TR EN AR
← Tüm İsimler

Hz. Muhammed

Enbiya-yı Kiram — kg_varlik (run_id=3)

24312 pasaj · peygamber
Bu isimler geçer

Resulullah · Rasûlullah · Hz. Muhammed · Resûlullah · Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem · Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem · Rasûlüllah · Rasulullah · Muhammed · Peygamber · Resul-i Ekrem · Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem · Sallallahu Aleyhi ve Sellem · Allah Resulü · Resûlüllah

Ukbe b. Âmir'den rivayet olunduğuna göre, Nebi (s.a.v.) bir adama (hitaben); "Seni falanca kadınla evlendirmemi ister misin?" buyurmuş, O kimse de; Evet cevâbını vermiş (daha) sonra kadına (varıp); "Seni falanca kimseyle evlendirmemi ister misin?" demiş (kadın da); Evet cevâbını verince (bunları) birbiriyle evlendirmiş. (Nikahtan sonra) Adam, Kadın için bir mehir ta'yin etmeden ve (mehir olarak) hiç bir şey vermeden onunla cinsi münâsebette bulunmuştu. Bu (adam) Hudeybiye (Umresin) de bulunanlardan idi ve Hudeybiye'de bulunanlardan herbirisi için Hayber'de bir hisse vardı. (Bu adam) ölüm (vakti) gelince; Resûlullah (s.a.v.) mehir ta'yin etmediğim ve hiç bir şey'de vermediğim halde beni falanca kadınla evlendirmişti. Ben (şimdi) Hayberdeki hissemi mehr olarak kadına verdiğime dâir sizi şahid tutuyorum dedi. (Bunun üzerine o kadın) Hayberdeki hisseyi aldı ve yüzbin (dirhem)e sattı. Ebû Dâvud dedi ki: (bu hadisi bana nakledenlerden) Ömer b. el-Hattab (Ebu Hars es-Sicistânî) daha uzun olan hadisinin başına (şunu da) ilave etti. Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki, "Nikahın en hayırlısı, en kolay olanıdır." ve (yine Ömer,) "Resûlullah (s.a.v.) (bir) adama (hitaben) buyurdu ki" dedi, daha sonra (Yukarıdaki metnin) mânâsını rivayet etti. Ebû Dâvud dedi ki: Bu hadisin zayıf olmasından korkulur. Çünkü (alışılmış olan) uygulama böyle değildir

Ebu Davud ·Nikah (Evlilik) ·Hadis 2117

· · ·

Amr İbnü'l-Haris şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat ettiğinde silahı, beyaz katırı ve sadaka olarak bıraktığı arazisi dışında hiçbir mal bırakmadı

Sahih Buhari ·Beşte Bir Hakkı (Humus) ·Hadis 3098

· · ·

Bize Kuteybe b. Said tahdis etti. Bize Hammad -ki b. Zeyd'dir Sabit'ten tahdis etti. Enes'ten rivayet ettiğine göre bir bedevi mescitte küçük abdest bozdu. Oradakilerden bazıları ona doğru kalkınca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ona ilişmeyiniz ve onu yanda kesmeyiniz" buyurdu. (Enes) dedi ki: Adam işini bitirince (Allah Resulü) bir kova su getirilmesini istedi ve onu üzerine döktü. Diğer tahric: Buhari, 6025; Nesai, 53; İbn Mace, 528; Tuhfetu'l-Eşraf

Sahih Müslim ·Taharet (Temizlik) ·Hadis 659

· · ·

Bize Ahmed b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'z-Zübeyr, Câbir'den rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki); Bize Ebû Hayseme, Ebû'z-Zübeyr'dcn, o da Câbir'den naiklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyfv ve Seliem) buyurdular ki: Yahut Resûlullah (Sallallahu Aleyfv ve Seliem)'i jşöyle buyururken işittim : «Birinizin potin bağı koparsa yâhut bir kimsenin ayakkabı bağı koparsa , o bağı ıslah etmedikçe bir ayakkabı içinde yürümesin! Bir tek mest içinde de yürümesin! Sol eliyle yemesin! Bir elbiseye büründügü halde ayaklarını dikerek oturmasın! Ve bir elbiseye sırılsıklam sarılmasin.» İZAH’TAN SONRA DA HADİS VAR

