Bize bu hadisi Muhammed b. Rumh b. Muhacir ile Yahya b. Yahya rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Leys, Yahya b. Saîd'den, o da ibni Habban'dan, o da Enes b. Malik'den, o da teyzesi Ümmü Haram Binti Milhan'dan naklen onun söylediğini haber verdi: ResûlulIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün bana yakın bir yerde uyudu. Sonra gülümseyerek uyandı. Ben: Ya Resulallah seni güldüren nedir? dedim. «Ümmetimden bir takım insanlar bana arz olundular. Şu yeşil denizin sırtına biniyorlar...» buyurdu. Bundan sonra râvî, Hammâd b. Zeyd'in hadisi gibi rivayette bulunmuştur. {
…
} Bana Yahya b. Eyyub ile Kuteybe ve ibni Hucr da rivayet eltiler. (Dedilerki): Bize ismail -Bu zat ibni Ca'fer'dir- Abdullah b. Abdirrahman'dan rivayet ettiki o da Enes b. Malik'i şunu söylerken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Enes'in teyzesi Bint-i Milhana gelerek başını onıuı yanına koydu. Râvi hadîsi ishak b. Ebîralha ile Muhanımed b. Yahya b. Habbân hadîsleri mânasında rivayet eylemiştir. izah: Bu hadisi bütün kütüb-ü sıtte sahipleri «Cihad» bahsinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Tirmizi onun hakkında: «Hasen Sahihtir» demiştir. Buhari onu «Rü'ya» ve «isti'zan» bahislerinde de rivayet etmiştir. İbni Abdılberr'e göre Ümmü Haram Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in süt teyzelerinden biridir. Bazıları babasından yahut dedesinden teyzesi olduğunu söylemişlerdir. Ebü Ömer: «Bunların hangisi olursa olsun Ümmü Haram Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mahremidir» diyor. Kaylûle uyku olsun olmasın günün ortasında yapılan istirahattır. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in iki defasında da gülerek uyanması haber verdiklerini rü'yasmda gördüğüne Ümmü Haram va her iki defasında «Allah'a dua et beni onlardan eylesin» diye ricada bulunması rü'yaların ayrı ayrı şeyler hakkında görüldüğüne delalet eder. Nitekim birinci rü'yasında deniz, ikincide kara şehitlerini gördüğü rivayet olunur. Ulema Hz. Ummü Haram'ın şehit düştüğü bu gazanın ne zaman yapıldığında ihtilâf etmişlerdir. Buradaki rivâyetde Hz. Muaviye zamanında yapıldığı görülüyorsa da Kadi îyad ekseri siyer ulemasının kavillerine göre bunun Hz. Osman (Radiyallahu anh) zamanında yapıldığını .söylemektedir. Ümmü Haram hazretleri anhûma) zamanında yapıldığını söylemektedir. Ümmü Haram hazretler; kocası ile beraber gemiye binerek Kıbrıs'a gitmiş orada hayvanından düşerek vefat etmiştir. Kabri bugüne kadar «Hala Sultan Türbesi» namiyle ziyaret edilmektedir. Şu halde Müslim'in rivâyetindeki «Muaviye zamanında» tabirinden murad Muavîye'nin ordusunda bulunmuş manasına olup Muaviye'nin halifeliği zamanında manasına gelmez. Bununla beraber hadisi zahiri manasına hamlederek: «Bu hâdise Muaviye'nin hilafeti zamanında olmuştur» diyenler de vardır, Esahh kavle göre Kıbrıs adası harble alınmış Hz. Ümmü Haram adaya çıkacağı sırada katırdan düşerek vefat etmiştir
Sahih Müslim
·İdare (Imamet)
·Hadis 4936
· · ·
