TR EN AR
← Tüm İsimler

Hz. İsa

Enbiya-yı Kiram — kg_varlik (run_id=3)

171 pasaj · peygamber
Bu isimler geçer

Hz. İsa · İsa · Meryem oğlu İsa · Îsa · Îsâ · Mesih · İsâ · Meryem oğlu · Meryem'in oğlu İsa · İsa b. Meryem · Meryem oğlu Îsa · Hz. Îsa · İsa bin Meryem · Meryem'in oğlu · İsâ b. Meryem

Abdullah bin Mes'ud (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin (Mi'raca) göturüldüğü zaman İbrahim, Musa ve isa (Aleyhimusselam)'a rastladı da kıyamet (gününün ne zaman kopacagi) hakkında müzakere ettiler. (Muzakereye) İbrahim ile başlayarak kıyamet (in ne zaman kopacağını) ona sordular. Konu hakkında onun yanında bir bilgl olmadi. Sonra Musa'ya sordular. Onun yanında da konu hakkında bir bilgi olmadı. Bunun üzerine söz isa bin Meryem'e verildi. O: Kiyametin kopmasına yakın şeyler (olaylar) hakkında bana bilgi verildi. Ama kıyamet'in kopması (vaktini) Allah'tan başka hiç kimse bilemez, dedikten sonra Deccal'in çıkmasını anlatti. Dedi ki: Sonra ben inip onu öldüreceğim ve bundan sonra halk memleketlerine dönecekler. Bu kere onların karşısına Ye'cuc ve Me'cuc çıkacak ve her tepe'den hızla gideceklerdir. Artık Ye'cuc ve Me'cuc uğradıkları her su'yu içip tüketecekler ve uğrayacakları her şey'i bozup alt üst edecekler. Bunun üzerine halk feryad ederek Allah'tan yardım dileyecekler. Ben de Allah'a dua ederek Ye'cuc ve Me'cuc'u öldürmesini dileyecegim. (Bu dilek kabul olunacak) ve yer onların (leşlerinin) kokusu ile pis pis kokacak. Ben yine Allah'a dua edeceğim. Allah da bir su gönderecek ve o su onları taşıyıp deniz'e atacaktiı. Daha sonra dağlar ufaltlıp dagıtılacak ve yer derinin yayılıp genişletildiği gibi yayılıp genişletilecektir. İşte o durum olunca insanlara yakınlığı bakımından kıyamet'in, ev halkı ne zaman doğumu ile aniden karşılaşacaklarını bilmedikleri hamile kadın gibi olacağı bana bildirildi. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahihtlr. Ravileri de güvenilir zatIardır. Ravi Mü'sir bin Afaze'yi İbni Hibban güvenilir zatlar arasında anmıştır. Senedin kalan ravileri sika (güvenilir) zatIardır. Hakim de bu hadisi rivayet ederek senedinin sahih olduğunu söylemiştir

İbn Mace ·Fitne ·Hadis 4081

· · ·

Ali r.a.'in şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir cenazeye katılmıştı. Bu esnada bir şey alıp onunla yere bir şeyler çizmeye başladı ve şöyle buyurdu: "Sizin her birinizin ateşte oturacağı ve Cennette oturacağı yer yazılmıştır." Orada bulunanlar: "Ey Allah'ın Resulü! Öyleyse bizim için yazılana itimat edip çalışmayı bırakalım mı" dediler. Bunun üzerine Allah Resu!ü Sallallahu Aleyhi ve Sellem; "Çalışın. Her şey yaratıldığı şey için kolaylaştınlmıştır. Kim mutlu olacak insanlardansa, mutlu olacak insanların işini yapmak ona kolay olur; kim de bedbaht olacak insanlardan alacaksa, bedbaht olacak insanların işleri ona kolayolur," buyurdu ve şu ayetleri okudu: "Artık kim verir ve sakınırsa, en güzeli de tasdik ederse ... "(LeyI)

Sahih Buhari ·Tefsir ·Hadis 4949

· · ·

Ebu Hureyre r.a. dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Ademoğullarından doğan her bir kişiye doğduğu zaman mutlaka şeytan dokunmuştur. Şeytan'ın dokunmasından dolayı ağlayarak dünyaya gelir. Bundan Meryem ve oğlu müstesnadır. Daha sonra Ebu Hureyre şu buyruğu okudu. "Ben onu da, zürriyetini de kovulmuş şeytandan sana sığındırdım. ' Ali İmran, 36 Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ademoğullarından her bir doğana doğduğu zaman mutlaka şeytan dokunur." "İblisin nitelikleri" başlığında geçen Said b. el-Müseyyeb'in, Ebu Hureyre 'den yaptığı rivayet açıklanırken burada sözkonusu edilen dokunmaya dair açıklamalar yapılmıştı. Ordaki lafzıyla rivayet şöyledir: "Şeytan her bir Adem evladı doğduğunda onun böğrünü dürter. Meryem oğlu İsa müstesna. Onu dürtmek isteyince hicabı dürttü." Buradaki hicabdan kasıt çocuğun içinde bulunduğu eşidir. Kurtubı der ki: İşte şeytan ın bu dürtmesi onun musallat kılınmasının başlangıcıdır. Yüce Allah, Meryem'in annesinin yaptığı duanın bereketiyle Meryem'i ve oğlunu muhafaza etmiştir. Çünkü o şöyle dua etmiş ve: "Ben onu da, zürriyetinden gelecek olanları da kovulmuş şeytandan sana sığındırıyorum. " [Al-i İmran, 36] demişti. Meryem'in de İsa dışında zürriyeti olmamıştır. "Şeytanın dokunmasından dolayı ağlayarak doğar." Sözü geçen Ma'mer yoluyla gelen rivayette "şeytan ın dürtmesinden dolayı" şeklindedir. Yani doğar doğmaz küçük çocuğun ağlamasının sebebi, şeytan ın ona dokunmasının verdiği acıdır

Sahih Buhari ·Peygamberler ·Hadis 3431

· · ·

Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre, Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namazda elbisenin yere sarkıtılması ve erkeğin ağzını örtmesini yasaklamıştır. Ebu Davud dedi ki: Bu hadisi bir de İsa, Ata yoluyla Ebu Hureyre’den "Nebî (s.a.v.) namazda elbiseyi yere sarkıtmaktan nehyetmiştir" şeklinde rivayet etmiştir. Diğer tahric: Tirmizî, salat; Ahmed b. Hanbel,II