Sahih Müslim ·Libas ve Süslenme ·Hadis 5500

· · ·

İbn Ömer'in şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Abdullah İbn Ubeyy ölünce oğlu Abdullah İbn Abdillah, Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e geldi ve ondan, babasını kefenlemek için kendisine gömleğini vermesini istedi. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem de ona gömleğini verdi. Sonra Abdullah, Hz. Nebi'den, babasının cenaze namazını kıldırmasını istedi. Bunun üzerine Hz. Nebi onun namazını kıldırmak üzere doğruldu. Bu arada Hz. Ömer Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in elbisesinden tuttu ve "Ya Rasulallah! Rabbin sana onun cenaze namazını kıldırmanı yasaklamışken, sen onun cenaze namazını kıldıracak mısın?" diye sordu. Bunun üzerine Hz. Nebi: "Rabbim beni serbest bıraktı," buyurdu ve "Onlar için ister af dile, ister dileme; onlar için yetmiş kez af dilesen de ... " ayetini okudu. Sonra şöyle buyurdu: "Yetmişden fazla da bağışlanma dilerim." Bunun üzerine Hz. Ömer: "Kuşkusuz o bir münafık" dedi. Ravi şöyle demiştir: Nebi s.a.v. onun cenaze namazını kıldırdl. Bunun üzerine Allah Teala "Onlardan ölmüş olan hiçbirine asla namaz kılma, onun kabri başında da durma!"(Tevbe 84) ayetini indirdi

Sahih Buhari ·Tefsir ·Hadis 4670

· · ·

Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini işittim: "Sizden biri (yalnızca) Cuma günü oruç tutmasın. Ancak bir gün öncesi veya bir gün sonrası ile birlikte tutsun

Sahih Buhari ·Oruç (Sıyam) ·Hadis 1985

· · ·

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile İshâk hep birden Yezid'den rivayet ettiler. Ebû Bekir (Dediki):Bize Yezid b. Hârûn, Avvâm b. Havşeb'den rivayet etti. (Demişki): Bize Ebû İshâk Eş-Şeybânî, Useyr b. Amr'dan, o da Sehl b. Huneyf'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet .etti; «Şark tarafından başları traşlı bir kavim hak yoldan sapacaklardır.» buyurmuşlar

Sahih Müslim ·Zekat ·Hadis 2472

· · ·

Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. Dediki: Bize İsmâîl b. Uleyye, İbni Avn'dan, o da İbrahim'den, o da Esved b. Yezîd'dcn naklen haber verdi. Şöyle demiş: Âîşe'nin yanında Alî'nin vasi olduğunu söylediler de Âişe: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona ne zaman vasiyyette bulunmuş! Ben kendilerini göğsüme (yahut kucağıma demiştir) dayamıştım. Leğeni istedi; derken kucağıma düşüverdi. Vefat ettiğini bile anlamadım; şu halde ona ne zaman vasiyyet etmiş?» dedi

Sahih Müslim ·Vasiyetler ·Hadis 4231

· · ·

Übey b. Ka’b (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), Kehf sûresi 76. ayetini şeddeli olarak “Kad bellağtü min ledünnî uzran” diye okudu. Diğer tahric: Ebu Davud, Huruf ve Kıraat) Tirmizî: Bu hadis garibtir. Bu hadisi sadece bu şekliyle bilmekteyiz. Ümeyye b. Hâlid güvenilen bir kimsedir. Ebû’l cariye el Abdî mechul bir ihtiyar olup adını bilmiyoruz

