Abdullah bin Muğaffel (r.a.j'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) köpekleri öldürmeyi emretmiş. Sonra: «İnsanların köpeklerle ne işleri var?» buyurmuş. Daha sonra insanlara av köpeğini edinmeleri için ruhsat (yâni izin) vermiştir
İbn Mace
·Av
·Hadis 3200
· · ·
Abdullah bin Muğaffel (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), köpekleri öldürmeyi emretmiş. Sonra: İnsanların köpeklerle ne işleri var? buyurmuş. Daha sonra insanlara zirâat köpeği ve el-îyn köpeği edinmeleri için ruhsat vermiştir. Bindâr (Yâni müellifin şeyhi Muhammed bin Beşşâr) dedi ki: El-îyn Medîne-i Münevvere'nin bahçeleridir
İbn Mace
·Av
·Hadis 3201
· · ·
İbn-i Ömer (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) köpekleri öldürmeyi emretti
İbn Mace
·Av
·Hadis 3202
· · ·
Sâlim'in babası (Abdullah bin Ömer) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den sesini yükselterek köpekleri öldürmeyi emrettiğini işittim ve av köpeği ile davar köpegı dışında kalan köpekler öldürülüyordu
İbn Mace
·Av
·Hadis 3203
· · ·
Ebû Hureyre (r.a.)'den. rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim bir köpek edinirse, her gün o kimsenin iyi ameli (nin sevabı) ndan bir kırat eksilir. Meğer ki o köpek ziraat köpeği veya davar köpeği ola.»
İbn Mace
·Av
·Hadis 3204
· · ·
Abdullah bin Muğaffel (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Köpekler, topluluklardan bir topluluk olmasaydı ben onları öldürmeyi emredecektim. Artık siz onlardan tamamen siyah olanı öldürünüz. Davar köpeği veya veya av köpeği yada zıraat köpeği dışında köpek edinen hiçbir topluluk yoktur ki her gün onların sevaplarından iki kırat eksilmesin.»
İbn Mace
·Av
·Hadis 3205
· · ·
Süfyân bin Ebî Züheyr (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyururken işittim: Kim ne ekinine ne de davarına yararı olamayan bir köpek edinirse o kimsenin amelin (in ecrin) den her gün bir kırat eksilir. Süfyân bin Ebî Züheyr'e: (Bunu) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den sen işittin (mi)? denildi. Süfyân: Şu Mescid'in Rabb'ına yemin ederim ki, evet (ben O'ndan işittim) diye cevab verdi
İbn Mace
·Av
·Hadis 3206
· · ·
Ebû Salebe el-Huşenî (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına vararak: Biz Ehl-i Kitâb bir kavmin memleketinde (Şam'da) bulunuyoruz. Onların kablarında yemek yiyiyoruz. Ve biz av diyaıındayız, ben okumla av avlıyorum, eğitilmiş köpeğimle av avlıyorum ve eğitilmemiş köpeğimle de av avlıyorum, (Ne buyuruyorsunuz?) dedim. Ebû Sa'lebe demiştir ki: Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bana) şöyle buyurdu: «Ehl-i Kitâb bir kavmin memleketinde bulunduğunuza dâir anlattığın hususa karşı hüküm şudur: Ehli Kitab'ın kablarından başka kabları bulabildiğiniz sürece onların kablarında yemek yemeyiniz. Eğer onların kablarından başka kab bulamazsanız onların kablarını yıkayıp içinde yiyiniz. Anlattığın av işine gelince: Ok'unla avladığını Allah adını anarak avla ve ye. Eğitilmiş köpeğinle avladığını da Allah adını anarak avla ve ye. Eğitilmemiş köpeğinle avladığın av'ı da (diri iken) yetişip boğazlarsan ye.»