Ata b. Yesar, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet etti: «Allah bir kimseyi iki şeyin şerrinden korursa, o kişi cennete girer.» Bunun üzerine bir zat: « Ya Resulallah (bunları) bize söyleme» deyince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem da sustu. Sonra dönerek, birinci sözünü aynen tekrar etti. Adam yine ona: « (Onları) bize haber verme Ya Resulallah» dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yine sustu. Sonra aynı sözünü tekrarladı. Bunun üzerine adam: « (Onları) bize haber verme ya Resulallah!» dedi. Sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yine aynı sözünü tekrarladı. Adam da ilk sözünü söyleme cihetine gidince.yanmdaki bir zat onu susturdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun üzerine şöyle buyurdu: «Allah bir kimseyi iki şey'in şerrinden korursa, o kişi cennete girer: Dilinin ve cinsî organlarının! Dilinin ve cinsî organlarının!..» Ebu Ömer derki; Malik'ten, bildiğim kadarıyla ihtilafsız mürseldir. Buhari, Sehl b. Sa'd'den mevsul olarak rivayet eder: Rikak
Muvatta-i Malik
·Söz ve Konuşma
·Hadis 1821
· · ·
Safvan b. Süleym şöyle rivayet etti: Bir zat Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: « Hanımıma yalan söyleyebilir miyim ya Resulallah?» diye sordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: « Yalanda hayır yoktur.» buyurdu. O zat: « Ona bir takım vaadlerde bulunup kendisine söyleyebilir miyim?» diye sorunca, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: « Bunda bir günah yoktur.» buyurdu. Bu hadis Mürseldir. Ebu Ömer der ki: Hiçbir yoldan müsned olduğunu bilmiyorum
Muvatta-i Malik
·Söz ve Konuşma
·Hadis 1825
· · ·
Bize Muhammed b. Abbâd ile ibni Ebî Ömer rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Mervan (yâni; El-Fezârî) Yezid'dcn (bu zât ibni Keysan'dır), o da Ebû Hâzim'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : «Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, (ibni Abbâd Ebû Hureyre'nin nefsi yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, demiştir.) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dünyadan ayrılıncaya kadar ailesini üç gün arka arkaya buğday ekmeğiyle doyurmamıştır.»
Sahih Müslim
·Giriş
·Hadis 7457
· · ·
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Aliyyü'bnü Müshir, Şeybâni'den, o da Cebele ile Muhârib'den, onlar dr İbni Ömer (Radiyalîahu enhüma) 'dan naklen rivayet etti. İbnİ Ömer şöyle demiş; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kadir Gecesini, son on gecede arayın. Yahut son dokuz gecede arayın. » buyurdular. İzah için buraya tıklayın
Sahih Müslim
·The Book of Fasting
·Hadis 2767
· · ·
Bize Ebü Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb ve İshâk b. İbrahim de rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekir'le Ebû Kureyb'indir. (İshâk «Ahberenâ» tâbirini kullandı. Ötekiler «haddesenâ» dediler.) (Dedilerki): Bize Ebû Muaviye A'meş'den, o da Ebû Ömer'den, o da İbn-i Abbâs'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için kuru üzüm ıslatılır. Onu o gün, ertesi gün, daha ertesi gün (yâni) üçüncü günün akşamına kadar içerdi. Sonra emir buyurur da başkasına içirilir yâbut dökülürdü
Sahih Müslim
·İçecekler
·Hadis 5228
· · ·
Bize Yahya b. Yahya ile Yahya b. Eyyûb, Kuteybe ve ibni Hucr, ismail'den rivayet elliler. Yahya b. Yahya Dediki: Bize ismail b. Ca'fer, Abdullah b. Dinar'dan naklen haber verdi ki Abdullah, îbnü Ömer'i şunu söylerken işitmiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e kelerin hükmü soruldu da: «Ben onu ne yerim ne de haram kılarım» buyurdular