Tirmizi ·Kur'an Okuma ·Hadis 2933

· · ·

Katade'den rivayete göre Enes r.a. kendilerine şunu söylemiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem istiska (yağmur duası) dışında yaptığı hiçbir duada ellerini kaldırmazdı. İstiskada da koltuk altlarının beyazı görününceye kadar ellerini kaldırırdı." Ebu Musa da şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dua etti ve ellerini kaldırdı

Sahih Buhari ·Peygamber ve Sahabenin Fazileti ·Hadis 3565

· · ·

Bana Harmele b. Yahya Et-Tücîbî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Şüreyh rivayet etti. Ona da Abdul-Kerim b. Haris rivayet etmişki, Müstevrid EI-Kuraşî şöyle demiş: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Kıyamet Romalılar insanların en çoğu olduğu halde kopacaktır.» buyururken işittim. Râvî demişki: Bu, Amr İbni Âs'ın kulağına ulaştı da: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'dendir diye söylediğin bildirilen bu hadîsler nedir? dedi. Müstevrid ona : Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittiğimi söyledim, cevabını verdi. Bunun üzerine Amr: Sen böyle diyorsun ama, onlar fitne anında insanların en halîmi, musibet anında insanların en muslihi, fakirleriyle zayıfları için insanların en hayırlılarıdır, dedi

Sahih Müslim ·Fitne ve Kıyamet Alametleri ·Hadis 7280

· · ·

Bize Ebu Said el-Eşec, Ebu Kureyb Muhammed b. el-Ala ve İshak b. İbrahim tahdis etti. İshak: Bize Veki' haber verdi derken, diğer ikisi, tahdis etti, dediler. Bize A'meş tahdis edip dedi ki: Mücahid'i Tavus'tan tahdis ederken dinledim. O İbn Abbas'tan şöyle dediğini nakletti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) iki kabrin yanından geçti ve: "Muhakkak bunlara azap edilmektedir. Ama büyük bir şey dolayısıyla azap olunmuyorlar. Bunların biri laf taşıyıp götürürdü, diğeri ise kendi sidiğinden korunmazdı" buyurdu. (İbn Abbas) dedi ki: Sonra yaş bir hurma dalı istedi, onu ikiye yardıktan sonra bunun üzerine birisini, diğerinin üzerine de ötekini dikti, sonra da: "Kurumadıkları sürece azaplarının hafifleti/eceği umulur" buyurdu. Diğer tahric: Buhari, 218, 1361, 1378,6052; Ebu Davud, 20; Tirmizi, 70; Nesai, 31, 2067, 2068; İbn Mace, 347; Tuhfetu'l-Eşraf

Sahih Müslim ·Taharet (Temizlik) ·Hadis 677

· · ·

Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Her kim mü’min sûresi ilk üç ayetiyle Bakara sûresi 255. ayeti olan Âyet-el Kürsî’yi sabahleyin okursa akşama kadar muhafaza edilir. Akşam okursa sabaha kadar bu âyetler vasıtasıyla koruma altına alınır.” (Dârimî, Fedail: 27) Bu hadis garibtir. Bazı ilim adamları Abdurrahman b. Ebû Bekir b. Ebû Müleyke el Müleykî’nin hafızası yönünde söz etmişlerdir. Zürare b. Mus’ab ibn Abdurrahman b. Avf’tır ve Ebû Mus’ab el Medenî’nin dedesidir

Tirmizi ·Kur'an'ın Fazileti ·Hadis 2879

· · ·

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Muhammed b. Ebî Bekr-i Sekafî'den dinlediğim şu hadisi okudum: Muhammed, Enes b. Mâlik ile beraber Mina'dan Arafat'a giderken ona: Bu günde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile (beraber bulunduğunuz zamanlar) ne yapardınız? diye sormuş. Enes (Radiyallahu anh) Telbiye getirenlerimiz telbiye getirir, kendisine bir şey denilmez; tekbîr alanlarımız da tekbîr getirir, ona da bir şey denilmezdi! cevabım vermiş