Ebu Davud ·Namaz (Salat) ·Hadis 643

· · ·

Malik b. Sa'saa'dan rivayete göre "Allah'ın Nebii Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendilerine İsra'ya götürüldüğü geceyi anlattı: Daha sonra ikinci semaya gelinceye kadar yukarı çıktı. Kapının açılmasını istedi. O kim, diye soruldu, Cibril, diye cevap verdi. Beraberinde kim var, diye soruldu, Muhammed dedi. Ona nsalet verildi mi, diye soruldu, evet dedi. Ordan geçince teyze çocukları olon Yahya ve İsa ile karşılaştı m. (Cebrail): Bunlar Yahya ve İsa'dır, haydi onlara selam ver, dedi. Ben de selam verdim, selamımı aldıktan sonra: Salih kardeşe ve salih nebiye merhaba dediler. " Fethu'l-Bari Açıklaması: "Hafi lütufkar demektir" açıklaması ile ilgili olarak Ebu Ubeyde yüce Allah': "O bana hajfdir. "[Meryem, 47] Bana lütuflarda bulunandır, demektir

Sahih Buhari ·Peygamberler ·Hadis 3430

· · ·

Bize, bu hadîsi Abd b. Humeyd de rivayet etti. (dediki): Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. H. Bana Saîd b. Yahya El-Emevî de rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. Bunlar hep birden İbni Cüreyc'den bu isnadla rivayet etmişlerdir. Muhammed b. Bekr'in rivayeti İsa'nın rivayeti gibidir. Yalnız: «Bu üç şey'e işaret etmiş.» sözü müstesna! O, bunu söylememiştir. Yahya El-Emevî'ye gelince: Onun rivayetinde: «Kurban kesmeden traş oldum; taş atmadan kurban kestim!» ve benzeri cümleler vardır

Sahih Müslim ·Hac ·Hadis 3160

· · ·



İbrahim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İsa b. Yunus haber verdi. (Dedikî): Bize Zekeriyya b. Ebî Zaide bu isnadla rivayette bulundu

Sahih Müslim ·Av, Kesim ve Yenilen Hayvanlar ·Hadis 4978

· · ·

İbn Cüreyc'in İbn Ebı Müleyke'den nakletliğine göre İbn Abbas, "Nihayet Nebiler ümitlerini yitirip de kendilerinin yalana çıkarıldıklarını sandıkları sırada {حتى إذا استيأس الرسل وظنوا أنهم قد كذبوا} "[Yusuf 110] ayetini كذبوا kuzibu fiilindeki ..zel harfinin şeddesi olmadan okumuş. Bu ayeti Bakara suresindeki ayet gibi anlayıp ardından şu ayeti tilavet etmiştir: (Ey mu'minler!) Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sQ.rsılmışlardl ki, nihayet Nebi ve beraberindeki mu'minler: Allah'ın yardımı ne zaman! dediler. Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır. [İbn Ebı Müleyke şöyle demiştir:] Urve' İbn Zübeyr ile karşılaştım ve ona bunu anlattım

Sahih Buhari ·Hadis 4524

· · ·

Bana el-Fadl b. Sehl de rivâyet etti. ki: Muallâ er-Râzı'ye, Abbâd’ın kendisinden hadîs rivâyet ettiği Muhammed b. Saîd'i sordum. O da bana Îsâ b. Yunus'dan naklen haber verdi, Îsâ Şöyle dedi: onun yanında bulunduğu bir sırada ben de onun kapısında idim. Süfyân çıktığı zaman ona Muhammed'i sordum. Bana onun yalancı olduğunu haber verdi.»