İbn Mace
·Av
·Hadis 3207
· · ·
Adîy bin Hatim (r.a.j'den; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: Biz köpeklerle av avlayan bir topluluğuz, diyerek bunun hükmünü sordum. Buyurdular ki: Sen eğitilmiş köpeklerini av peşine Allah adını anarak salıverdiğin zaman (avı) öldürürlerse, senin için tuttuklarını ye. Meğer ki köpek (o av'dan bir şey) yiye. Eğer köpek (ondan bir şey) yerse, artık sen yeme. Çünkü ben köpeğin av'ı kendi nefsi için yakaladığından korkarım. Şayet başka köpekler senin av'a saldığın köpeklere karışırsa öldürdükleri av'ı yeme. İbn-i Mace derki: Ben Ali bin el-Münzir'i :Ben 58 kez haccettim bunların çoğunda yaya gidip geldim, derken işittim
İbn Mace
·Av
·Hadis 3208
· · ·
Câbir bin Abdillah (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Biz, onların, yâni mecûsîlerin köpeğinin ve kuşunun avından men edildik. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Haccac bin ErtfÜ bulunur. Bu rll.vl, tedlfsçidir ve an'ane ile rivayet etmiştir. Tirmizi de bu hadisi rivayet etmiştir. Ancak onun rlvayetlnde; "Ve kuşu'' parçası yoktur
İbn Mace
·Av
·Hadis 3209
· · ·
Ebu Zer (r.a.)'den: Şöyle demiştir: Ben tamamen siyah olan köpeği Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sordum. Buyurdu ki: Bir şeytandır
İbn Mace
·Av
·Hadis 3210
· · ·
Ebû Salebe el-Huşenî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (kendisine): Okunla avladığın avı ye, buyurmuştur
İbn Mace
·Av
·Hadis 3211
· · ·
Adîy bin Hatim (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben bir kere: Yâ Resûlallah! Biz şüphesiz ok atıcı (yâni okla avcılık eden) bir kavimiz, dedim. O buyurdu ki: (Av'a) ok atıp (o'nu) deldîğin zaman deldiğin (av)ı ye. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin senedinde Mülacid bin Said vardır. Bu ravi zayıftır. Fakat hadisin aslı Buhari, Müslim ve diğer hadis kitablarında mevcuttur. Ancak ifade tarzı değişiktir
İbn Mace
·Av
·Hadis 3212
· · ·
Adîy bin Hatim (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben bir kere: Yâ Resûlallah! Ben av'a (ok) atarım da av'ı bir gece bulamam? dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: Sen av'da kendi okunu bulduğun ve onun vücûdunda (ölümüne sebeb olabilecek) başka bir şey (in izini) bulamazsan onu ye, buyurdu
İbn Mace
·Av
·Hadis 3213
· · ·
Adîy bin Hatim (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben mi'râz ile avlama hükmünü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sordum. O buyurdu ki: Mi'râz'ın keskin tarafıyla vurduğun avı ye ve enli tarafıyla vurduğun av, mevkûz (yâni taş ve sopa gibi bir cisimle öldürülmüş hayvan hükmünde) dır
İbn Mace
·Av
·Hadis 3214
· · ·
Adîy bin Hatim (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben mi'râz (ile av vurma meselesin) i Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sordum. O buyurdu ki: (Mi'raz ile vurduğun av'ı) yeme. Meğer ki mi'râz (avı) yaralayıp vücûdunu dele. (Yâni o takdirde ye)
İbn Mace
·Av
·Hadis 3215
· · ·
İbn-i Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: (Eti yenen) hayvan hayatta iken vücûdundan bir parça kesilirse, kesilen kısım murdardır
İbn Mace
·Av
·Hadis 3216
· · ·
Temîm-i Dârî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: Zamanın sonunda develerin hörgüçlerini ve koyunların kuyruklarını (diri iken) kesen bir topluluk olacaktır. Bilmiş olun ki bir diriden ne kesilirse, kesilen kısım murdardır. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Ebu Bekir el-Hüzelt vardır. Bu ravi zayıftır
İbn Mace
·Av
·Hadis 3217
· · ·