Sahih Müslim
·Av, Kesim ve Yenilen Hayvanlar
·Hadis 5027
· · ·
Bize Amr b. Muhammed en-Nakid ve İbn Ebu Ömer birlikte İbn Uyeyne'den tahdis etti. Amr dedi ki: Bize Süfyan b. Uyeyne, Mansur b. Safiye'den tahdis etti. O annesinden, o Aişe (r.anha)'dan şöyle dediğini nakletti: Bir kadın Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e ay halinden nasıl gusledip, temizleneceğini sordu. Aişe (r.anha) Allah Resulünün o kadına nasıl gusledeceğini sonra bir misk parçasını alıp, onunla temizleneceğini anlattığını söyledi. Kadın: Onunla nasıl temizleneyim, deyince, Allah Resulü: "Subhanallah, onunla temizlen işte" buyurdu ve örtündü. -Süfyan b. Uyeyne de eliyle bize yüzünün üzerini işaret etti.- Aişe dedi ki: Ben de kadını kendime doğru çektim, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ne demek istediğini anlamıştım. Bunun için (kadına): O misk parçasını kanın geldiği yere sürersin, dedim. İbn Ebi Ömer hadisi rivayetinde: Onu kanın geldiği yerlere sürersin dedim, demiştir. Diğer tahric: Buhari, 314, 315, 7357; Nesai
Sahih Müslim
·Hayız
·Hadis 748
· · ·
…
(Dediki): Bize Süfyan Ebû Harun Müsâ b. Ebî îsâ'dan rivayet elti. O da Ebû Abdullah El-Karraz'ı şöyle derken işitmiş: «Ben Ebû Hureyre'yi: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu diyerek bu hadîsin mislini rivayet ederken dinledim
Sahih Müslim
·Hac
·Hadis 3348
· · ·
…
Ebî Şeybe İle İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyan b. Uyeyne îbni Ebî Necih'dan, o da Mücâhid'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : İbnû Ömer'le Medine'ye doğru arkadaşlık ettim. Ama onu Resulullah (Sûllallahu Aleyhi ve Sellem)'den bir hadîsden başka hadîs rivayet ederken işitmedim. (Dediki): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında idik. Kendisine hurma özü getirildi... Ve râvî hadîsi yukarkilerin hadîsi gibi nakletmiştir
Sahih Müslim
·Kıyamet, Cennet ve Cehennem
·Hadis 7100
· · ·
Bana Amr b. Muhammed En-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne Zührî'den, o da Sâlim'den, o da babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Yılanları ve iki çizgili ile ebteri öldürün. Çünkü onlar cenîni düşürür; gözü kaparlar.» buyurmuşlar. Râvi demişki: İbni Ömer bulduğu her yılanı öldürüyordu. Derken Ebû Lübâbe b. Abdil-Münzir yahut Zeyd b. Hattâb onu bir yılan kovalarken gördü de gerçekten evlerde yaşayan yılanların öldürülmesi yasak edildi, dedî
Sahih Müslim
·Selam
·Hadis 5825
· · ·
Said b. Müseyyeb der ki: Şeytan bir ve iki yolcuya musallat olur. Üç kişi olursa onlara musallat olamaz. Ebu Ömer der ki: Muvatta ravilerinin ittifakıyla mürseldir. b. Asbag, Abdurrahman b. Ebi'z-Zinâd-Abdurrahman b. Harmele -Said b. el-Museyyeb - Ebu Hureyre yoluyla mevsul olarak Rivâyet eder
Muvatta-i Malik
·Talak (Boşanma)
·Hadis 1199
· · ·
