TR EN AR
← Tüm İsimler

Ebû Sa'lebe

Ashab-ı Kiram — kg_varlik (run_id=3)

9 pasaj · insan, sahabe
Bu isimler geçer

Ebû Sa'lebe · Ebu Sa'lebe · Ebû Tumeyle · Ebû Sa’lebe · Hz. Ebû Sa'lebe

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Zeyd b. Hubâb rivayet etti. H. Bize Saîd b. Muhammed El-Cermî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Tumeyle rivayet etti. Her iki râvi demişler ki: Bize Hüseyn b. Vâkid, Abdullah b. Büreyde'den, o da babasından naklen rivayet etti: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) on dokuz gaza yaptı; bunların sekizinde harb etti.» demiş. Ebû Bekir «minhünne» demedi. O hadîsinde: «Bana Abdullah b. Büreyde rivayet etti.» dedi

Sahih Müslim ·Cihad ve Seferler ·Hadis 4695

· · ·

Bana Muhammed b. Ahmed b. Ebî Halef de rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'n b. isa rivayet etti. (Dediki): Bana Muâviye, Abdurrahman. b. Cübeyr b. Nüfeyr'den o da babasından, o da Ebû Sa'lebe'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den üç günden sonra avına yetişen hakkında: «Öyle ise kokmadikça onu ye!» buyurmuşlar

Sahih Müslim ·Av, Kesim ve Yenilen Hayvanlar ·Hadis 4986

· · ·

Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.) bayram günleri namazgaha bir yoldan giderse başka bir yoldan gelirdi.” Diğer tahric: Buhârî, Iydeyn Tirmîzî: Bu konuda Abdullah b. Amr ve Ebû Rafi’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ebû Hüreyre hadisi hasen garibtir. Ebû Tumeyle ve Yunus b. Muhammed bu hadisi Fuley b. İsmail’den, Saîd b. el Hâris’den ve Câbir b. Abdillah’tan rivâyet etmişlerdir. Bazı ilim adamları bu hadise uyarak imâmın namazgaha giderken bir yoldan gelirken bir yoldan gelip gitmesini müstehab görmüşlerdir. Şâfii’de bu görüştedir. Câbir’den gelen rivâyet bu hadisten daha sahih görünüyor

Tirmizi ·İki Bayram (Iydayn) ·Hadis 541

· · ·

Ebu Sa'lebe r.a.'dan rivayete göre "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem azı dişli yırtıcı her hayvan'ın yenilmesini yasaklamıştır. " Bu Hadis 5780 ve 5781 nolardada var. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Azı dişli yırtıcı her hayvanın yenilmesi." Buhari bu hususta hükmü kesin olarak ifade etmemiştir. Çünkü bu hususta görüş ayrılığı yahut ileride açıklayacağım üzere etraflı hükümler vardır. Haram olduğunu kabul edenler ise "azı dişli" ile neyin kastolunduğu hususunda ihtilaf etmişlerdir. Azı dişi ile güç kazanan, başkası üzerine saldıran, anlayan ve çoğunlukla tabiatı gereği hücum eden aslan, pars, kartal ve şahin gibi hayvanların kastedildiği söylenmiştir. Sırtı an ve tilki gibi saldırmayan hayvanlar ise böyle değildir. Şafil, el-leys ve onlara tabi olanlar bu kanaattedir. Ayrıca sırtlanın helalolduğuna dair sakıncası bulunmayan birtakım hadisler de varid olmuştur. Tilkiye gelince, haram olduğu hususunda Tirmizi ve İbn Mace tarafından rivayet edilmiş Huzeyme b. Ceze' yoluyla gelmiş bir hadis vardır. Fakat bu hadisin senedi zayıftır