Sahih Müslim ·Giriş ·Hadis 39

· · ·



Nebi'le bir bahçede idim. O sırada Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem hurma dalından yapılmış bir değneğe yaslanıyordu. Derken Yahudiler geldi ve onlardan biri diğerlerine; "Ona ruh hakkında soru sorun!" dedi. Bunun üzerine içlerinden biri: "Bunu ona sormaya ne dersiniz?" diye sordu. Bir diğeri: "O, size hoşunuza gitmeyecek bir cevap vermez," dedi. Akabinde birbirlerine; "O'na sorun!" dediler. Nihayet Hz. Nebi'e ruhu sordular. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir müddet sustu. Onlara hiç cevap vermedi. Bu durumdan ona vahiy geldiğini anladım ve yerimden kalktım. Vahiy geldikten sonra Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şu ayeti okudu: Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki: Ruh, Rabbimin emrindendir. Size acak az bir bilgi verilmiştir. Fethu'l-Bari Açıklaması: Hadiste geçen ..........asıb "üzerinde yaprak olmayan hurma dalı" anlamına gelir. ' İbnu't-Tın şöyle demiştir: "Bu rivayette geçen ve hakkında soru sorulan ruh'un ne olduğu konusunda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz: a)İnsan ruhu. b)Canlıların ruhu. c)Cebrail. d)İsa. e)Kur'an. f)Vahiy. g)Kıyamet günü tek başına saf tutacak olan melek. h) Bir yüzü ve onbir bin kanadı olan melek." Tefsır alimlerinin, sadece bu ayet [İsra 85) değil, genel olarak Kur'an'da geçen ruh kelimesinin anlamları hakkında ileri sürdükleri görüşler bu kadardır. Ruh kelimesinin geçtiği ayetleri ve anlamlarını şu şekilde sıralayabiliriz: a)....(Onu "güvenilir ruh" (Cebrail) indirdi,)(Şuara 193) ayetinde Cebrail.' " b)....(İşte böylece sana da emrimizle ruhuIKur'an'ı vahyettik,) (Şura 52) ayetinde'Kur'an. ' c)....(Kullarından dilediğine emriyle vahyi indirir, ) (Mu'min 15) ayetinde vahiy. d)....(Katından bir ruh ile onları desteklemiştir,)(Mücadele 22) ayetinde güç . e)....(Ruh ve melekler saf saf olup durduğu gün,)(Nebe' 38) ayetinde Cebrail veya başka bir melek. f) ....(O gece melekler ve ruh iner,) (Kadr 4) ayetinde Cebrail veya başka air melek. "Ruhullah" tabiri Hz. İsa için kullanılır. İbn İshak tefsirinde sahih bir senetle İbn Abbas'ın şöyle söylediğini nakletmiştir: "RCıh Allah'tandır. Allah'ın yarattığı bir mahluktur. İnsanlar gibi bir surettir. Bir melek ancak beraberinde bir ruh olduğu halde iner." İbn Abbas'ın bu ayette [İsra 85] geçen ruhu tefsır etmediği sabittir. Bu konuda Hattabı ise şöyle demiştir: "Ayette geçen ruh kelimesi ile neyin kastedildiği konusunda bir çok görüş ileri sürülmüştür. Yahudilerin bu kelime ile neyi sorduğu konusundaki bu görüşleri şu şekilde sıralayabiliriz: a)- CebralL. b)- Dilleri bulunan melek. c)- Bedene hayat veren ruh. Çoğunluk bu görüşü benimsemiştir. d)- Ruhun insan vücuduna karışması ve onda hareket etme niteliği. Bu ehl-i nazarın görüşüdür. Ancak bu konu, Allah'ın sadece kendisine tahsis ettiği bilgilerdendir." Kurtubı de şöyle demiştir: "Tercih edilen görüşe göre Yahudiler, Hz. Nebi'e insan ruhunu sormuşlardır. Çünkü onlar, Hz. İsa'nın Allah'ın ruhu olduğunu kabul etmiyorlardı. Cebrail'in de melek, meleklerin de ruh olduğunu ise zaten biliyorlardı. " Bu konuda Faruddin er-Razı ise şöyl demiştir: "Tercih edilen görüşe göre, Yahudiler Hz. Nebi'e yaşam vesilesi olan ruhu sormuşlardır. Cevap da en güzel şekilde gelmiştir." Ayet-i kerimede, "Ruh, Rabbimin emrindendir," buyurulmuştur. İsmam bu konuda şöyle demiştir: "Bu ifade, sorulan sorunun cevabı olabilir. Bu durumda mana şu şekilde ortaya çıkar: Ruh, Allah'ın işleri arasındadır. Yani bunun bilgisini Allah sadece kendisine ayırmıştır. Hiç kimse bu konuda soru soramaz." İbn Kayyim ise bu konuda şunları söylemiştir: "Buradaki emr kelimesi ile talep manası kastedilmemiştir. Bu hususta ittifak vardır. Burada emredilen şey kastedilmiştir. Nitekim emr kelimesi, ........halk (yaratma) sözcüğünün ......mahluk (yaratılmış) anlamına geldiği gibi emredilf!n şeyanlamında kullanılır. Mesela şu ayette böyle bir kullanıma sahiptir: ...(Rabbinin emrettiği (azab) gelince)." İbn Battal da şunları söylemiştir: "Ruhun hakikatini ancak Allah Teala bilir. Bu ayet de buna delildir. Ruhun kapalı bırakılmasının hikmeti ise şöyledir: Ruh müphem bırakılmak suretiyle insanlara idrak edemedikleri konuları bilemeyecekleri ve bu tür konularda bilgiyi Allah'a havale etmeleri gerektiği öğretiimiştir." Kurtubi ise bunun hikmetini şu şekilde açıklamıştır: "Ruhun müphem bırakılması, kişiye aczini gösterir. Eğer bir kimse bir şeyin var olduğunu kesin olarak bilmekle birlikte, onun hakikatini bilemiyorsa, hakkın hakikatini hiç bilemez." İbn Kayyim "Kitdbu'r-ruh" adlı eserinde ayette geçen ve hakkında sru sorulan ruhun, "Ruh ve melekler saf saf olup durduğu gün" ayetinde geçen ruh ile aynı olduğu görüşüne meyletmiştir. Bu konuda şunu söylemiştir: "İnsanların taşıdığı ruhtan, Kur'an-ı Kerim'de sadece ........nefs kavramıyla söz edilmiştir." İbn Kayyim aynen böyle söylemiştir. Ancak onun bu tercihini destekleyecek herhangi bir delili yoktur. Doğrusu bu konuda tercih e şayan görüş, ilk görüştür. İbn Mende "Kitdbu'r-ruh" adlı eserinde sahabe döneminden müdehid imamların dönemine kadar fıkhi konulardaki ihtilaflara vakıf olan Muhammed İbn Nasr Mervezi'nin ruhun mahluk olduğu konusunda icma' bulunduğunu söylediğini nakletmiştir. Ruhun ezeli' olduğuna dair bir görüş, aşırı Rafizi'1er ile mutasavvıflardan nakledilmiştir. Ruhun yeniden dirilmeden önce, alemin yok olmasıyla birlikte yok mu olacağı ya da devam mı edeceği konusunda ise ihtilaf vardır. Bu konuda doğru olanı en iyi Allah bilir. Hadisten Çıkan Sonuçlar 1- Rahatsızlık vermeyecekse, yürüyen veya ayakta duran alim birine soru sorulabilir. 2- Sahabenin Hz. Nebi'e karşı göstermiş olduğu yüce edep ortaya çıkmıştır. 3- Zann-ı galib ile amel edilir. 4- Nas bekleyen kimse idihad ile cevap vermek yerine tevakkuf eder. 5- Bazı meseleleri n iç yüzünü bilmeyi Allah Teala sadece kendisine ayırmıştır. 6- Emr kelimesi taleb anlamının dışında da kullanılır

Sahih Buhari ·Tefsir ·Hadis 4721

· · ·

Bize Müemmel b. Fadl. el-Harranî haber verdi ve şöyle dedi: Bize Velid haber verdi. Velid; bize bu (4292nolu) hadisi Hassan b. Atıyye'den Ebu Amr haber verdi dedi. Hassan hadisinde şunu ilave etti: "... ve müslümanlar silahlarına sarılıp Rumlarla savaşırlar. O birliğe Allah (c.c) şehitliği ikram eder." Ancak Velid hadisi, "Cübeyr'den o da Zi-Mihber vasıtasıyla Rasûlullah'dan" diye rivayet etti. Ebu Davûd der ki: "Hadisi Ravh, Yahya b. Hamze ve Bişr b. Bekr Evzai'den İsa'nın dediği gibi rivayet etti

Ebu Davud ·Savaşlar ve Melhame ·Hadis 4293

· · ·

Bize İshâk b. İbrahim El-Hanzalî rivayet etti. (Dediki): Bize îsâ ki İbni Yûnus'tur haber verdi. (Dediki): Bize Zekeriyyâ, Ebû İshak'tan, o da Berâ'dan naklen rivayette bulundu ki, Tam olarak indirilen son sûre Tevbe sûresi, son olarak indirilen âyet de Kelâle âyeti imiş

Sahih Müslim ·Feraiz (Miras Hukuku) ·Hadis 4154

· · ·

Ebu Hureyre (r.a.)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Ben Rasûlullah (s.a.v.)'i: "Meryem'in oğluna insanların en yakın olanı benim (Çünkü) Nebiler baba bir kardeşler gibidirler ve benimle onun arasında (başka) bir Nebi de yoktur" derken işittim

Ebu Davud ·Sünnet ·Hadis 4675

· · ·

Yalıya b. Said der ki, Meryem oğlu Isa (Hz. îsa) yolda bir domuzla karşılaşınca ona: « Emniyetle git» dedi. isa'ya: « Bu sözü domuza mı söylüyorsun? diye sordular. Isa şöyle cevap verdi: « Ben dilimi kötü söz söylemeye alıştıracağımdan korkuyorum.»

