Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr, Ubeydullah'dan naklen haber verdi. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Uheydullah Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Selleın) gümüşten bir yüzük edindi. Bu yüzük onun elinde idi. Sonra Ebû Bekr'in, ondan sonra Ömer'in, ondan sonra Osman'ın elinde bulundu. Nihayet ondan Eriz kuyusuna düştü. Nakşı: Muhammedürresulullah idi. İbni Numeyr: «Nihayet kuyuya düştü.» dedi. «Ondan» demedi
Sahih Müslim
·Libas ve Süslenme
·Hadis 5476
· · ·
Sad b. Ebi Vakkâs öldüğü gün Ebû Bekr'in oğlu Abdurrahman, Âişe r.anha'nın yanına girdi. Abdest almak için su isteyince Âişe (r.anha): "Abdurrahman! Abdest azalarını iyice yıka. Çünkü Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i : «Abdest alırken kuru kalan topuklar ateşte yanacaktır.» derken işittim.» dedi. Diğer tahric: Müslim'de (Taharet mevsûldur)
Muvatta-i Malik
·Taharet (Temizlik)
·Hadis 35
· · ·
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. H. Bize İbni Râfi'de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize îbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana İbni Tâvûs, babasından naklen haber verdi ki, Ebu's-Sahbâ' İbni Abbâs'a : Bilir misin hani Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile Ebû Bekr devirlerinde ve Ömer'in hilâfetinin üç yılında üç talâk bir sayılırdı? demiş. İbni Abbâs : Evet, cevâbını vermiş
Sahih Müslim
·The Book of Divorce
·Hadis 3674
· · ·
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Üsâme rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş: Resûlullah «Mina'da namazı iki rek'ât kıldı. Ondan sonra Ebû Bekr, Ebû Bekr'den sonra Ömer; ve hilâfetinin ilk zamanlarında Osman da hep ikişer rek'ât kıldılar. Bir müddet sonra Osman dört rek'ât kılmağa başladı.» İbni Ömer imamla kıldığı vakit dört, yalnız kıldığında iki rek'ât kılarmış
Sahih Müslim
·Sefer Namazı
·Hadis 1592
· · ·
Bize UbeyduIIah b. Muâz El-Anberî i!e Hâmîd b. Ömer Eİ-Bekrâvi ve Muhammed b. Abdi'l-A'lâ El-Kaysî hepsi Mu'temirden rivayet ettiler. Lâfız İbni Muâz'ındır. (Dedilerkij: Mu'temir b. Süleyman rivayet etti. (Dediki): Bana babam şunu söyledi. Bize Ebû Osman rivayet etti. Ona da Abdurrahman b. Ebî Bekr rivayet etmişki: Eshab-i Suffe. fakir insanlarmış. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir defa: «Kimde iki kişilik yemek varsa, üç kişi götürsün! Kimde dört kişilik yemek varsa beşinciyi, altıncıyı götürsün.» buyurmuşlar. Yahut buyurduğu gibidir. Gerçekten Ebû Bekr üç kişi getirmiş. Nebiyyuliah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) on kişi (yine) Ebû Bekr üç kişi götürmüş. Râvi şöyle demiş : Şan şu ki: Annem, babam ve ben bilmiyorum karım da dedi mi bizim evimizle Ebû Bekr'in evinin arasında bir hizmetçi vardı. Ebû Bekr Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında akşam yemeği yedi. Sonra yatsı kılmıncaya kadar durdu. Sonra döndü ve Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyuklayıncaya kadar yanında durdu. Gecenin Allah'ın dilediği kadarı geçtikten sonra geldi. Hanımı ona : Misafirlerinin yanına gelmekten yahut misafirinin yanına gelmekten seni alıkoyan nedir? dedi. Ebû Bekr : Sen onlara akşam yemeği vermedin mi? diye sordu. Kadın : Sen gelinceye kadar yemek istemediler. Onlara yemek (evdekiler) arzettiler. Fakat onlar galebe çaldı, dedi. Abdurrahman demiş ki: Ben giderek gizlendim. Ebû Bekr: Ey