Abdullah bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: Biz (mu'minler) e iki ölü hayvan'ın yenilmesi helâl kılındı: Balık ve çekirge. Not: Zevâid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Abdurrahmân bin Zeyd bin Eşlem bulunur. Bu, zaif bir râvidir
İbn Mace
·Av
·Hadis 3218
· · ·
Selmân (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e çekirge (yi yemenin hükmü) soruldu ve O. şöyle buyurdu: (Çekirge) Allah'ın (kuşlardan olan) askerlerinin çoğudur. Ben çekirgeyi yemem ve yenilmesini haram kılmam
İbn Mace
·Av
·Hadis 3219
· · ·
Enes bin Mâlik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevceleri çekirgeleri tabaklar üstünde birbirlerine hediye ederlerdi. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Ebü Said el-Bakkal bulunur. Bu zatın ismi Said bin el-Merziban el-Ab esi el-Küfi'dir, zayıf bir ravidir
İbn Mace
·Av
·Hadis 3220
· · ·
Câbir ve Enes bin Mâlik (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çekirge aleyhinde beddua ettiği zaman: Allahım! Çekirgenin büyüklerini helak et, küçüklerini öldür, yumurtalarını boz, sonunu kes ve ağızlarını maişetlerimizden ve rızıklarımızdan tutup bağla. Şüphesiz sen duayı işiticisin, buyururdu. Bir adam : Yâ Resûlallah! Allah'ın askerlerinden biri (olan çekirge) aleyhinde sonunun kesilmesi (yâni türünün yok edilmesi) için nasıl duâ edersin? diye (bunun hikmetini) sordu. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Çekirge, balığın denizde saçtığı bir yaratıktır, buyurdu. (Râvî) Hâşim demiş ki: (Râvî) Ziyâd dedi ki: Balığın çekirgeyi saçtığını gören bir adam bana durumu anlattı. Not: Ed-Dümeyri demiş ki : Zevaid yazarı bu hadisi Zevaid hadtsler arasında anmamış ise de bu hadis, yalnız İbn-i Maceh'in rivayet ettiği hadislerdendir
İbn Mace
·Av
·Hadis 3221
· · ·
Ebû Hureyre (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Biz, Nebi (Saîlallahu Aleyhi ve Sellem)'in beraberinde bir hac veya bir umre'ye çıktık. Sonra yolda bir çekirge topluluğu karşımıza çıktı. Biz de kamçılarımızla ve ayakkabılarımızla onlara vurmaya başladık. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Çekirgeyi yiyiniz. Çünkü çekirge deniz avındandır, (Yâni ihrâmlı kimseye yasak değildir), buyurdu
İbn Mace
·Av
·Hadis 3222
· · ·
Ebû Hureyre (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), göçegen kuş'u, kurbağa, karınca ve çavuş kuşu öldürmeyi yasakladı. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde İbrahim bin el-Fadl el-Mahzfunl bulunur. Bu ravi zayıftır
İbn Mace
·Av
·Hadis 3223
· · ·
İbn-i Abbâs (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (şu) dört hayvanı öldürmeyi yasakladı: Karınca, bal arısı, çavuş kuşu ve göçegen kuşu
İbn Mace
·Av
·Hadis 3224
· · ·
Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Allah'ın Nebi'i (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: Nebilerden birini bir karınca ısırmış. Bunun üzerine o Nebi karıncaların köyü (yâni yuvalarının yakılmasını emretmiş de yakılmış. Bunun üzerine Allah (Azze ve Celle) o Nebi'e: Bir karıncanın seni ısırması nedeniyle sen (Allah'ı) tesbih eden ümmetlerden bir ümmeti (yâni karınca topluluğunu) helak ettin? diye (ayıplayıcı) vahiy indirdi
İbn Mace
·Av
·Hadis 3225
· · ·
Saîd bin Cübeyr (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Abdullah bin Muğaffel (r.a.)'ın bir akrabası bir kere sapanla fiske taşı attı. Abdullah bin Muğaffel de adam'ı menetti ve dedi ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sapanla taş atmayı yasakladı ve s Şüphesiz bu fiske taşı ne bir av avlar ne de düşmanı yaralayıp öldürür ve lâkin bu taş diş kırar, göz çıkarır, buyurdu. Abdullah bin Muğaffel'in akrabası bir süre sonra taş atma işini tekrar yapınca Abdullah bin Muğaffel: Be adam, ben sana Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bunu yasakladığını anlattım. Sen bu işi yine yaptın? Artık bundan sonra seninle hiç konuşmayacağım, dedi