Sahih Buhari ·Av ve Kesim ·Hadis 5530

· · ·

Ebû Sa’lebe (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’e Mecusilerin tencere ve tabaklarının durumu soruldu da: “Onları tertemiz yıkayın sonra onlar içersinde pişirip yeyin. Ayrıca yırtıcı sivri dişli hayvan etlerinden yemeyi de yasakladı.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Etıme Tirmizî: Bu hadis Ebû Sa’lebe’nin rivâyeti olarak meşhurdur. Bu hadis değişik şekillerde de kendisinden rivâyet edilmiştir. Ebû Sa’lebe’nin ismi Cersûb’tur. Cürhüm ve Nâşib olduğu da söylenir. Bu hadis Ebû Kılâbe’den, Ebû Esma er Rahabî’den ve Ebû Sa’lebe’den de rivâyet edilmiştir

Tirmizi ·Yemekler ·Hadis 1796

· · ·

Ebu Sa'lebe'den, dedi ki: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem evcil eşeklerin etlerini (yemeyi) haram kıldı

Sahih Buhari ·Av ve Kesim ·Hadis 5527

· · ·



(Dediki): Bize ibnü Vehb haber verdi. H. Bana Züheyr b. Harb dahi rivayet etti. (Dediki): Bize El-Mukrl rivayet etti. Her iki ravi Hayve'den bu isnadla ibnü Mübarek'in hadisi gibi rivayette bulunmuşlardır. Şu kadar varki İbnû Vehb hadîsinde yay avını zikretmemiştir. izah: Bu hadisi Buhârî «Zebaih» bahsinde; Ebû Dâvûd ile Nesâî ve ibnû Mâce «Kitâbu's-Sayd»'da; Tirmizî «Siyer» bahsinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Hz. Ebû Sa'lebe «Bize ehli kitap bir kavmin toprağındayrz» sözüyle Şam'ı kastetmiştir. Arab kabilelerinden bazıları Şam'a yerleşmiş ve Hıristiyanlığı kabul etmişlerdi, Gassân ve Huzâa kabileleri bunlardandır. Ebû Sa'lebe (Radiyallahû anh) iki mes'ele sormuştur. Bunlardan birincisi ehli kitabın kaplarından yeyip içmenin helâl olup olmadığıdır. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buna: «Başkasını bulursanız onların kaplarından yemeyin! bulamazsanız onları yikayın da öyle yiyin» diye cevab vermiştir. Bu tafsilât başka kab buldukları zaman ehli kitabın kaplarını kullanmanın mekruh olmasını iktiza eder. Halbuki fukaha ehli kitabın kaplarından başkası bulunsun bulunmasın yıkamak şartıyle bu kaplardan yeyip içmenin kerahetsiz caiz olduğunu söylemişlerdir. Bu mes'elenin cevabı şudur: Yasaklanmadan murad içerisinde domuz eti pişirilen kaplarla şarap kaplarıdır. Bunlar yıkandığı halde kullanılmasının yasak edilmesi iğrençliğinden ve pislik konmak için hazırlanmış olduklarmdandır. Fukahanın muradı ise, küffârın ekseriyetle necasette kullanmadıkları kaplarıdır. Bu meseleyi Allâme Aynî şöyle tahkik etmiştir: «Ebû Sa'lebe hadîsinde zahir asla tercih edilmiştir. Çünkü esas ehli kitap ile mecûsilerin kaplarının temiz olmasıdır. Bununla beraber başkası bulunmazsa bu kapları yıkayarak kullanmak emir buyurulmuştur. Doğrusu şudur ki; pis olduğu tahakkuk edinceye kadar hüküm asla göre verilir. Hadise cevap vermeye ondan sonra ihtiyaç messeder. Hadîse iki cevap verilmiştir: 1-Yıkama emri ihtiyat içindir. Yani yıkamak müstehabdır. 2- Hadisden murad kapların pis olduğu muhakkak, bulunduğuna göredir. Ebû Dâvud'un rivayetinde: «Biz ehli kitab ile komşu yaşıyoruz. Onlar tencerelerinde domuz pişiriyor, kaplarından şarap içiyorlar.» buyurulmasıda buna delalet eder. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Başkasını bulursanız onların kaplarından yiyip içmeyin bulamazsanız su ile yıkayın ondan sonra yiyip için» buyurmuştur. ikinci mesele: Yayla ve Öğretilmiş yahut Öğretilmemiş köpekle avlanmadır. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu suale verdiği cevapdan şu hükümler çıkarılmıştır. 1- Üzerine besmele çekmek şartıyîe yayla avlanmak caizdir. 2- Besmele şarttır. 3- Köpeğin öğretilmiş olması lâzımdır. Bu köpeğin getirdiği avın yenmesi için köpeği salarken üzerine besmele çekmek şarttır. Öğretilmemiş köpeğin getirdiği av diri olarak ele geçerde kesilirse yenir. Aksi taktirde yenmez. 4- Hadisi Şerifde köpek mutlak zikredilmiştir. Binaenaleyh beyaz siyah vs. her renkdeki köpeğe şâmildir. imam Ahmed kara köpekle öğretilmiş bile olsa avlanmak caiz değildir demiştir. Hadisi şerif onun aleyhine delildir. 5- Köpekle avcılıkta iki şart dermeyan edilmiştir. Biri köpeğin öğretilmiş oiması diğeri besmele. Binaenaleyh bir kimse öğretilmemiş köpeği ava salsa yahut öğretilmiş köpeği besmelesiz gönderse yahut kendinin salmadığı bir köpek ona av getirse bu avlar ancak kesilmek suretiyle helal olur