alçak! dedi. Beddua ve sitem etti. Ve : Yeyin, afiyet olmasın! dedi. Bir de: Vallahi ben bu yemekten ebediyyen tatmam! dedi. Abdurrahman diyor ki: Biz bu yemekten hiç bir lokma almıyorduk ki, altından o lokmadan daha fazla artmasın. Nihayet doyduk ve yemek öncekinden daha fazla oldu. Ebû Bekr ona baktı, ne görsün, olduğu gibice yahut daha Çok!..Hanımına : Ey Benî Firâs'ın kız kardeşi! Bu ne? dedi. Hanım : Hayır iki gözüm! Şimdi o öncekinden üç kere daha çoktur, dedi. Bunun üzerine Ebû Bekr ondan yedi. Ve yeminini kasdederek : Bu ancak şeytandandı, dedi. Sonra yemekten bîr lokma yedi. Ve yemeği Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürdü. Yemek onun yanında sabahladı. Bizimle bir kavim arasında akid vardı. Müddet geçti. Biz de on iki adamı reis yaptık. Her adamla birlikte onlardan bir takım insanlar bulunuyordu. Her adamla kaçar kişi bulunduğunu Allah bilir. Şu kadar var ki, onlarla beraber gönderdi ve yemekten toptan yediler. Yahut dediği gibidir
Sahih Müslim
·İçecekler
·Hadis 5365
· · ·
Bize İshâk b. İbrahim ile İbni Ebî Ömer, Muhammed b. Râfi' ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Lâfızları birbirlerine yakındır. (İshak ile Abd' ahberanâ tâbirini kullandılar. Ötekiler: Bize Abdürrazzâk rivayet etti, dediler.) (Demişki): Bize Ma'mer, Zührî'den naklen haber verdi. (Demişki): Bana Salim, İbni Ömer'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş) : Hafsa'nın yanına girdim de : Biliyor musun baban halîfe bırakmıyor, dedi. O bunu yapacak değildir, dedim. Muhakkak yapar! Dedi. Bunun üzerine onunla bu hususta konuşmaya yemîn ettim; ve sustum. Hattâ sabahleyin eve gittim; ama onunla konuşmadım. Sağ elimle bir dağ taşıyor gibi idim. Nihayet dönerek yanına girdim. Bana insanların hâlini sordu. Ben de kendisine haber verdim. Sonra ona: Ben halkın bir söz söylediklerini işittim de onu sana söylemeye yemîn ettim! Diyorlar ki, sen kendine halîfe bırakmayacakmışsın. Gerçekten senin bir deve çobanın veya koyun çobanın olsa da onları bırakarak sana gelse, çobanın kaybetiğine kail olurdun. İnsanlara riâyet ise daha Çetindir. Dedim. Benim sözüm ona muvafık geldi. Ve bir müddet başını indirdi. Sonra onu bana kaldırarak şunları söyledi: Muhakkak Allah (Azze ve Celle) dînini koruyacaktır. Ben kendime halîfe bırakmamış olsam, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de halîfe bırakmamıştır. Halîfe bırakmış olsam, Ebû Bekir halîfe bırakmıştır, İbni Ömer demiş ki: Vallahi, babam, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'Ie Ebû Bekr'i anmaktan başka bir şey yapmadı. Ve anladım ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir kimse ile değişecek değil ve kendine halîfe bırakacak değildir
Sahih Müslim
·İdare (Imamet)
·Hadis 4714
· · ·
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): M&lik'e, İbni Şihfib'tan dinlediğim, onun da Urve'den, onun da Aişe'den naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum: Âişe şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat ettiği vakit zevceleri, Osman b. Affan'ı Ebû Bekr'e gönderip, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den kalan miraslarını ondan isteyecek oldular. Âlşe onlara: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bize mirasçı olunmaz; ne bırakırsak o sadakadır!» buyurmadı mı dedi
Sahih Müslim
·Cihad ve Seferler
·Hadis 4579
· · ·
