TR EN AR
← Tüm İsimler

Ebû Ümâme el-Bâhilî

Ashab-ı Kiram — kg_varlik (run_id=3)

18 pasaj · sahabe
Bu isimler geçer

Ebû Ümâme el-Bâhilî · Ebû Umâme el Bâhilî · Ebû Ümâme el-Bâhili · Ebû Umâme el Bâhîlî · Ebu Ümame el-Bahili · Ebu Ümame el-Bahilî · Ebû Umâme el Bahîli · Ebu Ümame El-Bahili

Ali bin Ebi Tâlib, Ebü'd-Derdâ, Ebû Hureyre, Ebû Ümâme el-Bâhilî, Abdullah bin Ömer, Abdullah bin Amr, Câbir bin Abdillâh ve İmrân bin el-Husayn (Radiyallâhu anhum)'dan rivayet edildiğine göre bu zâtların hepsi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den: «Kim evinde oturup da Allah yoluna bir nafaka (mâlî yardım) gönderirse ona beher dirhem karşılığında yediyüz dirhem (sevabı) vardır. Kim de Allah yolunda bizzat savaşır ve bu uğurda mal harcarsa ona beher dirhem karşılığında yediyüz bin dirhem (sevabı) vardır» buyurduğunu sonra; ... Ve Allah dilediğine kat kat (sevâb) verir...) âyetini okuduğunu rivayet etmişlerdir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Halil bin Abdillah bulunur. Zehebl: O, tanınmıyor, demiştir. İbn-i AbdiIhadi de böyle demiştir

İbn Mace ·Cihad ·Hadis 2761

· · ·

Ebû Umâme el Bâhilî (radıyallahü anh) diyor ki: Amr b. Abese (radıyallahü anh)’den işittim şöyle diyordu: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e, (abdest nasıl alınır) diye sordum şöyle buyurdu: abdest aldığında ellerini yıkayıp iyice temizlediğinde ellerinle işlediğin günahlar parmak aralarından ve tırnak aralarından çıkar gider. Ağzına su verip çalkaladığında ve burnuna su verip burnunu temizlediğinde, yüzünü ve dirseklere kadar kollarını yıkadığında, başını meshedip ayaklarını topuklarına kadar yıkadığında tüm günahlarından temizlenmiş olursun. Sırf Allah’ın rızası için yüzünü secdeye koyarsan, annenin seni doğurduğu günkü gibi günahlarından temizlenmiş olursun.) Umâme der ki: Ey Amr b. Abese ne söylediğine iyi bir bak, bunların hepsi bir anda mı söylendi dedim. Şöyle dedi: yaşım ilerledi, ölümüm de yaklaştı ne ihtiyacım var ki Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) adına yalan söyleyeyim. Bütün bu söylediklerimi Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den kulaklarım duydu, kalbim de belledi.) (Müslim, Tahara: 11; Muvatta', Tahara:)

Nesai ·The Book of Purification ·Hadis 147

· · ·

Ebû Ümâme el-Bâhilî'den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.); "Üç kişi vardır ki üçü de aziz ve celîl plan Allah'a emânettir. (Birincisi) Aziz ve Celil olan Allah'ın yolunda savaşa çıkan kimsedir. Bu kimse (Allah) ruhunu kabzedip de cennete koyuncaya veya-hutta (savaştan) elde ettiği sevab ve ganimetle evine döndürünceye kadar Allah'a emanettir. (İkincisi de) Mescide giden adamdır. Bu kimse de (Allah) ruhunu kabzedip de cennet'e koyuncaya veyahat da elde ettiği sevap ve ganimetle (evine) döndürünceye kadar Allah'a emanettir. (Üçüncüsü de) evine selamla giren kimsedir. Bu kimse de Aziz ve Celil olan Allah'ın emânetindedir." buyurmuştur

Ebu Davud ·Cihad ·Hadis 2494

· · ·

Ebu Ümame el-Bahili (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyururken işittim: «Çocuk firaş (sahibin) e aittir. Zina eden (erkek) e de (çocuktan) mahrumiyet vardır.» Not: Bunun senedinin sahih ve ricalinin sika oldukları Zevaid'de bildirilmiştir

İbn Mace ·Nikah (Evlilik) ·Hadis 2007

· · ·

Ebû Ümâme el-Bâhili (r.a.)'den rivayet edildiğine yöre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sjiiyle buyurmuştur: «Kefenin en hayırlısı hülle (yâni iki parçadan ibaret takım elbise) dir. Bayramda kesilen kurbanların en hayırlısı da iki boynuzlu koçtur.»