İbn Mace
·Av
·Hadis 3226
· · ·
Abdullah bin Mugaffel (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sapanla fiske taşı atmayı yasakladı ve şöyle buyurdu: Şüphesiz bu taş av'ı öldürmez ve düşmanı paralayıp öldürmez ve lâkin gözü yarıp giderir ve dişi kırar
İbn Mace
·Av
·Hadis 3227
· · ·
Ümmü Şerîk (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) alaca kelerleri öldürmeyi kendisine emretmiştir
İbn Mace
·Av
·Hadis 3228
· · ·
Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: Kim bir alaca keleri ilk darbede öldürürse o kimse için şu kadar sevab vardır. Kim bir alaca keleri ikinci darbede öldürürse o kimse için (birincisinden az) şu kadar cevab vardır. Ve kim bir alaca keleri üçüncü darbede öldürürse o kimse için (ikinci defada-kinde anlattığı sevabtan az) şu kadar sevab vardır
İbn Mace
·Av
·Hadis 3229
· · ·
Âişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) alaca kelere fâsıkcık buyurdu
İbn Mace
·Av
·Hadis 3230
· · ·
Fâkih bin el-Müğîre'nin âzadlı cariyesi Sâibe (r.ankâ)'dan rivayet edildiğine göre: Kendisi bir kere Âişe (r.anhâ)'nın yanına girmiş ve odasında bir tarafa konulmuş bir mizrâk görmüş. Bunun üzerine (Hz. Âişe'ye): Ey mu'minlerin anası! Sen bu mizrakla ne yapıyorsun? diye sormuş. Âişe (r.anhâ) da: Biz bununla şu alaca kelerleri öldürüyoruz. Çünkü İbrahim ateşe atıldığı zaman alaca kelerler hâriç, yer yüzünde olan bütün hayvanların o ateşi söndürdüklerini, fakat alaca kelerlerin İbrahim aleyhine (ateşe) üfürdüğünü Allah'ın Nebi'i (Muhammed) (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize haber verdi. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) alaca keleri öldürmeyi emretti. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Aişe (r.anha)'nın hadisinin senedi sahih ve ravileri sıka zatlardır
İbn Mace
·Av
·Hadis 3231
· · ·
Ebû Salebe el-Huşenî (r.a.)'den rivayet edildiğine güre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) azı dişi olan yırtıcı hayvanları yemeyi yasaklamıştır. (Râvi) Zühri: Ben Şam'a girinceye kadar bu hadîsi (Hicaz âlimlerinden) işitmemiştim, demiştir
İbn Mace
·Av
·Hadis 3232
· · ·
Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Azı dişi olan yırtıcı hayvanların hepsinin etini yemek haramdır, buyurmuştur
İbn Mace
·Av
·Hadis 3233
· · ·
İbn-i Abbâs (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yırtıcı hayvanlardan azı dişi olanların hepsini yemeyi ve kuşlardan tırnakları, pençeleri olanların hepsini (yemeyi) Hayber(in fethi) günü yasak kıldı
İbn Mace
·Av
·Hadis 3234
· · ·
Huzeyme bin Cez' (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben (bir kere): Yâ Resulallah! Ben kara hayvanların hükmünü sormak üzere huzura geldim. Tilki hakkında ne buyurursunuz? dedim. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Tilkiyi kim yiyer? buyurdu. Ben: Yâ Resulallah! Kurt hakkında ne buyurursunuz? dedim. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Kendisinde hayır (takva) bulunan bir kimse kurt yer (mi)? buyurdu
İbn Mace
·Av
·Hadis 3235
· · ·
Abdurrahman bin Ebî Ammâr (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Câbir bin Abdillah (r.a.)'a sırtlanın hükmünü sorarak: Sırtlan bir av mıdır? dedim. Câbir; Evet, dedi. Ben: Onu yiyebilir miyim? dedim. Câbir; Evet, diye cevab verdi. Ben: Bu, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittiğin bir şey mi? diye sordum. Câbir; Evet, dedi