İbn Abbas (r.a)'dan rivayet olunmuştur; dedi ki: Nebi (s.a.v.) için kuru üzüm (ıslatılarak) şıra yapılırdı. (Peygamber Efendimiz) bu şırayı o gün, ertesi gün ve daha ertesi gün üçüncü (gün)ün akşamına kadar içerdi. (Üç gün geçtikten) sonra onu(n getirilmesini) emrederdi. (Getirilince bakardı, eğer bozulmamışsa) hizmetçilere içirirdi. Yahutta (bozulmuş olduğu için yere) dökerdi. Ebû Dâvûd dedi ki: “Hizmetçilere içirirdi" sözünün manasına gelince), bu hususta ilk akla gelen şey (şırada meydana gelen) bozulmadır. (Yani bozulmamışsa onlara içirirdi, bozulmuşsa içirmezdi dökerdi.) Yine Ebû Dâvûd dedi ki: (Hadisin senedinde bulunan) Ebû Ömer, Yahya b. Ubeyd el-Behrânî'dir
Ebu Davud
·İçecekler
·Hadis 3713
· · ·
Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Ötekiler: (Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti) dediler Süfyan, Amr'dan, o da Saîd b. Cübeyr'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etmiş. İbni Ömer şunu söylemiş : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) liân yapanlara: «Hesabınız Allah'a kalmıştır. Biriniz yalancıdır. Senin liân yapmak için bir delilin yoktur.» buyurdu. Erkek : Yâ Resûlâllah! Malım ne olacak? dedi. «Sana mal yoktur. Eğer kadın aleyhinde doğru söyledi isen; mal, fercinin sana helâl olmasına tekabül eder. Yalan söyledi isen bu mal talebi senin için ondan daha uzaktır.» buyurdular. Züheyr kendi rivayetinde şöyle dedi: «Bize Süfyân, Amr'dan naklen rivayet etti. Amr, Saîd b. Cübeyr'i şunu söylerken işitmiş: Ben İbnİ Ömer'i: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu; derken işittim.»
Sahih Müslim
·Lian
·Hadis 3748
· · ·
Rebia b. Ebî Abdurrahman'dan: Hz. Ebu Bekr'e Bahreyn'den biraz mal gelmişti. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekr: « Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kime bir sözü, bir va'di varsa gelsin!.» dedi. Cabir b. Abdullah geldi, Hz. Ebu Bekr ona üç tutam yiyecek verdi. Ebu Ömer der ki: "Muvatta ravilerinin ittifakıyla munkati' dır. Cabir'den, sahih yollarla muttasıldır." Buhari, Kefalet; Müslim,Fedail
Muvatta-i Malik
·Cihad
·Hadis 1008
· · ·
…
hadis-i şerifin) manası Ebû Ömer'den de (rivayet olundu) Ancak Ebû Umre (bir Önceki hadisten farklı olarak Hz. Peygamber'in ganimet verdiği atlıların) üç kişi (olduklarını) söyledi (ayrıca) "Her bir atlı için üç hisse verildi" (cümlesini de) ilave etti
Ebu Davud
·Cihad
·Hadis 2735
· · ·
Ata b. Yesar'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Sıcağın şiddeti, cehennemin nefesindendir.. Sıcak şiddetlenince namazı (biraz te'hir edip) hava biraz serinleyince kılın» dedi ve devam etti: «Cehennem Rabbine şikayet ederek: Yarabbi! Ateşim birbirini yedi, dedi. Rabbi de ona senede iki nefes alma izni verdi: Bir nefes yazın, bir nefes kışın.» Bu Hadis Sadece Muvatta da var. İzah Hadis mürseldir. Ebu Ömer'in dediğine göre İmam Malik ve başkalarının bir çok yolla rivayet etmiş oldukları muttasıl hadisler bunu takviye eder. Buhari, Mevakitu's-Salat; Müslim, Mesacid «Sıcağın şiddeti, cehennemin nefesindendir» sözü sıcakların şiddetinden kinayedir. Asr-ı Saadette mescidin büyük kısmının üzeri açıktı. Namazı da kızgın kumun üzerinde kılıyorlardı. Bunlara bir de gölgede 40-50 dereceyi bulan Hicaz'ın sıcaklarını eklersek, güneş tepede iken öğle namazının ne kadar zor kılınacağını düşünebiliriz. Böyle zamanlarda öğle namazını biraz geciktirmek (mekruh vakte bırakmamak şartıyla) müstehabtır
Muvatta-i Malik
·Namaz Vakitleri
·Hadis 27