Muvatta-i Malik ·Söz ve Konuşma ·Hadis 1814

· · ·

Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), hanımlarını dünya ve ahiret konusunda serbest bırakması emredildiğinde benden başladı ve şöyle dedi: “Ey Âişe ben sana bir meseleyi hatırlatacağım; sen buna cevap vermek için acele etmeyebilirsin? Anne ve babandan danışıp görüşlerini de alabilirsin.” Âişe şöyle devam etti: Anam babamın benim kendisinden ayrılmayı bana emretmeyeceklerini bilmekte idi. Sonra Rasûlullah (s.a.v.), sözünü şöyle sürdürdü ve Ahzab sûresi 28-29. ayetlerini okudu: “Ey Nebi! Eşlerine söyle: “Eğer siz, dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma bedelini vereyim ve sizi güzellikle salıvereyim. Yok eğer sizler Allah’ı, elçisini ve ahiret hayatının güzelliklerini istiyorsanız bilin ki Allah, sizden güzel hareket ve davranışta bulunanlara, büyük bir mükafat hazırlamıştır.” Bunun üzerine ben anne ve babama bunun neresini danışacağım ben Allah’ı ahiret yurdunu ve Nebisini istiyorum. Nebilerin tüm aileleri de aynen benim yaptığım gibi yaptılar

Tirmizi ·Tefsir ·Hadis 3204

· · ·

Ebu Zer' r.a.'dan rivayete göre o, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Ben Mekke'de iken içinde bulunduğum evin tavanı yarıldı. Cibril indi, göğsümü yardı, sonra onu Zemzem suyu ile yıkadı. Daha sonra hikmet ve iman ile dolu altından bir leğen getirdi. Onu göğsümün içine boşalttıktan sonra göğsümü kapattı. Daha sonra elimden tutarak benim ile semaya yükseldi. Dünya semasına gelince, Cibril semadaki bekçiye: Aç, dedi. Bekçi: O kim, diye sordu, Cibril'im dedi. (Bekçi): Beraberinde kimse var mı, dedi. (Cibril): Beraberimde Muhammed var, dedi. Ona risalet verildi mi, diye sordu. Evet kapıyı aç, dedi. Nihayet biz semaya yükselince sağ tarafında gölgeler, sol tarafında gölgeler bulunan bir adam gördüm. Sağ tarafına baktığında gülüyor, sol tarafına baktığında ağlıyordu. Bu salih Nebi'ye, bu salih evlada merhaba, dedi. Bu kim ey Cibril, diye sordum. (Cebrail): Bu Adem'dir, dedi. Sağında ve solunda gördüğün şu gölgeler ise onun çocuklarının canlarıdır. Bunlardan sağda olanlar cennet ehlidir, solda bulunan gölgeler ise cehennem ehlidir. Bu sebeple o sağ tarafına bakınca güler, sol tarafına bakınca ağlar. Daha sonra Cibril beni alıp ikinci semaya çıkardı. O semanın bekçisine: Aç dedi. Bekçisi birincisinin ona dediklerini söyledi. O da semayı açtı." Enes dedi ki: Resulullah semavatta İdris'i, Musa'yı, İsa'yı ve İbrahim'i gördüğünü zikretti. Ancak onların mevkilerinin nasıl olduğunu iyice belleyemedim. Şu kadar var ki onun zikrettiğine göre Adem'i dünya semasında, İbrahim'i de altıncı semada görmüştür. Enes devamla dedi ki: Cibril, İdris'in yanından geçince salih Nebi'ye, salih kardeşe merhaba, dedi. Ben: Bu kimdir diye sordum. O: Bu İdris'tir dedi. Daha sonra Musa'nın yanından geçtim. Salih nebiye, salih kardeşe merhaba, dedi. Bu kim diye sordum. (Cebrail): Bu Musa'dır dedi. Sonra İsa'nın yanından geçtim, salih Nebi'ye, salih kardeşe merhaba, dedi. Bu kim diye sordum. İsa'dır dedi. İbrahim'in yanından geçince, salih Nebi'ye ve salih evlada merhaba dedi. Ben, bu kimdir diye sordum. Bu İbrahim'dir dedi." (Senedde zikredilen İbn Şihab) dedi ki: Bana (ensardan) İbn Hazm'ın haber verdiğine göre İbn Abbas ile ensardan Ebu Habbe şöyle diyorlardı: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu ki: "Sonra ben (mirac'a) yükseltildim. Nihayet (yazıcı meleklerin) kalem seslerini işiteceğim bir yere kadar vardım." İbn Hazm ile Enes b. Malik r.a. dediler ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Allah bana elli vakit namaz farz kıldı. Ben de bu mükellefiyet ile geri döndüm. Musa'nın yanından geçerken Musa: Ümmetine ne farz kılındı, diye sordu. Ben: (Allah) onlara elli vakit namaz farz kıldı, dedim. Rabbine başvur, dedi. Senin ümmetin bunu kaldıramaz. Ben de dönüp Rabbime müracaat ettim. Ellinin yarısını indirdi. Musa'nın yanına geri dönünce, yine: Rabbine müracaat et dedi. Az önce söylediklerinin benzerini zikretti. Allah da onun da yarısını indirdi. Musa'ya geri dönüp ona haber verdim. Rabbine müracaat et, dedi. Senin ümmetin bunu kaldıramaz. Ben de dönüp Rabbime müracaat ettim. Şöyle buyurdu: Bunlar beştir ve ellidir. Benim nezdimde söz değişmez. Musa'ya geri döndüm, yine Rabbine müracaat et dedi. Ben: Artık Rabbime karşı yüzüm tutmuyor, dedim. Daha sonra es-Sidretu'l-Münteha'ya varıncaya kadar yoluna devam etti. Ne olduklarını bilemediğim renkler onun etrafını bürüdü. Sonra cennete girdirildim. Orada inciden çadırlar bulunduğunu, toprağının da misk olduğunu gördüm