İbn Mace ·Kurban ·Hadis 3130

· · ·

Ebû Ümâme el-Bâhilî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre kendisi: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyururken İşittim, demiştir: «Kefil, taahhüd ettiği borcu yüklenmiştir ve borcun ödenmesi vâcibtir.»

İbn Mace ·Sadaka ·Hadis 2405

· · ·

Ebû Umâme el Bâhîlî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’den şöyle buyurduğunu işittim: “Abdestli olarak yatağına giren uykusu gelinceye kadar Allah’ı zikreden bir kimse uykusu anında veya gecenin bir vaktinde dünya ve ahiretin hayrına dair hangi duayı yaparsa mutlaka Allah ona o isteklerini verir.”

Tirmizi ·Dua (Deavat) ·Hadis 3526

· · ·

Ebû Ümâme el-Bâhili (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Benim ümmetimden bir zümre içkiye adından başka ad takarak içinde içmedikçe geceler ve gündüzler gidip tükenmeyecek (yâni dünyanın sonu gelmeyecek)tir.» Not: Zevald'de şöyle denilmiştir: Bunun senedInde Abdüsselam bın Abdilkud. dOs bulunur. Takribü't-Tehzib'te yazar bu ravinin zayı! OldUğunu söylemiştir

İbn Mace ·İçecekler ·Hadis 3384

· · ·

Ebû Umâme el Bâhilî (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: “Her kim Allah yolunda savaş yaparken bir gün oruç tutarsa Allah ateşle o kimse arasında yeryüzü ile gökyüzü arası kadar bir hendek meydana getirir.” Diğer tahric: Nesâî, Savm Tirmizî: Ebû Umâme hadisi garibtir. Mahir: Metinde sadece ‘’Allah yolunda’’ ifadesi var Nesai de bu hadis فضل الصيام وذكر الاختلاف على أبي إسحاق في حديث علي بن أبي طالب في ذلك Başlığı altında zikretmiş ve oruç kitabında geçmektedir. Tirmizi ise Cihad’ın faziletleri kitabında ele almış, Seyehatte özellikle cihad’a giderken orucun tutulmamasına dair birçok hadis var iken bu hadis’in bu şekilde tercümesi dikkat çekici

Tirmizi ·Cihadın Fazileti ·Hadis 1624

· · ·

Ebû Umâme el Bâhîlî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e biri abid diğeri âlim olan iki kimseden bahsedildi de Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Âlim kimsenin abid kimseye karşı üstünlüğü benim sizin en aşağı mertebede olanınıza karşı üstünlüğüm gibidir. Sonra Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle devam etti: Allah ve Melekleri, göklerin ve yerlerin halkı, hatta yuvasındaki karıncalar hatta balıklar, insanlara hayır ve faydalı şeyler öğreten kimseye dua ederler.” (Dârimî, Mukaddime: 17) Bu hadis garibtir. Ebû Ammâr Hüseyn b. Hureys el Huzaî’den işittim şöyle diyordu: Fudeyl b. Iyaz’dan işittim şöyle demişti: “Bilen bildiğiyle amel eden ve başkalarına öğreten kişi gökler aleminde büyük kişi olarak çağrılır.”

Tirmizi ·İlim ·Hadis 2685

· · ·

Ebu Ümame el-Bahili (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir baston'a dayanmış olarak çıkıp yanımıza geldi. Biz de onu görünce ayağa kalktık. Bunun üzerine: «Faris halkının ulularına karşı yaptıkları gibi yapmayınız.» buyurdu. Biz: Ya Resulallah! Bizim için Allah'a dua etmenizi diliyoruz. dedik. O da: «Allahım bize mağfiret eyle, bize merhamet et. bizden razı ol, (ibadet ve duaları) bizden kabul eyle, bizi cennet'e dahil et, bizi ateşten kurtar ve bizim için her durumumuzu ıslah eyle,» diye dua ett. Ebu Ümame dediki: Bana öyle geliyorki bize daha fazla dua buyurmasını iştiyakla arzuladık. Bunun üçin şöyle buyurdu: «Dilekler işini sizin için toplamadım mı?» (Yani sizin için gerekli herşeyi istemedim mi) Bu hadis'in ilk bölümü yani dua talebi ve dua kısmı hariç kalan kısmını Ebu Davud da rivayet etti

İbn Mace ·Dua ·Hadis 3836

· · ·

Ebu Ümame el-Bahilî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim, buyurdu kiı «Kadın kocasının (açık veya kapalı) izni olmaksızın evinden (yani kocasının malından) hiç bir şey infak (ve sadaka) edemez.» Oradakiler : Ya Resulallah! Yemeği de infak edemez (mi) ? diye sordular. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Yemek en üstün mallarınızdandır.» buyurdu

