TR EN AR
← Tüm İsimler

İbn Abdilber

İslam Âlimleri — kg_varlik (run_id=3)

57 pasaj · alim
Bu isimler geçer

İbn Abdilber · îbn Abdilber · Îbn Abdilber · Hz. İbn Abdilber · ibn Abdilber · îbn abdilber

Kunfuz'un torunu Muhammed b. Zeyd, annesinden naklediyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Ümmü Seleme'ye, «Namaz kılarken kadınların hangi elbiseleri giyeceklerini» sordum. « Başlarına başörtüsü takarlar, bir de ayaklarının üzerine kadar uzanan entari giyerler,» cevabını verdi. İbn Abdilber el-îstizkar'da der ki: Bu hadis, Muvatta'da mevkuftur. Abdirrahman b. Abdullah b. Dinar, Muhammed b. Zeyd -annesi- Ümmü Seleme senediyle merfu' olarak nakleder. Ebu Davud Salat'ta

Muvatta-i Malik ·Cemaatle Namaz ·Hadis 323

· · ·

Said b. Muhayyisa'mn oğlu Haram'dan: Bera b. Azib'in devesi bir adamın bahçesine girdi ve ona zarar verdi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, şöyle hükmetti: Bahçe sahipleri gündüzün bahçelerini koruyacaklardır. Geceleri hayvanların zarar verdikleri şeyler hayvan sahipleri tarafından ödenecektir. İbn Abdilber der ki: Malik ile ibn Şihab'ın ravileri böylece mürsel olarak rivayet ederler. Hadis, sikaların mürselierindendir. Hicazlılar ile bir grup Irak'h kabul etmişler, Medine örfü de böyle olmuştur. Ayrıca bkx. Ebu Davud, Buyu

Muvatta-i Malik ·Yargı Hükümleri ·Hadis 1437

· · ·

Ata’ b. Yesar'dan: Resuluîlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Kul hastalandığı zaman Allah Teala ona iki melek gönderir ve der ki: « Bakınız, ziyaretçilerine ne söylüyor?» Eğer hasta, ziyaretçiler geldiğinde Allah'a hamdü sena ediyorsa melekler bunu her şeyi iyi bilen Aziz ve Celil olan Allah'a ulaştırırlar. Bunun üzerine Allah da şöyle buyurur: « Eğer o kulumu öldürürsem cennete koyarım. Şifa verir iyileştirirsem ona hastalığından dolayı zayi ettiği etinden ve kanından daha hayırlısını halk ederim, günahlarını da bağışlarım.» İbn Abdilber, Abbad b. Kesir el-Mekkî yoluyla mevsul rivayet etmiştir

Muvatta-i Malik ·Nazar ·Hadis 1715

· · ·

Yahya b. Saîd'den: Saîd b. Müseyyeb ellerini yukarı doğru kaldırarak: «Vefat eden kişinin geride kalan çocuğunun duası sayesinde onun derecesi yükselir.» derdi. İbn Abdilber şöyle der: Bu gibi rivayetler içtihatla bilinemezler, onun için başka bir yerde hadis olarak mutlaka zikredilmiştir

Muvatta-i Malik ·Kur'an ·Hadis 507

· · ·

Ömer b. Ubeydillah'm azatlısı Ebu Nadr'dan: Osman b. Maz'un vefat ettiği zaman Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem cenazesine katılarak: « Dünyada hiçbir kötülüğe bulaşmadan gittin» buyurdu. İbn Abdilber, bu hadisi Aişe'den mevsul olarak rivayet etmiştir