Sahih Buhari ·Peygamberler ·Hadis 3342

· · ·

Enes b. Malik r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Allah kıyamet gününde insanları toplar, onlar 'İçinde bulunduğumuz şu sıkıntılı durumdan bizleri kurtarması için Rabbimize karşı şefaat istesek!' derler. Ardından Adem A.S.'a gelirler ve ona 'Sen, Allah'ın kendi eliyle yarattığı, sana kendi ruhundan hayat verdiği, meleklere emredip de meleklerin senin için secde ettikleri kimsesin. Sen bizim için Rabbinin huzurunda şefaat et!' derler. Adem de 'Ben buna ehil değilim' der ve o işlemiş olduğu hatasını zikreder. 'Siz Allah'ın gönderdiği ilk Resul olan Nuh'a gidin' der. Sonra onlar Nuh'a giderler. Nuh işlemiş olduğu hatasını anar ve 'Ben buna ehil değilim. Siz Allah'ın kendisini bir dost edindiği İbrahim'e gidin' der. Akabinde onlar İbrahim'e gelirler. İbrahim de işlediği hatasını anarak 'Ben buna ehil değilim. Siz Yüce Altah'ın kendisi ile konuştuğu Musa'ya gidin' der. (Musaya gelirler. Musa onlara) 'Ben buna ehil değilim' der, sonra işlediği hatasından söz eder ve 'Siz İsa'ya gidin' der. Akabinde İsa'ya gelirler. O da 'Ben buna ehil değilim, siz Muhammed'e gidin. Allah onun geçmiş ve geri kalmış bütün gunahlannı mağfiret buyurmuştur!' der. Bunun üzerine insanlar bana gelirler. Ben Rabbimin huzuruna izin isterim. Onu görünce hemen secdeye kapanınm. Allah dilediği kadar beni bu vaziyette bırakır. Sonra Allah tarafından bana 'Başını kaldır! İste, sana verilir; Söyle, sözün dinlenir; Şefaat et, şefaatin kabulolunur!' buyurulur. Ben secdeden başımı kaldırır ve Rabbimin bana öğreteceği bir hamd ile Rabbime ham d ederim. Sonra şefaat ederim. Benim için bir sınır tayin buyurur. Sonra ben insanlan ateşten çıkarır ve cennete gönderirim. Sonra üçüncü veya dördüncü defada olduğu gibi döner yine secdeye kapanırım. Cehennemde Kur'an'ın ebediyen kalmalanna hükmettiği kimseler hariç kimse kalmayıneaya kadar buna devam ederim

Sahih Buhari ·Kalp Yumuşatıcı Şeyler (Rikak) ·Hadis 6565

· · ·



Hadisin ravisi İsa dedi ki: Ben bu rivayeti Şa'bi’ye söyledim. Bunun üzerine Şa'bi şöyle cevap verdi: İbni Ömer doğru söylemiş, Ebu Hureyre de doğru söylemiştir. Ebu Hureyre’nin sözüne gelince, O, kişi çölde (abdest bozarken) kıble’ye dönmesin, sırtınıda vermesin demiştir. İbni Ömer’in (mezkur) sözü(nün hikmeti) de şudur: Hela’da kıble yoktur. Sen hela’da istediğin yöne dön. Ebul Hasan: Bize Ebu Hatim, ona da Ubeydullah bin Musa tahdis etti, dedi ve bu hadisin metninin mislini anlattı

İbn Mace ·Taharet ve Sünneti ·Hadis 323

· · ·

Ebu Hureyre r.a.dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Meryem oğlu İsa hırsızlık yapmakta olan bir adam gördü. Ona: Hırsızlık mı yaptın, diye sordu. Adam: Kendisinden başka ilah bulunmayan Allahla yemin ederim ki hayır, dedi. Bunun üzerine İsa: Allah'a iman ettim, gözümü yalanladım dedi." AÇIKLAMA 1405. SAYFA 3447.HADİSTE

Sahih Buhari ·Peygamberler ·Hadis 3444

· · ·

İbn Abbas r.a. şöyle anlatmıştır: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem aramızda ayağa kalktı ve bir konuşma yaparak şöyle dedi: "Muhakkak sizler yalın ayak, çıplak olarak toplanacaksınız. 'Tıpkı ilk yaratmaya başladığımız gibi onu tekrar o hale getiririz. (Bu), üzerimize aldığımız bir vaat oldu. Biz (vaat ettiğimizi) yaparız. "'(Enbiya 104) Mahluklar içinde kıyamet gününde ilk olarak elbise giydirilecek kimse İbrahim'dir. Şu da muhakkak ki ümmetimden birtakım adamlar getirilecek ve yakalanıp sol tarafa (cehennem tarafına) götürüleceklerdir. Hemen ben 'Ya Rab onlar benim arkadaşlarımdır (usayhCibf = az sayıda veya zavallı ashabımdırlar)' derim. Allah bana 'Sen onların senden sonra 'dinde ne bid'atler meydana getirdiklerini bilmezsin!' der. Ben de Allah'ın salih kulunun (Meryem oğlu İsa'nın) dediği gibi (şöyle) derim: 'Ben onlara ancak bana emrettiğini söyledim. Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin, dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine kontrolcü idim. Beni vefat ettirince artı onlar üzerinde gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeyi hakkıyla görensin. EğJr kendilerine azap edersen şüphesiz onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın). Eğer onları bağışlarsan şüphesiz sen izzet ve hikmet sahibisin."(Maide, 117, 118) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem dedi ki: "Bunun üzerine bana 'Bunlar ökçelerine basarak geri dönmüş mürtedler olmakta devam etmişlerdir' denilir

Sahih Buhari ·Kalp Yumuşatıcı Şeyler (Rikak) ·Hadis 6526

· · ·

İbrahim b. Mûsâ er-Râzi (yukarıdaki (1552.) hadisi) İsâ -Abdullah b. Saîd- Ebu Eyyub'un azatlısı senediyle Ebu'l-Yeser (r.a.)'den rivayet etmiş ve ona; "Ve kederden (Allah'a sığınırım)" (sözünü) ilâve et­miştir