İbn Mace ·Alışveriş (Büyu') ·Hadis 2295

· · ·

Ebu Ümame el-Bahilî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre kendisi: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şu buyruğu buyururken işittim, demiştir: Rabbim Sübhanehu benim ümmetimden yetmiş bini, üzerlerinde ne hesab ne de azab olmaksızın cennete dahil etmeyi bana vaadettİ. (Bunlardan) her binin beraberinde yetmiş bin (kişi) ve Rabbim (Azze ve Celle)'nin avuçlarıyla üç avuç dolusu, (yani ümmetimden çok sayada kişi) bulunur. Diğer tahric: Tirmizi, Ahmed

İbn Mace ·Zühd ·Hadis 4286

· · ·

Ebû Umâme el Bâhilî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’in Veda Haccı esnasındaki hutbesinde işitmiştir, şöyle diyordu: “Bir kadın kocasının malından izni olmadan hiçbir şey infak etmesin.” Denildi ki: Ey Allah’ın Rasûlü yiyecek de mi? infak etmesin? Buyurdular ki: “O da mallarımızın değerlilerindendir.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Zekat Bu konuda Sad b. ebî Vakkâs, Esma binti ebî Bekir, Ebû Hureyre, Abdullah b. Amr ve Âişe’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ebû Umâme hadisi hasendir

Tirmizi ·Zekat ·Hadis 670

· · ·

Ebû Umâme el Bahîli (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim veda haccındaki hutbesinde şöyle buyurdu: “Allah her hak sahibine hakkını vermiştir, dolayısıyla miras alana vasiyet yoktur. çocuk yatağın sahibi olan erkek veya efendinindir. Zina edenin hakkı mirastan mahrum edilmektir veya taşlanarak öldürülmektir. ve onların hesabı (sevap, ceza, bağışlanma) Allah’a aittir. Her kim babasından başkasına intisab ederse yani başka birine babam budur derse veya bir köle sahibinin dışında başka birisinin efendisi olduğunu iddia ederse kıyamete kadar Allah’ın laneti=yani rahmetinden uzak kalmasıonun üzerinedir. Kadın kocasının evinden uzak kalması onun üzerinedir. Kadın kocasının evinde ancak kocasının izniyle harcamada bulunabilir. Bu esnada Ey Allah’ın Rasûlü! Kadın kocasının evinden bir fakire yiyecek de mi veremez? Denildi. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), esasen mallarımızın en değerlisi odur buyurdu. Sonra şöyle devam etti: Ödünç alınan her şey ödenecektir. Ödünç olarak verilen hayvan, ağaç, ve arazide sahibine geri verilecektir. Her türlü borç ta mutlaka ödenecektir. Kefil olan da borç ödenmezse o borcu ödeyecektir.” (Ebû Dâvûd, Vesâyâ: 1; İbn Mâce, Vesâyâ: 2) Bu konuda Amr b. Harîce ve Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir. Bu hadis Ebû Umâme’den değişik yollarla da rivâyet edilmiştir. b. Ayyaş’ın, Iraklılardan ve Hicazlılardan tek başına rivâyeti pek sağlam değildir. Çünkü onlardan münker hadisler rivâyet etmektedir. Şamlılardan rivâyeti ise daha sağlamdır. Muhammed b. İsmail bu konuda böyle söylemiştir. Ahmed b. Hasan’ın, Ahmed b. Hanbel’den şöyle naklettiğini işittim: İsmail b. Ayyaş’ın durumu diğer münker hadisler aktaranlara göre daha iyidir. Diğerlerinin güvenilir kimselerden rivâyet ettiği münker hadisler vardır. Abdullah b. Abdurrahman’dan işittim şöyle diyordu: Zekeriyya b. Adiyy’den işittim şöyle diyordu: Ebû İshâk el Fezarî şöyle diyor: Bakiyye denilen kişilerin güvenilen kişilerden yaptıkları rivâyetleri alın İsmail b. Ayyaş’ın ise gerek güvenilir gerekse başka kimselerden yaptığı rivâyetlerini almayın. (Bakıyye: İsmail b. Ayyaş’ın dışındaki münker hadisler aktaran kimseler)

Tirmizi ·Vasiyetler ·Hadis 2120

· · ·

Ebû Ümâme el-Bâhilî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), yemeği kaldırıldığı veya önündeki (yemek) kaldırıldığı zaman şöyle derdi: «Vazgeçilmeyip dâima ihtiyaç duyulan, sürekli, geri çevrilmeyen, bereketli ve riyasız olan çok hamd Allah'adır. Ey Rabbimiz.»