Sahih Müslim ·Av, Kesim ve Yenilen Hayvanlar ·Hadis 4984

· · ·

Bize Muhammed b. Mihran Er-Râzi rivayet etti. (Dediki) Bize Ebû Abdullah Hammâd b. Hâlid el Hayyad, Muaviye b. Salih'den o da Abdurrahman b. Cübeyr'den, o da babasından, o da Ebû Sa'lebe'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. (Şöyle buyurmuşlar): «Okunu attığın zaman av senden gâib olur da arkasından yetişirsen kokmadıkça onu ye

Sahih Müslim ·Av, Kesim ve Yenilen Hayvanlar ·Hadis 4985

· · ·

Amr b. Şuayb'ın dedesinden (rivayet olunduğuna göre) Ebû Sa'lebe denilen bir arap (Hz. Nebi'min huzuruna gelerek...) Ey Allah'ın Rasûlü! Benim eğitilmiş bir köpeğim var, bunun avladığı av hakkında bana fetva ver(ir misin?) demiş.Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de: "Eğer sen'in eğitilmiş köpeklerin varsa onların senin için yakaladıkları av'ı yiyebilirsin." buyurmuş (bunun üzerine adam): (Bu av'ı diri olarak ele geçirince) keserek, yahut da (ölü olarak ele geçirince) kesilmeden yiyebilir miyim? demiş (Hz. Peygamber de:) Evet, cevabını vermiş. (Sonra adam): Köpek o av'ın bir tarafını yese de mi? demiş. (Resulü Ekrem Efendimiz de:) Evet, o avın bir tarafım yemiş olsa da, (yiyebilirsin), buyurmuş. (Daha sonra O arap): Ey Allah'ın Resulü, bana (kendisiyle avcılık yaptığım) yayım hakkında fetva ver, demiş. (Hz. Nebi de:) Yayınla avladığın av'ı yiyebilirsin, buyurmuş. (Adam:) (Eğer elime diri olarak geçerse) "kesilmiş olarak" yahutta (ölü olarak geçerse) "kesilmeden (yiyebilir miyim) demiş. (Hz. Nebi de) Evet, cevabını vermiş. (Bu defa adam): Ey Allah'ın Rasûlü (bu av) gözümden (bir süre) kaybolmuşsa da (yiyebilir) mi (yim?) demiş. Rasûlü Ekrem Efendimiz de): "Evet (hayvan'ın) bozulup kokuşmaması ve üzerinde senin okundan başka bir ok yarası bulunmamış olması şartıyla sen(in gözün) den (bir süre) kaybolmuş da olsa (yine onun etini yiyebilirsin), buyurmuş. (Daha sonra adam): Ey Allah'ın Rasûlü! Bir de "bana kendilerine kaçınılmaz şekilde muhtaç olduğumuz yahudi kapları hakkında, fetva versen" demiş. (Rasûlü Ekrem Efendimiz de) Onları yıkar ve içlerinde yemek yersin, buyurmuş

Ebu Davud ·Av ·Hadis 2857