Ebu Davud ·Vitir Namazı ·Hadis 1553

· · ·

Ebû Hureyre (r.a)'den rivayet edildiğine göre: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Benimle onun -yani İsa (A.S.)'ın- arasında peygamber yoktur ve o mutlaka inecektir. Onu gördüğünüz zaman, tanıyınız; o, orta boylu, kırmızıya çalan beyaz benizli, bir adamdır. Sarımtırak renkte iki elbise içerisinde olacaktır. Başına bir ıslaklık değmese de (sanki yıkanmış gibi) damlalı olacaktır, (başından sular damlayacaktır) İslam adına insanlarla savaşacak, Haç'ı kıracak domuzu öldürecek ve cizyeyi kaldıracaktır. Onun zamanında Allah islam'ın dışındaki tüm dinleri iptal eder. İsa (A.S.) Mesih Deccal'i öldürecek ve yeryüzünde kırk sene kalacaktır. Sonra vefat edecek ve müslümanlar namazını kılacaklardır

Ebu Davud ·Savaşlar ve Melhame ·Hadis 4324

· · ·



(Dediki): Bize İsa b. Yûnus, İbni Cüreyc'den bu isnâdla haber verdi, Onun rivayetinde : «Esma: Hayır yavrucuğum. Şüphesiz ki Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kadınlarına izin vermiştir! dedi.» ifadesi vardır