Sahih Müslim ·Hac ·Hadis 3097

· · ·

Abdullah b. Ömer'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ğaybın anahtarları beştir ki onları Allah'tan başka kimse bilemez. Rahimlerin ne eksilttiğini Allah'tan başkası bilemez. Yarın ne olacağını Allah'tan başka hiçbir kimse bilemez. Yağmurun ne zaman geleceğini de Allah'tan başka kimse bilemez. Hiçbir nefis hangi yerde öleceğini bilemez. Allah'tan başka hiçbir kimse kıyametin ne zaman olacağını bilemez

Sahih Buhari ·Tevhid ·Hadis 7379

· · ·

Safiyye binti Atiyye dedi ki: Abdülkays (oğulların)ın kadınlarından bazıları) ile Hz. Âişe'nin yanına girmiştim. Ona, kuru hurma ile kuru üzümü (karıştırarak birlikte şıralarını çıkarmanın hükmünü) sorduk. Şöyle cevapladı: Ben bir tutam kuru hurmadan, bir tutam da kuru üzümden alıp onu (içinde su olan) bir kaba koyardım ve onu (parmaklarımla iyice) ezdikten sonra Nebi (s.a.v.)'e içirirdim

Ebu Davud ·İçecekler ·Hadis 3708

· · ·

Bize Muhammedü'bnu'l-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül'a'lâ rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm, Muhammed'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cemre-i Akabede taş attıktan sonra develerin yanına giderek onları boğazlamış. Haccâm oturuyormuş, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eliyle başıa işaret buyurmuş, o da sağ tarafını traş etmiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu, yanındakilere taksim etmiş. Sonra: Öbür tarafı da traş et! buyurmuş. Müteakiben: Ebû Tâlha nerede? diyerek, bunu da ona vermiş

Sahih Müslim ·Hac ·Hadis 3154

· · ·

İmran İbn Husayn'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Allah'ın kitabında temettu' haccı ile ilgili ayet indi. Biz de Allah Resulü ile birlikte bu şekilde haccettik. Bunu haram kılan bir ayet nazil olmadı. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat ettiği zaman bu hac yasaklanmamıştı. Ancak adamın biri, kendi kafasından dilediği gibi konuşuyor." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Kim hac günlerine kadar umre ile faydalanmak isterse ... ayetinin tefsıri." İmam Buhar! bu başlık altında İmran İbn Husayn'dan nakledilen hadise yer verdi. Bu hadis temettu' haccını konu edinir. Bu rivayetin açıklaması ile- "adamın biri" ifadesinden maksadın Hz. Ömer olduğu daha önce geçmişti

Sahih Buhari ·Tefsir ·Hadis 4518

· · ·

Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Nebi (s.a.v) şöyle buyurdu: Ra’d sûresi 4. ayeti olan “

Hal böyleyken yemişlerinde ve lezzetlerinde bir kısmını diğerinden farklı kılıyoruz

” Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kuru ve yaş hurma, tatlı ve ekşi.” Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Zeyd b. Üneyse bu hadisi, A’meş’den bu şekilde rivâyet etmiştir. Seyf b. Muhammed, Ammâr b. Muhammed’in kardeşidir. Ammâr ondan daha sağlamdır. Ammâr, Sûfyân es Sevrî’nin kız kardeşinin oğludur

Tirmizi ·Tefsir ·Hadis 3118

· · ·



Madîkerib'den demiştir ki: Rasûlullah (S.A.V.) onun omuzlarına dokunarak: "Ey Mikdamcığım ne mutlu sana eğer ölürsen (halkın başında) bir idareci de değilsin, (bir idarecinin) kâtib(i) de değilsin, haklarında bilgi toplayıp halifeye sunmak üzere halk arasında görevli bir kimse de değilsin.” buyurdu