Bana Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Salim b. Nuh EI-Attâr, Cüreyrî'den, o da Ebû Osman'dan, o da Abdurrahman b. Ebî Bekir'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Bize bir takım misafirlerimiz geldi. Babam geceleri Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le konuşuyordu, hemen geldi ve: Ey Abdurrahman! Misafirlerine akşam yemeği ver, dedi. Akşamlayınca biz misafirleri ağırlamaya geldik, fakat onlar kabul etmediler. Evimizin babası gelerek bizimle beraber yemedikçe olmaz, dediler. Ben kendilerine : O hiddetli bir admdır. Eğer siz (dediğimi) yapmazsanız, ondan bana ezâ isabet edeceğinden korkarım, dedim. (Yine) kabul etmediler. Ebû Bekr geldiği vakit onlardan önce hiç bir şeye başlamadı: Ziyafetinizi bitirdiniz mi? diye sordu : Hayır! Vallahi bitirmedik, dediler. Ben Abdurrahman'a emretmedim mi? dedi. Ben ondan (bir tarafa) çekildim. O: Ey Abdurrahman! dedi. Ben (yine) çekildim. Bunun üzerine: Ey alçak! Sana yemin ediyorum, sesimi işitirsen mutlaka gel! dedi. Ben de geldim. Ve: Vallahi benim bir suçum yok! İşte misafirlerin! Onlara sor! Kendilerine yemeklerini getirdim ama onlar sen gelmedikçe yemekten çekindiler, dedim. Bu sefer (onlara) : Size ne oldu? Bizden yemeğinizi kabul etmiyor musun? diye sordu. Abdurrahman demiş ki: Bunun üzerine Ebû Bekr: Vallahi bu gece ben bu yemekten tatmam, dedi. Onlar da : Vallahi sen tatmadıkça, biz de tatmayız, dediler. Ben bu gece gibi kötü bir gece görmedim. Yazık size! Ne oluyorsunuz da bizden yemeğinizi kabul etmiyorsunuz? dedi. Sonra şunu söyledi : Birinciye gelince o (yâni yemin) şeytandandır. Yemeğinize gelin! Arkacığından yemek getirildi. Ebû Bekr besmele çekerek yedi. Misafirler de yediler. Sabahlayınca Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına gitti ve : Yâ Resûlallah! Onlar yeminlerinde durdu. Ben yeminimi bozdum, dedi. Ve (olanı) ona haber verdi. O da : «Bilâkis sen onların en yemininde duranı ve en hayirlısssın!» buyurdular. Abdurrahman: «Keffâret (verip vermediği) benim kulağıma gelmedi» demiş
Sahih Müslim
·İçecekler
·Hadis 5366
· · ·
Bana Hârûn b. Saîd El-Eylî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Amr İbni Şihâb'dan, o da Humeyd b. Abdirrahmân'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. H. Bana Harmeletü'bnü Yahya Et-Tûcîbî de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus haber verdi. Ona da İbni Şihâb Humeyd b. Abdirrahmân b. Avf'tan. o da Ebû Hureyre'den naklen haber vermiş. Ebû Hureyre (Radiyallahu anh) şöyle demiş: «Ebû Bekr-i Sıddîk Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in veda haccından önce kendisini emîr tayin ettiği Haccda beni birkaç kişilik cemaat içinde Kurban Bayramı günü halk'a (Bu seneden sonra hiç bir müşrik haccedemez, çıplak olan bir kimse de Beyt-i Şerif'i tavaf edemez) diye ilân etmek için gönderdi.» îbni Şihâb demişki: «Humeyd b. Abdirrahmân Ebû Hureyre hadîsi için Kurban Bayramı günü Hacc-ı Ekber günüdür derdi.» İzah için buraya tıklayın
Sahih Müslim
·Hac
·Hadis 3287
· · ·
Enes (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) büyük günahlardan bir kaçını sayarak şöyle buyurdu: “Allah’a ortak tanımak, anne babaya asi olmak, adam öldürmek ve yalan söyleyip yalan şâhidliği yapmak.” Diğer tahric: Buhârî, Şehâdât; Müslim, İman Bu konuda Ebû Bekre, Eymen b. Hureym ve İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Enes hadisi hasen sahih garibtir
Tirmizi
·Alışveriş (Büyu')
·Hadis 1207