İbn Mace
·Av
·Hadis 3236
· · ·
Huzeyme bin Cez' (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben (bir kere): Yâ Resulallah! Sırtlan hakkında ne buyurursunuz? dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Sırtlanı kim yiyer? buyurdu
İbn Mace
·Av
·Hadis 3237
· · ·
Sabit bin Yezîd el-Ensârî (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Biz (bir askerî birlik içinde) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in beraberinde (bir yolculukta) bulunuyorduk. (Yolculuk esnasında) halk Dıbâb (kelerler) i yakaladılar ve kebab edip yediler. Ben de bir Dabb (keler) yakaladım ve kebab ettikten sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına götürdüm. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), yaprakları soyulmuş bir hurma dalını alıp onunla kelerin parmaklarını saymaya başladı. Sonra: İsrail oğullarından bir grup yerde yürüyen dört ayaklı hayvanlar suretine çevirilmiştir. Ben gerçekten bilemeyeceğim, onların kelerler olması umulur, buyurdu. Ben: Halk bunları kebab edip yediler, dedim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bundan) yemedi ve yasak da etmedi
İbn Mace
·Av
·Hadis 3238
· · ·
Câbir bin Abdillah (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Dabb' (keler) i haram kılmadı ve lâkin ondan tiksindi. Şüphesiz o, tüm çobanların yiyeceğidir. Şüphesiz Allah (Azze ve Celle) bâzı kimseleri ondan yararlandırır. Eğer o benim yanımda olsaydı yiyerdim. Câbir (r.a.), Ömer bin el-Hattâb (r.a.) aracılığıyla bunun mislini Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet etmiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki raviler sıka (güveni. lir) zatlardır. Fakat sened munkati (kesik)dir. Tirmizi, el-Cami inde Katade'nin Süleyman bin Kays el-Yeşküri'den hadis işltmediğini Buharl'den naklen anlatmıştır
İbn Mace
·Av
·Hadis 3239
· · ·
Ebû Saîd-i Hudrî (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir defa) namaz'dan dönünce Suffe ehlinden bir adam O'na seslenerek: Yâ Resulallah! Bizim arazimiz Dabb (keler) leri bol olan bir arazidir. Kelerler (in etini yemek) hakkında ne buyurursun? dedi. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Kelerin meshedilmiş bir ümmet olduğu (bilgisi) bana ulaşmıştır, buyurdu. Sonra kelerin etini yemeyi emretmedi ve yasak da etmedi
İbn Mace
·Av
·Hadis 3240
· · ·
Hâlid bin el-Velîd (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e kebab edilmiş bir keler getirilip yakınına konuldu. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de ondan yemek için elini uzattı. Orada hazır bulunan (lardan biri veya birkaçı): Yâ Resulallah! Bu, keler etidir, dedi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elini ondan çekti. Sonra Hâlid (bin el-Velid): Yâ Resûlallah! Dabb (keler) haram mıdır? diye sordu. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Hayır. Lakin bu hayvan benim memleketimde yoktu. Ben kendimi ondan tiksinir durumda buluyorum, buyurdu. Râvi demiştir ki: Bunun üzerine Hâlid, Dabb (keler) e eğildi ve ondan yedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de ona bakıyordu
İbn Mace
·Av
·Hadis 3241
· · ·
İbn-i Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Ben haram etmem, buyurmuştur. Yâni Dabb (keler)'i
İbn Mace
·Av
·Hadis 3242
· · ·
Enes bin Mâlik (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Biz (bir yolculukta) Merr-i Zahrân (denilen semt) den geçerken bir tavşanı ürkütüp kaçırdık. Yolcular onun arkasından koştularsa da yorulup âciz kaldılar. Bunun üzerine ben koştum ve nihayet hayvana yetiştim ve yakalayıp Ebû Talha'ya getirdim. Ebû Talha da tavşanı kesti ve kuyruk çevresi ile oyluğunun üst tarafını (benimle) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellemî'e gönderdi. Nebi de bu hediyeyi kabul etti)