Muvatta-i Malik ·Cenazeler ·Hadis 575

· · ·

Saîd b. Müseyyeb'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir bedevi geldi. Adam «Mahvoldum!» diyerek başına vuruyor, saçını başını yoluyordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine: « Ne bu hal?» diye sordu. Adam: « Ramazanda oruçlu iken hanımımla cima yaptım.» dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: « Bir köle azad edebilir misin?» diye sordu. Adam: « Hayır!» dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: « Bir dişi deve fidye verebilir misin?» buyurdu. Adam: « Hayır!» dedi. Bunun üzerine Nebi s.a.v. adam'a: « Öyleyse otur!» dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir sele hurma getirildi. « Al bunu tasadduk et.» dedi. Adam: « Benden daha muhtaç kimse yok.» deyince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: « Onu ye, eşinle münasebette bulunduğun günün orucunun yerine bir gün kaza et!» buyurdu. Ata'dan: Said b. Müseyyeb'e «bir selede kaç hurma vardır?»diye sordum. «On beş, yirmi sa' arasıdır!» diye cevap verdi. İbn Abdilber der ki: "Bu hadis, bütün Muvatta ravilerinde böylece mürseldir. "Hadis, Sahîh yollarla manaca muttasıldır. Ancak, "Bir dişi deve fidye verebilir misin? kısmı hariç

Muvatta-i Malik ·Oruç (Sıyam) ·Hadis 660

· · ·

Abdullah b. Ebu Bekr r.a. anlatır: Ebu Talha el-Ensari bahçesinde namaz kıldığı bir sırada karşısında bir güvercin uçtu. Hayvan, şaşırmış gibi kaçacak bir yer arıyordu. Bu hal Ebu Talha'nın hoşuna giderek bir süre gözüyle kuşu takip etti. Daha sonra kendine geldi ama, kaç rekat kıldığını bilemedi. Bunun üzerine Ebu Talha: «Bu bahçemde huzurum bozuldu,» diyerek, Resulullah'ın yanına geldi ve: « Ya Resulallah! Bahçem Allah için sadaka (vakıf) olsun, onu istediğin gibi kullan» dedi. İbn Abdilber der ki: Bundan başka bir yolla bu hadisin rivayet edildiğini bilmiyorum, munkati' bir hadistir

Muvatta-i Malik ·Namaz (Salat) ·Hadis 220

· · ·

Yahya b. Said'den, Uhud harbinde Nebi s.a.v.: « Sa'd b. er-Rebi' el-Ensari'den kim haber getirecek?» diye sordu. Adamın biri: « Ben ya Resulallah!» dedi ve sonra savaş meydanında dolaşmaya başladı. Adam'ı gören Sa'd b. er-Rebi': «¦ Ne var?» diye sordu. Adam ona: «- Senden bir haber getirmem için beni Nebi s.a.v. gönderdi.» dedi. Bunun üzerine Sa'd: * Git, Nebimize benden selam söyle, on iki tane yara aldığımı kendisine bildir. Yaraların hepsi de tam can alıcı yerlerimde. Kavmine söyle, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir şey olursa onlardan bir kişi bile kalsa Allah'ın dininde mazeretleri geçersiz sayılır.» dedi. İbn Abdilber der ki; "Bu hadis yalnızca siyer ehli tarafından rivayet edilir. Onlara göre meşhur ve maruftur

Muvatta-i Malik ·Cihad ·Hadis 998

· · ·

Ata b. Yesar'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle dua etti: «Allah'ım, kabrimi ibadetgah yaptırma! Nebilerinin kabrini mescid haline getiren ümmete Allah'ın gazabı şiddetli olur.» Diğer tahric: İbn Abdilber der ki: "Bu hadisin mürsel oluşunda, Malik'ten bir ihtilaf naklediîmemiştir

Muvatta-i Malik ·Namazı Kısaltma (Kasr) ·Hadis 416

· · ·

İbn Şihab'tan: Hz. Aişe ve Hafsa sabahleyin oruçlu olarak kalktılar. Kendilerine yemek getirilmişti, onu yiyerek oruçlarını bozdular. Bu sırada yanlarına Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem geldi. Hz. Hafsa hemen Hz. Aişe'den önce söze başlayarak : « Ya Resulallah! Aişe ile ben sahurda nafile oruç tutmaya niyet etmiştik, fakat bize birinin yiyecek hediye getirdiğini görünce orucumuzu bozduk! dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: « Öyleyse, yerine başka bir gün kaza tutarsınız,» buyurdu. İbn Abdilber der ki: "Malik'ten sadece mürsel olarak sahihtir." Mevsul olarak da rivayet edilir: Ebu Davud, Savm; Tirmizî, Savm