Sahih Müslim ·Hac ·Hadis 3123

· · ·

Ebu Hureyre r.a. dedi; Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Sizin imamınız kendinizden olacağı halde, Meryem oğlunun ineceği zamanda haliniz ne olacak?" Fethu'l-Bari Açıklaması: "Çok geçmeden" yani bunun gerçekleşmesi yakındır. Çabucak gerçekleşeceği kaçınılmaz bir şeydir. "Aranızda inmesi" bu ümmet arasında inmesi. Çünkü buyruk, onun ineceği zamana yetişmeyecek ümmetin bir kısmına hitaptır. "Hakem" hakim demektir. Yani o bu şeriat ile hükmeden birisi olarak inecektir. Çünkü bu şeriat bakidir, nesh olmayacaktır. İsa da bu ümmetin hakimIerinden bir hakim olacaktır. Müslim'de yer alan el-leys'in, İbn Şihab'dan naklettiği rivayetinde"kıst yapan (adaletle hükmeden) bir hakem" şeklindedir. Yine Müslim'de İbn Uyeyne'nin, İbn Şihab yoluyla kaydettiği rivayetinde "kıst yapan bir imam" yani adalet ile hükmeden bir önder (yönetici) demektir. Ancak "kaasıt" kelimesi böyle değildir. O, zalim demektir. "Haçı kıracak, domuzu öldürecektir." Yani o gerçek manada haçı kırmakla Hıristiyanların azametli ve büyük olduklarına inandıkları şeylerin böyle olduğunu ortaya koymakla Nasraniliği (Hıristiyanlığı) iptal edecektir, çürütecektir. Bu hadisten anlaşıldığına göre domuz beslemek, onu yemek haramdır ve domuz necistir. Çünkü kendisinden yararlanılabilen bir şeyin telef edilmesi meşru değildir. BuyCı' (alışverişIer) bahsi sonlarında (2222 no da buna dair kısmi açıklama geçti) buna dair bazı açıklamalar geçmiş bulunmaktadır. Yine bu hadisten münker hususların değiştirilmesi, batıla hizmet eden araçların kırılması gereği de anlaşılmaktadır. Yani din bir tek din olacaktır. Zimmet ehlinden olup, cizyeyi ödeyecek kimse kalmayacaktır. Bir diğer görüşe göre anlamı şudur: Mal o kadar çok artacaktır ki, cizye olmak üzere alınacak malın harcanması mümkün olacak kimse kalmayacaktır. Böylelikle ona ihtiyaç olmayacağından cizye alınmayacaktır. Iyad der ki: "Cizyenin kaldırılması"ndan kastın, onun kafirlere hiçbir hatır gözetilmeden konulacağı anlamına gelme ihtimali de vardır. İşte malın çoğalmasının da sebebi bu olacaktır. Ancak Nevevı bunu kabul etmeyerek şunları söylemektedir: Doğrusu ise İsa'nın (kimseden) İslam dinine girmekten başka bir şeyi kabul etmeyeceğidir. Nevevı der ki: İslam şeriatinde cizye meşru' olmakla birlikte İsa'nın cizyeyi kaldırmasının manası şudur: Cizyenin meşruiyeti(nin devamı) İsa'nın nüzulü kaydına bağlıdır. Çünkü bu haber buna delil teşkil etmektedir. Yoksa İsa, cizye hükmünü neshetmeyecektir. Aksine bizim Nebiimiz bu sözü ile böyle bir neshi beyan etmektedir. İbn Battal der ki: İsa'nın nüzulünden önce cizyeyi kabul edişimizin sebebi, mala olan ihtiyacımızdır. Oysa İsa döneminde böyle olmayacaktır. Çünkü onU1'l zamanında mala ihtiyaç duyulmayacaktır. Onun zamanında malokadar çoğalacak ki kimse onu kabul dahi etmeyecektir. Cizyenin Yahudilerle Hıristiyanlardan kabul edilmesinin meşruiyeti ile ilgili olarak şöyle denilebilir: Onların ellerinde (Allah'tan gelmesi hususunda) şüpheli bir kitap bulunmaktadır ve onlar kendi iddialarıııa göre eski bir şeriate bağlıdırlar. İsa aleyhisselam, ineceği vakit onların bu şüpheleri bizzat kendisinin gözle görülmesiyle ortadan kalkmış olacaktır. Böylelikle onlar delil getirernernek. ve durumlarının açığa çıkması bakımından putperestler gibi olacaktır. Onlardan cizyenin kabul edilmemesi şeklinde bir muameleye tabi tutularak putperestlere yapılan muamele gibi onlara da muamele yapılması uygun düşecektir. İşte bunu hocalarımızdan biri, bir ihtimalolarak zikretmiş bulunmaktadır. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. "Ve mal çoğalacak." Çoğalmasınınnedeni ise, adaletli uygulamalar yapılıp zulüm olmaması sebebiyle bereketierin inmesi, hayırların ardı arkasına gelmesi olacaktır. O vakit yeryüzü, hazinelerini çıkartacak, Kıyametin yaklaştığına da.ir bilgi sahibi olmaları dolayısıyla mal edinmek arzuları da azalacaktır. "Öyle ki, tek bir secde dahi dünyadan ve içindekilerden hayırlı olacaktır." Yani onlar 'o vakit yüce Allah'a mal tasadduk etmekle değil, sadece ibadet etmekle yakınlaşmaya çalışacaklardır. Anlamının şu olduğu da söylenmiştir: İnsanlar dünyaya iltifat etmeyecekler, hatta tek bir secdeyi dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha çok seveceklerdir. "Daha sonra Ebu Hureyre dedi ki: Dilerseniz: "Kitap ehlinden olup ölümünden önce ona iman etmeyecek kimse yoktur ... "[Nisa, 159] S.yetini okuyunuz." Yani İsa indikten sonra kitap ehli olan Yahudilerle Hıristiyanlardan ona iman etmeyecek kimse kalmayacaktır. "Bu, Ebu ı;ureyre'nin yüce Allah'ın: "Ona iman etmeyecek ... " buyruğu ile: "Olümüriden önce" buyruğundaki zamirlerin ait olduğu şahıslar ile ilgili kanaati.nin bir neticesidir. Ona göre bu zamir İsa'ya aittir. Yani İsa ölmeden önce kitap ehfinden olan het:kes İsa'ya mutlaka iman edecektir. İbn Cerir'in, Said b. Cubeyr yoluyla sahih bir serıed ile İbn Abbas'tan naklettiği rivayete göre İbn Abbas da bunu kesin bi.r kanaat: olarak ifadeetmiştir . İlim adamları der ki: Diğer nebiler arasında İsa'nın nuzulündeki hikmet, Yahudilerin onu öldürdükleri şeklindeki iddialarını reddetmektir. Yüce Allah onların yalancı olduklarını beyan edecek ve İsa aleyhisselam Yahudileri öldürecektir. Müslim'in de İbn Ömer yolu ile rivayet ettiği bu hadiste, İsa'nın nüzulünden sonra yeryüzünde kalacağı süre yedi yılalacaktır. İsa aleyhisselam'ın göklere kaldırılmasından önce ölümü hususunda görüş ayrılığı vardır. Bu ayrılığın da asıl sebebi yüce Allah'ın: "Ben seni vefat ettireceğim ve yükselteceğim. "[Ali İmran, 55] buyruğudur. Bunun zahirinden ne anlaşılıyorsa onun kastedildiği söylenmiştir. Buna göre İsa yeryüzüne inip de onun için takdir edilen süre geçtikten sonra ikinci defa bir daha ölecektir. "Seni vefat ettireceğim" buyruğunun yerden seni vefat ettireceğim (arda kalı süren bittiği zaman seni alacağım) anlamında olduğu da söylenmiştir. Buna göre o, ancak ahir zamanda ölecektir. "İmamınız sizden iken Meryem oğlu aranıza ine.ceği vakit haliniz ne olacak?" Ebu'I-Has9.n el-Hasai el-Ebedi, Menakibu'ş-Şafii adlı eserinde şunları söylemektedir: Mehdi'nin bu ümmetten olacağına, İsa'nın da onun arkasında namaz kılacağına dair haberler tevatür derecesine ulaşmıştır. Ebu Zerr el-Herevi dedi ki: Bize el-Cevzaki önceki alimlerden birisinin şöyle dediğini nakletmiştir: "İmamınız sizden" ifadesi, onun İncil ile değil Kur'an ile hükmedeceği anlamındadır. İbnu't-Tin der ki: "İmamınız sizden" ifadesinin anlamı şudur: Şeriat-i Muhammediyye kıyamet gününe kadar kesintisiz devam edecektir. Her bir nesilde de ilim ehlinden bir kesim bulunacaktır. İşte bu hadis ve bundan önceki hadis, İsa'nın nüzulünden sonra imam yahut me'mum (yani başka bir imama uyan) olacağını beyan etmemektedir. İsa'nın imam olacağı kabul edilecek olursa bunun da anlamı şu olur: O cemaate katılmak ile birlikte bu ümmetten olacaktır. et-Tıybi der ki: Yani İsa sizin dininizden birisi olarak size imam olacaktır. Ancak Müslim'de bulunan bir başka hadis onun bu sözünü anlamsız kılmaktadır: "Ona: Bize namaz kıldır denilecek, o hayır diyecektir. Çünkü sizin bir kısmınız diğer bir kısmınıza emirdir. -(Bu) bu ümmete bir ikram olarak verilmiştir.-" İbnu'l-Cevzi der ki: İsa imam olarak öne geçecek olursa insanın içinde çözülmesi gereken bir problem ortaya çıkar ve şöyle denilir: O bir naib olarak mı öne geçip imam olmuştur yoksa yeni bir şeriat getiren birisi olarak mı? Bundan dolayı o cemaatten birisi gibi namaza uyacak, böylelikle Nebi efendimizin: "Benden sonra hiçbir nebi gelmeyecektir" buyruğu hiçbir şekilde şüphenin tozundan dahi etkilenmeyecektir. İsa'nın ahir zamanda ve kıyametin kopacağına yakın bir dönemde gelecek olmasına rağmen, bu ümmetten bir adamın arkasında namaz kılmasında, bu husustaki sahih olan görüşün lehine bir delil bulunmaktadır. Söz konusu görüş, Allah için delili ile ortada olacak bir kimsenin, yeryüzünde her zaman var olacağı şeklindedir. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır

Sahih Buhari ·Peygamberler ·Hadis 3449

· · ·

Abdullah b. Busr (r.a) demiştirki; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: (Büyük) "Savaş ile İstanbul'un fethi arasında altı sene vardır. Yedinci senede Mesihu'd - Deccal çıkacaktır." Ebu Davud der ki: Bu hadis, İsa'nın hadisinden (önceki hadisten) daha sahihtir

