların kullandıkları koku olduğu için kokusundan dolayı mıdır ve bu sebepten dolayı mı haluk denilen hoş kokunun kullanılması yasaklanmıştır, yoksa rengi dolayısıyla yasaklanmış olup her sarı şey de bunun kapsamına mı girer? Beyhaki, Şafii'den şöyle dediğini nakletmektedir: Ben ihramlı olmayan erkeğin her durumda zaferan kullanmasını nehyederim. Eğer kullanmışsa ona onu yıkamasını da emrederim. Bununla birlikte uspura da müsaade ederim. Çünkü ben bu hususta Ali'nin şu söylediklerinden başka bir şeyi nakleden kimse görmedim: "O beni (uspur kullanmamı) nehyetti. Ama sizi nehyetti demiyorum." Beyhaki dedi ki: Bu rivayet Ali'den başkasından da varid olmuştur. Daha sonra da Abdullah b. Ömer'in hadisini nakledip şunları söylediğini kaydetmektedir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem benim üzerimde uspur ile boyanmış iki elbise gördü. Bunlar kafirlerin elbiselerindendir, bunları giyinme, buyurdu." Hadisi Müslim rivayet etmiştir. Müslim'in zikrettiği bir diğer lafız da şöyledir: "Ben: Bu elbiseleri yıkayayım mı, diye sordum. O: Hayır, hayır onları yak, buyurdu." Beyhaki dedi ki: Eğer bu rivayet Şafii'ye ulaşmış olsaydı, adeti üzere sünnete uyarak bu doğrultuda görüş belirtil'di. Uspur ile boyanmış elbiseyi seleften bir topluluk mekruh görmüş, bir topluluk da buna ruhsat vermiştir. Ashabımızdan (mezhebimize mensup ilim adamlarından) mekruh olduğunu söyleyenler arasında el-Hallmi de vardır. Sünnete uymak ise en iyisidir. ---Beyhaki'den alıntı burada sona ermektedir-- Nevevi de Müslim Şerhi'nde şunları söylemektedir: Beyhaki meseleyi çok sağlam bir şekilde ortaya koymuştur. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. Malik ise evin içinde uspur ve zaferan ile boyanmış elbise giyinmeye ruhsat vermiş, ama toplantılarda bunları giyinmeyi mekruh görmüştür. Biraz sonra İbn Ömer'in sarı boyalı elbise ile ilgili hadisi gelecektir. Nikah bölümünde de Enes'ten, Abdurrahman b. Avf'ın evlendiği sırada Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzurunda, üzerinde Hoş kokunun sarılığının izi bulunduğu halde geldiği, geçmiş bulunmaktadır. Buna dair de daha önce şu şekilde cevap verilmişti: Hoş kokunun izleri elbisesine hanımından bulaşmıştı. Bu koku onun bedeninde değildi
Sahih Buhari
·Libas (Giyim)
·Hadis 5846
· · ·
Enes b. Malik r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Büyük günahların en büyüğü Allah'a ortak koşmak, adam öldürmek, ana-babaya eza etmek ve yalan söylemek -yahut- yalan yere şahitlik yapmaktır" buyurmuştur
Sahih Buhari
·Diyet
·Hadis 6871