Cabir İbn Abdillah'ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Fetret-i vahiyden bahsederken Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in konuşması esnasında şöyle buyurduğunu işittim: Yürürken gökten bir ses duydum. Hemen başımı kaldırdım. Bir de ne göreyim, Hira mağarasında bana gelen melek gök ile yeryüzü arasında bir kürsü üzerinde oturuyor. Ondan çok korktum. Hemen eve dönüp "beni örtün, beni örtün!" dedim. Onlar da beni örttüler. Bunun üzerine "Ey örtüye bürünen! (İnziva arzu eden!) Ayağa kalk ve insanlan uyar! Rabbinin büyüklüğünü an! Elbiseni tertemiz tut, maddf manevf kirlerden ann, pis ve murdar olan her şeyden kaçın!"(Müddessir 1-5) ayetleri indi. Bu ayetteki temizlik emri, henüz namaz farz kılınmadan önce verilmişti. Ayette geçen رجز pis ve murdar olan" lafzı ile putlar kastedilmiştir. Fethu'l-Bari Açıklaması: İmam Buhari bu başlık altında Cabir'den nakledilen hadisi verdi. Bu hadisin sonunda, "Bu ayetteki temizlik emri, henüz namaz farz kılınmadan önce verilmişti. Ayette geçen '-*jl/pis ve murdar olan' lafzı ile putlar kastedilmiştir," ifadesi yer almaktadır. Öyle anlaşılıyor ki, bununla Buhari, elbiselerin temiz tutulmasının namazın farz kılınmasından önce emredildiğine işaret etmiştir. İbnu'l-Münzir, Muhammed İbn Sirin'in bu ayeti [Müddessir 4] şu şekilde açıkladığını nakletmiştir: "Su ile onları yıka!" İbn Ebi Hatim'in rivayetine göre, İbn Abbas da ayeti bu mana ile açıklamıştır. Yine İbn Ebi Hatim bir başka senet ile İbn Abbas'ın bu ayeti şu şekilde açıkladığını nakletmiştir: "Elbiseni günahtan arındır." İbnu'l-Münzir Hasan-ı Basri'nin bu ayeti şu şekilde açıkladığını nakletmiştir: "Ahlakını güzelleştir." İmam Şafii de bu konuda şöyle demiştir: "Bir görüşe göre ...........ve siyabeke fetahhir ayeti 'temiz elbiselerle namaz kıl' manasına, bir diğer görüşe göre ise başka bir anlama gelmektedir. Ancak ilk yorum daha isabetlidir
Sahih Buhari
·Tefsir
·Hadis 4925
· · ·
Sehl b. Sa'd r.a.'dan rivayete göre "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir içecek takdim edildi. O da ondan içti. -Sağ tarafında genç bir delikanlı, sol tarafında da yaşlıca kimseler vardı.- Sağındaki gence: Bunlara vermeme izin veriyor musun, diye sordu. Genç: Allah'a yemin ederim ki hayır, ey Allah'ın Resulü! Başkasını kendime tercih ederek senden payıma düşeni ona veremem, dedi. (Sehı) dedi ki: Bu sefer Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem O içeceği o gencin eline koydu." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Bir kimse içme sırasında yaşça daha büyük olana vermek için sağında bulunan kimseden izin ister mi?" Buhari'nin bu hususta kesin hüküm vermeyiş sebebi, muayyen bir olayalup tahsis edilme ihtimalinin bulunmasından ötürü gibi görünüyor. Çünkü böyle bir tahsis söz konusu ise bir mecliste oturanların hepsi hakkında bu hüküm geçerli olmaz. Bu başlık altında Buhari bu konuda Sehl b. Said'ın rivayet ettiği hadisi zikretmektedir. Bu hadis İçecekler bahsinin baş taraflarında geçmiş bulunmaktadır. Orada bu gencin adı da, sol tarafta bulunan yaşlı şahısların bazılarının adları da verilmiştir. Allah Rasulünün: "Bana izin veriyor musun?" buyruğu, Enes tarafından rivayet edilen sağ tarafındaki bedevi Arap'tan izin vermesi ile ilgili ifadelerinde geçmemektedir. Nevevı ve başkaları bu hususta şu cevabı verirler: Buna sebep genç delikanlının, amcasının oğlu oluşudur. Bundan dolayı da onu nazlandırıyordu. Sol tarafta bulunan kimseler de aynı şekilde o gencin akrabaları idi. Bununla beraber onun gönlünü hoş ederek izin almak suretiyle ayrıca hükmü beyan edip, sünnetin sağ tarafta bulunan kimse, sol tarafta bulunanlara nispetle daha az faziletli olsa bile sağdakine öncelik vermek olduğunu da göstermiştir. Hadisten Çıkan Sonuçlar 1- Genelolarak içme sırasında sünnet olan, her yerde sağda olana öncelik vermektir. 