Ebu Davud ·Savaşlar ve Melhame ·Hadis 4296

· · ·



Müsennâ da,rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû'n-Nu'man Hakem b. Abdillah El-Iclî rivayet etti. (Dedikij: Bize Şu'be Fırat'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Ebû't-Tufeyl'i Ebû Serîha'dan rivayet ederken dinledim. (Şöyle demiş): Konuşuyorduk, derken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzerimize uzandı... Râvi, Muâzla İbni Ca'fer'in hadîsi gibi rivayette bulunmuştur. İbni Müsennâ dediki: Bize Ebû'n-Nu'man Hakem b. Abdillah rİvâyet etti. (Dediki): Bize Şu'be Abdü'l-Aziz b. Rufey'den, o da Ebû't-Tufeyl'den, o da Ebû Serîha'dan naklen bu hadîsin mislini rivayet etti. «Onuncusu İsâ b. Meryem'in inmesidir...» dedi. Şu'be: Bu hadîsi Abdü'l-Aziz ref etmemiştir, demiş

Sahih Müslim ·Fitne ve Kıyamet Alametleri ·Hadis 7288

· · ·

Bize Ubeydullah b. Muâz El-Anherî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Nu'man b. Sâlim'den rivayet etti. (Demişki): Ben Yâkub b. Asım b. Urve b. Mes'ud Es-Sakâfi'yi şöyle derken işittim. Abdullah b, Amr'ı dinledim. Kendisine bir adam gelmişti. Adam: Rivayet etmekte olduğun bu hadîs nedir? Diyormuşsun ki, hiç şüphesiz kıyamet filân ve filân vakte kadar kopacaktır, dedi. Abdullah: Sübhânellah! Yahut Lâ İlâhe İllallah veya bunlar gibi bir kelime söyledi. (Ve şöyle devam etti.) Hakikaten ilelehed kimseye bir şey rivayet etmemek içimden geçti. Ben ancak şunu söyledim: Siz az zaman sonra büyük bir hâdise göreceksiniz. Kabe yakılacak ve şöyle şöyle olacak. Sonra dedi ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular: «Deccal ümmetimin arasında çıkacak ve kırk (zaman) kalacaktır. (Kırk gün mü dedi, kırk ay mı, yoksa kırk sene mi bilemiyorum.) Derken Allah Meryem oğlu İsa'yı gönderecektir. O Urve b. Mes'ud gibidir. Ve Deccal'ı arayıp helak edecekiir. Sonra insanlar yedi sene duracak; iki kişi arasnda düşmanlık olmayacaktır. Sonra Allah Şam tarafından soğuk bir rüzgâr gönderecek ve yeryüzünde kalbinde zerre kadar hayr yahut iman bulunan hiç bir kimse kalmayacak, hepsinin ruhunu kabzedecektir. Hatta biriniz bir dağın içine girmiş olsa, rüzgâr da üzerine girerek ruhunu kabzedecektir.» Ben bunu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim. Buyurdular ki: «Bunun üzerine insanların kötü takımı kuş hafifliğinde ve yırtıcı tabiatında kalacaklar. Ne bir iyilik tanıyacaklar, ne de bir kötülük men edecekler. Şeytan kendilerine temessül ederek : (Bana) icabet etmiyor musunuz? diyecek. Onlar da : Bize ne emredersin? cevabını verecekler. Ve onlara putlara tapmayı emredecek. Onlar bu halde rızikları bol yaşayışları güzel devam ederken sonra sur'a üfürülecekîir. Bunu işiten herkes boyun bükecek ve boyun kaldıracaktır. Onu ilk işiten develerinin havuzunu sıvayan bir adam olacaktır. O adam hemen ölecek sair insanlar da öleceklerdir. Sonra Allah, çiğ gibi yahut gölge gibi (şekkeden Nu'man'dır) bir yağmur gönderecek yahut yağmur indirecek demiştir. Bundan insanların cesetleri bitecek. Sonra sûr'a bir daha üfürülecek ve birden kalkıp bakacaklardır. Sonra: Ey İnsanlar, Rabbİnize gelin!.. Bunları durdurun! Çünkü onlar sorguya çekilecekler, denilecektir. Sonra: Cehennem ordusunu çıkarın, denilecek ve kaç kişiden? diye sorulacak. Her bin kişiden dokuzyüzdoksandokuzunu denilecektir, işte çocukları ihtiyarlatacak gün bu ve işte baldırın açılacağı gün budur.»

Sahih Müslim ·Fitne ve Kıyamet Alametleri ·Hadis 7381

· · ·

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivdyet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: İsa bin Meryem (Muhammed) adil bir hakim ve adaletli bir imam (devlet bagkanı) olarak (gökten yere) inmedikçe kıyamet kopmayacaktır. O, (indiğinde) haç'ı kıracak, domuzu öldürecek, cizyeyi kaldıracaktır. Mal da o kadar çoğalacaktır ki hiç bir kimse mal kabul etmeyecektir. Diğer tahric: Buhari, Müslim, Tirmizi ve Ahmed

İbn Mace ·Fitne ·Hadis 4078

· · ·

Bize Kuteybe b. Said tahdis etti. Bize Leys tahdis etti (H). Bize Muhammed b. Rumh da tahdis etti. Bize el-Leys, Ebu'z-Zubeyr'den haber verdi. Onun Cabir'den rivayetine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bana Nebiler arzedildi. Musa'nın uzun boylu, adeta Şenue adamlarından birisi gibi olduğunu gördüm. Meryem oğlu İsa (aleyhisselam)'ı da gördüm. Onun kendisine en çok benzeyen bir kişi olarak Urve b. Mesud olduğunu gördüm. İbrahim'i de -Allah'ın salavatı ona olsun gördüm. Ona en çok benzeyen kişinin -kendisini kastederek- arkadaşınız olduğunu gördüm. Cebrail (aleyhisselam)'ı da gördüm. Ona en çok benzeyen kişinin Dihye olduğunu gördüm." - İbn Rumh'un rivayetinde: "Dihye b. Halife" dedi. Diğer tahric: Tirmizi, 3649; Tuhfetu'l-Eşraf, 2920 DAVUDOĞLU 409 423 AÇIKLAMASI 168.sayfada. 409 429 NEVEVİ ŞERHİ 172.sayfada

Sahih Müslim ·İman ·Hadis 423

· · ·

Malik (r.a)'e ulaşan bilgilere göre, Meryem oğlu İsa şöyle demiştir: "Ey İsrail oğulları saf su için karada biten yeşil sebzelerden ve arpa ekmeğinden yeyin. Buğday ekmeğinden sakının, çünkü siz onun şükrünü yerine getiremezsiniz." (Sadece İmam-ı Malik'in Muvatta'ında geçmektedir)

Muvatta-i Malik ·Peygamberin Vasıfları ·Hadis 1697