Muvatta-i Malik ·Oruç (Sıyam) ·Hadis 680

· · ·

Abdullah İbn Amr Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Büyük günahlar Allah'a şirk koşmak, ana babaya isyan etmek, adam öldürmek ve yalan yere yemin etmektir. Bu hadis aynca 6780 ve 6920'de de yer almaktadır. Fethu'l-Bari Açıklaması: Yalan yere yemin etmek gamus yemini olarak adlandırılmıştır. Çünkü sahibini günaha ve daha sonra ateşe düşürür. İbnu't-Tin, yalan yere yemin etmenin kişiyi günaha düşüreceğini söylemiştir. Bu nedenle İmam Malik bu yeminin kefareti olmadığını belirtmiş ve "Sizi bağladığınız yeminlerden dolayı sorguya çeker" ayetine dayanmıştır. Yalan yere yE!min ise mun'akia (bağlı) değildir. Mun'akid yemin çözülmesi mümkün olan yemindir. Yalan yere yeminde hiçbir şekilde iyilik bulunmaz. Ebu Ubeyde şöyle demiştir: Ayette geçen ........ kelimesi her türlü fesadı ihtiva etmektedir. Taberi şöyle demiştir: Bu ayet 'yemin ederek söz verdiğiniz kişilere karşı bu yemini ihanet ve mağdur etme aracı olarak kullanmayın. Siz yemin edince onlar size güven duyarlar ancak siz içinizde onlara tuzak kurmayı hesap edersiniz' anlamındadır. Musannifin yalan yere yeminle ilgili başlığın altında bu ayet i zikretme nedeni ayet in kasten yalan yere yemin edeni tehdit etmesinden kaynaklanmaktadır. Muhammed İbn Nasr alimler arasındaki ihtilaftan söz ederken İbnu'l-Münzir ve daha sonra İbn Abdilber sahabenin, yalan yere yemin kefareti olmadığı konusunda ittifak ettiğini belirtmişledir. Adem İbn Ebi İyas, Şube'nin Müsned'inde, İsmail el-Kadı el-Ahkam'da İbn Mesud'dan naklen şöyle rivayet etmiştir: "Biz kefareti olmayan yeminin gamus yemini olduğunu kabul ederdik. Gamus yemini kişinin kardeşinin malından kendine bir payayırmak için yalan yere yemin etmesidir." Sahabiler arasında bu konuda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Onlar bu meselede yalan yere yemin etmenin küfürden daha büyük günah olmasına dayanmışlardır. Ancak Hakem, Ata, el-Evzai, Mamer ve Şafii kefaret gerektiği kanaatinde olup yalan yere yemin edenin diğerlerine göre kefarete daha muhtaç olduğunu, kefaret vermenin ona sadece hayır getireceğini söylemişlerdir. Bu kişiye düşen hakikate dönmek ve mazlumun hakkını vermektir. Böyle yapmayıp sadece kefaret verirse bu kefaret onun yaptığı haksızlığı gidermez sadece ona bir fayda getirmiş olur. Yeminler Kitabının başında yer alan hadisteki "Hayırlı olanı yapsın ve yemin kefareti versin" ifadesini Şafi'nin delilolarak kullanmış ve yeminden dönen kişinin kefaret vermesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu hadisten yemin edip yeminden dönen için kefaretin meşru olduğu neticesi çıkar

Sahih Buhari ·Yeminler ve Nezirler (Eyman ve Nuzu'r) ·Hadis 6675