İbn Mace · Chapters on Food ·Hadis 3284

· · ·

Ebu Ümame El-Bahili (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki: «Şüphesiz hiç bir şey, suyu necis etmez. Ancak suyun kokusuna, tadına ve rengine galebe çalan şey, onu necis eder.» Not: Ravilerden Rişdin. zayıf olduğu için, isnadın zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. Sindi: 'Hadisin «Ancak suyun .. ,» kısmı hariç baş kısmı Nesai, Ebu Davud ve Tirmizi tarafından Ebu Said-i Hudri'nin hadsinden rivayet edilmiştir.' der. AÇIKLAMA : Hadisin ilk bölümü yani: 'Şüphesiz hiç bir şey suyu necis etmez' kısmı yukarıdaki notta işaret edildiği gibi Sünen sahipleri tarafından rivayet edilmiştir. Ancak, son ravisi Ebu Ümame değil, Ebu Said-i Hudri'dir. EI-Menhel yazarının beyanına göre: Tirmizi, hadisin hasen olduğunu ve Ahmed bin Hanbel de hadisin sahih olduğunu söylemiştir. Hadis, Şafii, Darekutni, Hakim ve Beyhaki tarafından da rivayet edilerek Yahya bin Main ve Ebu Muhammed bin Hazm tarafından da sahih görülmüştür. HADİSİN FIKIH YÖNÜ : EI-Menhel yazarı 'Bidaet Kuyusu' için açılan bab'ta rivayet edilen bu hadisin fıkıh yönünü özetle şöyle beyan eder: 'Hadis, az olsun çok olsun suyun, içine giren bir şeyle pislenmediğine delalet eder. Hatta suyun evsafı değişse bile hükmün bu olduğu görülür. Fakat, bir necasetle suyun vasıflarından birisi değiştiği zaman, taharette kullanılamıyacağı hususunda icma' vardır. Şu halde vasıtları değişen suyun pislenme hükmü icmaa dayalıdır, Ebu Ümame'den rivayet edilen hadisteki; «Ancak suyun kokusuna. tadına ve rengine galebe çalan şey onu necis eder.» mealindeki istisnaya dayalı değildir. Çünkü hadisin istisna kısmı sabit görülmemiştir. Yukarda belirtilen duruma göre suyun evsafı değişmedikçe miktarı az olsun, çok olsun necasetin girmesiyle pislenmez. Hadisin zahiri buna delalet eder. İbn-i Abbas, Ebu Hureyre, Hasan-ı Basri, İbnü'l-Müseyyeb, İkrime, İbn-i Ebi Leyla, Sevri, Davud-i Zahiri, Nehai, Cabir bin Zeyd, Malik ve Gazali bu görüştedirIer. İbn-i Ömer, Mücahid, İshak, Ehl-i Beyt'ten El-Hadi, EI-Müeyyed Billah, Ebu Talib, Nasır ile Hanefi, Şafii ve Hanbeli alimleri şöyle demişlerdir : Necaset, az suyun içine girdiği zaman suyun evsafı değişsin değişmesin onu necis eder. Çünkü o su. kullanıldığı zaman içindeki necaset de kullanılmış olur. Bunların delilleri şu hadislerdir: 1- "Biriniz uykudan kalktığı zaman elini yıkamadan kab'a sokmasın. Çünkü elinin nerede gecelediğini bilmez.'' Bu hadiste uykudan uyanan kişi elini kab'a batırmaktan men ediliyor ve yasaklama sebebi de necaset endişesi olarak gösteriliyar. Bilindiği gibi ele uykuda dokunan ve görülmeyen necaset, suyu değiştirecek durumda değildir. 2- "Köpek. birinizin kabını yaladığı zaman, içindekini döktükten sonra yedi defa yıkasın." Buradaki dökme ve yıkama emri necasetin delilidir. 3- "Sakın hiç biriniz durgun suyu içmesin.» 4- "Müftüler sana fetva verseler bile sen, kalbinden fetva iste." 5- "Seni şüpheye düşüreni bırak. Şüphesiz olana git.» Bu görüşte olan alimler: ''Hiç bir şey suyu necis etmez." mealindeki hadisin yukarıda anılan delillerle muhassas oldugunu söylemişlerdir. Bu alimler az su ve çok su miktarı hususunda ihtilaf etmişlerdir. Bazıları: Su kullanıldığı zaman içine düşen necasetin de kullanıldığı sanıldığı, takdirde bu su az sayılır, demişlerdir. Bir rivayete göre, Ebu Hanife de böyle demiştir. Diğer bir kısım alimler: İki kulleden az olan su az sayılır, demişlerdir. Şafii ve arkadaşları bu görüştedirIer. EI-Menhel'in verdiği izah çok uzundur. Alimlerin değişik görüşleri ve karşılıklı müdafaa ve itirazları bu izahta beyan edilmektedir

İbn Mace ·Taharet ve Sünneti ·Hadis 521