Ebu Davud ·Haraç, Ganimet ve İdare ·Hadis 2933

· · ·

Bize Yahya b .Yahya et-Temîmî ile Kuteybetübnü Saîd hep birden Hammad'dan rivayet ettiler. Yahya dedi ki: Bize Hammâd b. Zeyd, Gaylan'dan, o da Abdullah b. Mabed-i Zimmâni'den, o da Ebû Katâde'den, naklen haber verdi. (Ebû Katâde şöyle demiş): «Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Nasıl oruç tutarsın? diye sordu. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gabadlandı. Ömer (Radiyallahû anh) onun kızdığını görünce: Biz, Rabb olarak Allah'a, din olarak İslâm'a, Nebi olarak da Muhammed'e razı olduk. Allah'ın gadabi ile Resulünün gadabından Allah'a sığınırız, dedi. Ömer (Radiyallahû anh) bu sözü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gadabı yatışıncaya kadar tekrarladı, durdu. Nihayet Ömer : Yâ Resûlallah! Bütün sene oruç tutan kimsenin hali ne olacak? dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «(Böylesi) ne oruç tutmuştur, ne tutmamıştır yahut oruç da tutmamıştır, iftar da etmemiştir » buyurdu. Ömer (tekrar) : İki gün oruç tutup bir gün tutmayanın hâli ne olacak? diye sordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Buna kimse takat getirebilir mi? buyurdu. Ömer (yine): Bir gün oruç tutup bir gün tutmayanın hâli nice olacak? diye sordu. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Bu, Dâvud Aleyhisselâm'ın orucudur, buyurdu. Ömer: Bir gün oruç tutup iki gün tutmayanın hali nasıldır? diye sordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Bunun için bana takat verilmesini dilerim; cevâbını verdi. Bundan sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; Her aydan üç gün, bir de ramazandan ramazana oruç tutmak yok mu? İşte bu bütün senenin orucu demektir. Arafe günün orucunu Allah'ın o günden önceki sene ile o günden sonraki senelerin günahlarına keffâret yapacağını umarım. Aşûra günün orucunu ise Allah'ın o günden önceki senenin günahlarına keffâret kılacağını ümîd ederim, buyurdular

Sahih Müslim ·The Book of Fasting ·Hadis 2746

· · ·

Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid b, Harun, Teymi'den, o da Ebu'l Minhal'den, o da Ebu Berze'den naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah namazında altmışdan yüze kadar âyet okurmuş

Sahih Müslim ·The Book of Prayers ·Hadis 1031

· · ·

Ebu Said el-Hudri (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre, Rasûlullah (s.a.v.)'Beni Lihyan'a (karşı savaşmak üzere bir müfreze) gönder(mek iste)miş ve; "Her iki adamdan biri çıksın!" buyurmuş. Sonra oturan(lar)a; "Çıkanın ailesi ve malı hakkında hanginiz hayırlı bir vekil olursa, çıkanın yarı sevabı ona verilir" buyurmuş

Ebu Davud ·Cihad ·Hadis 2510

· · ·

Muavviz b. Afra kızı Rubeyyi'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bizler Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte gazaya gider, gazilere su verir ve onlara hizmet ederdik. Savaş alanında şehit düşmüş olanları ve yaralıları da Medine'ye götürürdük. " Fethu'l-Bari Açıklaması: "Erkek kadını, kadın da erkeği tedavi eder mi?" Bu başlık altında er-Rubeyyi'in rivayet ettiği hadisi zikretmiş bulunmaktadır. Erkeğin kadını tedavi etmesi, bu hadisten kıyas yoluyla çıkartılabilir. Buhari'nin bu hususta kat'i hükmü söz konusu etmeyişinin sebebi, anlatılan bu hadisenin hicab emrinin inişinden önce olma ihtimali bulunduğundan dolayıdır. Yahut da kadının bu işi kocasına ya da kendisine mahrem olan kimselere yaptığından dolayı da olabilir. Meselenin hükmüne gelince, zaruret halinde yabancıları tedavi etmek caizdir. Zaruret de -bakmak, el ile yoklamak ve benzeri hususlar hakkında- miktarı kadar değerlendirilir