İbn Mace
·Av
·Hadis 3243
· · ·
Muhammed bin Safvân (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Bir kere kendisi (avlayıp boğazladıktan sonra) astığı iki tavşanla birlikte Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in yanından geçti de: Yâ Resulallah! Ben bu iki tavşan'ı tuttum da onları boğazlamak için bir demir (bıçak) bulamadım. Bu nedenle hayvanları bir merve (yânı bıçak gibi keskin, ak ve berrak bir taş parçası) ile boğazladım Ben (bunların etini) yiyebilir miyim? dedim. O: Ye, buyurdu
İbn Mace
·Av
·Hadis 3244
· · ·
Huzeyme bin Cez' (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben (bir kere): Yâ Resulallah! Bâzı yer hayvanları hakkında sana soru sormak üzere yanına geldim. Dabb (bir nevî keler) hakkında ne buyurursun? dedim. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Ben onu yemem ve haram da kılmam, buyurdu. Huzeyme demiştir ki: Ben: Şüphesiz ben senin haram kılmadığın şeyden yerim (haram kılmadığın bir şeyi) niçin (yemezsin) ? Yâ Resulallah, dedim. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Ümmetlerden biri kaybolmuştur. Ve beni şüpheye düşüren bir yaratık gördüm (Yâni meshedilmiş ümmetin keler şekline çevirilmiş olması muhtemeldir), buyurdu. Ben: Yâ Resulallah! Tavşan hakkında ne buyurursun? dedim. Resül-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Ben onu yemem ve yenmesini haram da etmem, buyurdu. Ben: Senin haram kılmadığın şeyden şüphesiz yerim ve (tavşan etini) niçin (yemezsin)? Yâ Resulallah, dedim. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Tavşan'ın kan attığı (âdet gördüğü) bana haber verildi, buyurdu
İbn Mace
·Av
·Hadis 3245
· · ·
Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Denizin su'yu temizleyici (yâni abdestsizliği ve pisliği giderici) dir, meytesi (yâni boğazlanmadan ölen avı) helâldir, buyurmuştur
İbn Mace
·Av
·Hadis 3246
· · ·
Câbir bin Abdillah (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: Deniz suyunun sahile attığı ve geri çekilmekle sahilde bıraktığı avı yiyiniz. Denizde ölüp de su yüzüne çıkan (av)ı yemeyiniz." Not: Ed-Dümeyri şöyle demiştir: Bu hadis, hafızların ittifakı ile zayıftır, delil olmaz. Çünkü Yahya bin Süleym et-Taifi'nin rivayetindendir
İbn Mace
·Av
·Hadis 3247
· · ·
İbn-i Ömer (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Karga'ya fâsık adını taktığı halde kim etini yer? Allah'a and olsun ki, karga temiz (yiyecek) lerden değildir
İbn Mace
·Av
·Hadis 3248
· · ·
Âişe (r.anhâ)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: Yılan fâsıktır, akrep fâsıktır, fare fâsıktır ve karga fâsıktır. (Bu hadîsi Âişe'den rivayet eden yeğeni) Kasım'a: Karga yenir mi diye soruldu. Kasım: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), fasık dedikten sonra kim onu yer? dedi. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin senedindeki nlviler sıka zatlardır. Fakat şu var ki: (Ravi) el-Mes'üdi'nin hafızası son zamanlarında zayıfla. mıştı. El-Ensari'nin bu hadisi el-Mes'üdi'den. hafızasının zayıflığı döneminden önce mi, sonra mı rivayet ettiğini bilemedik. Bu itibarla el-Mes'üdi'nin hadisinde duraklamak gerekir. EI-Ensari'nin adı Muhammed bin Abdillah bin el-Müsenna'dır
İbn Mace
·Av
·Hadis 3249
· · ·
Câbir (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kediyi yemeyi ve pahasını yasakladı
İbn Mace
·Av
·Hadis 3250