2- Sağda bulunan kimseye öncelik tanımak, ondaki bir özellikten ileri gelmez. Bu sağ tarafının bir özelliğinden dolayıdır. Bu da sağın sol tarafa olan üstünlüğüdür. Bundan dolayı böyle bir uygulamanın sağda bulunan kimsenin tercih edilmesi anlamına gelmediği, aksine sadece onun ciheti dolayısıyla tercihi demek olduğu da anlaşılmaktadır
Sahih Buhari
·İçecekler
·Hadis 5620
· · ·
Ata'dan rivayete göre Cabir b. Abdullah r.a. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu söylemiştir: "Kim bir sarımsak yahut soğan yerse bizden uzak dursun ya da mescidimizden uzak kalsın, diye buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Sarımsak ve (benzer) sebzelerden mekruh olanlar." Kasıt, hoş olmayan kokusu olanlardır. Buradaki nehy genel olarak bunları yiyen kimselerin mescide girmelerinin yasaklanması anlamında mıdır yoksa bunların pişmiş olanları değil de, çiğ olanlarını yiyen kimseler hakkında mıdır? Buna dair açıklamalar Namaz bölümünde (853.hadisin şerhinde) geçmiş bulunmaktadır. Bu hadislerde sarımsak, soğan ve pırasa yemenin caiz olduğu açıklanmaktadır. Ancak bunlar, yiyen kimsenin mescidde bulunması mekruhtur. Fukaha bunlara turp gibi kokusu hoş olmayan diğer sebzeleri de katmışlardır. Ancak mekruhluk hususunda görüş ayrılığı vardır. Cumhur bunun tenzihen mekruh olduğunu kabul etmiştir. Zahiri mezhebine mensup alimlerden bazılarının haram olduğunu söyledikleri nakledilmiştir
Sahih Buhari
·Yemekler
·Hadis 5452
· · ·
Aişe'den, dedi ki: "Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ihramlı iken kendi ellerimle hoş ko ku sürdüm. Aynı şekilde Mina'da da ifada tavafını yapma dan önce (ihramdan çıkışından sonra) de ona hoş kokular sürdüm." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Kadının kendi elleriyle kocasına hoş kokular sürmesi." Sanki bu başlıktaki fıkhi incelik, erkeğin kokusu ile kadının kokusu arasındaki farka dair varid olmuş bulunan hadise ve erkeğin süründüğü kokunun kokusu dışarıya yayılıp rengi görünmeyen koku, kadınınkinin de aksi türden olduğuna işaret etmektir. Eğer bu husus sabit ise, kadının kocasına hoş ko ku sürünmekten imtina etmesi gerekirdi. Çünkü bu takdirde kocasına hoş koku sürerken kadının ellerine ve bedenine bir şeyler bulaşır. Bu durumda kocanın da kendi kendisine koku sürünmekle yetinmesi gerekirdi. Musannıf başlığa uygun görülen Aişe'nin rivayet ettiği bu hadisi delil göstermiş bulunmaktadır. Bu hadis Hac bölümünde, açıklamasıyla birlikte geçmiştir. Hadis, başlığına delaleti hususunda gayet açıktır. Buhari'nin işaret ettiği hadisi de Tirmizirivayet etmiş, Hakim de sahih olduğunu belirtmiştir. Söz konusu bu hadis de İmran İbn Husayn yoluyla rivayet edilmiştir. Ayrıca Taberani'nin el-Evsat adlı eserinde Ebu Musa el-Eş'ari'den gelen bir şahidi de bulunmaktadır. Erkekle kadın kokusu arasında fark gözetmenin izahı da şöyledir: Kadın evinden dışarıya çıktığı halde tesettüre riayet etmekle emrolunmuştur. Hoş koku kadın için meşru olsaydı, bu kadın dolayısıyla fitneye kapılmayı daha çok artıran bir halolurdu. Eğer bu husustaki haber sabit ise bu haber ile başlıktaki hadisin arası şöylece telif edilebilir: Kadının dışarıya çıkmak istemesi halinde bu kokunun izini yıkayabilme imkanı vardır. Çünkü onun böyle bir koku kullanmasının yasaklanışı sadece evinden dışarıya çıkma haline mahsustur. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır
Sahih Buhari
·Libas (Giyim)
·Hadis 5922