Sahih Buhari ·Tıp (Tıbb) ·Hadis 5679

· · ·

Mesrûk'dan; demiştir ki: Âişe (r.anha)'ya, Resûlullah (s.a.v.)'in (gece) namazını; "Hangi saatte kılardı?" diye sordum. (Horoz) sesini duyunca kalkar, namaz kılardı, diye cevab verdi

Ebu Davud ·Nafile Namazlar ·Hadis 1317

· · ·

Muhacir b. Kunfüz (radıyallahü anh), Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) küçük abdest bozarken kendisine selâm vermişti de, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) abdest alıncaya kadar selâmını almadı. Abdest alıp bitirdi. Sonra selâmını aldı. (İbn Mâce, Tahara: 27; Ebû Dâvûd, Tahara:)

Nesai ·The Book of Purification ·Hadis 38

· · ·

Aişe r.anha'nın annesi olan Ümmü Ruman dedi ki: "Ben ve Aişe birlikte oturuyorken Ensardan bir kadın içeri girip dedi ki: Allah filana şunu etsin, filana şunu etsin. Ümmü Ruman: Bu da ne demek oluyor deyince, kadın dedi ki: Benim oğlum da o sözleri söyleyenler arasındadır. Ne söyledi diye sordu, kadın: Şunları şunları söyledi, dedi. Aişe dediki: Peki Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (bunu) işitti mi? Kadın: Evet deyince, peki ya Ebu Bekir de işitti mi, diye sordu. Kadın yine: Evet deyince Aişe bayılarak yere düştü. Ayıldığında ateşi yükselmiş ve titriyordu. Ben de üzerlerine elbiselerini atarak onu örttüm. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem gelip: Bunun hali ne diye sordu. Ben: Ey Allah'ın Resulü titremekle birlikte onu bir sıtma yakaladı, dedim. Şöyle buyurdu: Belki de dile dolanıp anlatılan bir takım sözler dolayısıyladır, dedi. (Ümmü Ruman): Evet dedi. Aişe oturduktan sonra dedi ki: Allah'a yemin ederim ben yemin edecek olursam beni doğrulamazsınız. Söyleyecek olursam beni mazur görmezseniz. Benim misalim ile sizin misaliniz Yakup ve oğullarının misaline benzer. Söylediklerinize karşı Allah'tan yardım dilerim. (Ümmü Ruman) dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir şey demeden kalkıp gitti. Yüce Allah onun suçsuz olduğuna dair vahiy indirdi. Aişe: Bundan dolayı Allah'a hamdederim. Ne kimseye hamdederim, ne de sana hamdederim dedi

Sahih Buhari ·Gazalar (Megazî) ·Hadis 4143

· · ·

İbn Abbas (r.a.)'dan;demiştir ki: Adamın biri Peygamber (s.a.v)'e gelip; Benim eşim (kendisine uzanan) zinâkar (adamlar)ın elini geri çevirmiyor?- dedi. (Hz. Peygamber de): "Onu boşa!" buyurdu. Adam bu sefer; Nefsimin onun peşinden gitmesinden korkuyorum, dedi. (Resûl-i Ekrem Efendimiz de); "Öyleyse ondan bir süre daha faydalan" buyurdu

Ebu Davud ·Nikah (Evlilik) ·Hadis 2049

· · ·

Abdullah b. Mes’ûd (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Her peygamberin diğer peygamberlerden bir dostu vardır. Benim dostum ise atam, Halil İbrahim’dir.” Sonra Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Âl-i Imrân 68. ayetini okudu: “İnsanların İbrahim’e en yakın olanı, O’na uyanlar, şu peygamber ve O’na iman edenlerdir. Allah ta, mü’minlerin en yakın dostu ve her türlü işlerini düzeltip yürütendir.” (Müsned:)

Tirmizi ·Tefsir ·Hadis 2995

· · ·

Abdullah İbn Ebi Katâde babasının şöyle dediğini nakletmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem öğle namazlarının ilk iki rekatını uzun tutar, ikinci rekatını da kısaltırdı. Sabah namazlarını da aynı şekilde kıldırırdı

Sahih Buhari ·Ezan ·Hadis 779